• BIST 106.736
  • Altın 141,017
  • Dolar 3,5210
  • Euro 4,0955
  • Ankara 23 °C
  • İstanbul 25 °C
  • İzmir 28 °C

1 MAYIS ve LAİKLİK

Fatih Yokuş

Hoş mu geldi yoksa sıkıntılar mı getirecek diye korktuğumuz 1 Mayıs'ı , tüm benliğimle yine  kutlar, işçi ve emekçi sınıfına hayırlara vesile olmasını dilerim.

1889 yılında Paris'te toplanan İkinci Enternasyonal 1 Mayıs'ı tüm dünyada işçilerin haklarını almak üzere grev ve eylem yapacakları gün olarak belirledi. Ve kutlanmaya başlandı.  

Bu güne niye ihtiyaç duyuldu? Batı dünyasında işçiler belli bedeller ödeyerek elde ettikleri bu günü neden İslam aleminde rağbet görmedi? Batı aleminde işçi hakları ne durumda idi? İslam aleminde işçiler hangi haklara sahipti? Batıdaki işçi hakları savunucularının gaye ve amacı ne idi? Bizdeki 1 Mayıs ne manaya geliyor? 

Şimdi sırasıyla cevap vermeye çalışayım; batıda var olan kölecilik ve sömürü sistemi insanlar arasında sınıfsal bir ayrışma meydana getirmiş burjuva  diye elit bir sınıfın oluşmasına sebebiyet vermişti. Kazanmak, kazanmak ve kazanmak fikrine sahip olduğundan ezilen ve hor görülen bir başka sınıfın haklarını gasp ediyorlardı. Özellikle bahar devrimi ile beraber sanayi devrimi olmuş daha çok kazanma hırsı mağdur olan işçi sınıfının haklı taleplerini dile getirmelerine neden olmuştur. Çalışma saatleri gün doğumu ile gün batımı arasında olan işçiler 18 -20 saate kadar çalışmak zorunda kaldıkları halde hak ettikleri ücreti de alamıyorlardı. İşte emekçiler azda olsa aralarında örgütlenerek 1830-40 yılları arasında çalışma saatini 10 saate düşürülmesi yönünde haklı talepler ileri sürmeye başladılar. Kapitalizmin geliştiği her yerde işçiler tarafından bu talep dile getirilmeye başlandı. Avustralya işçileri ise "Sekiz saat çalışma, sekiz saat sosyal hayat, sekiz saat dinlenme ve uyku" sloganı ile 1856 yılında bu haklarına kavuştular. 

Oysa İslam aleminde "Veren el alan elden üstündür"  ve Kur'an-i kerimde Namaz ile infak ( zekat sadaka, anne-baba, komşu, yetim, fakir, miskin, yolda kalmış...) aynı öneme sahip olduğundan sınıfsal bir ayırım söz konusu olmadığı, üstünlük ise "Takva" ile belirleniyordu. Kölelik olmasına rağmen hakları Kur'an ve hadislerle belirlenmişti.  Hatta Usame bin Zeyt gibi bir köle ordu komutanı , Bilali habeş gibi bir zenci Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellemi müezzini olma şerefine mazhar olabiliyordu.

Bedel ödeme; Batıdaki vahşi kapitalizm çarkını döndürmek ve kazancını artırmak, daha fazla sömürme ihtiyacını hissederken emekçiler hak etiklerini elde etmek için direnmekten başka seçenekleri kalmamıştı. Dört yiğit işçi önderi Albert PERSONS, Adolph FISCHER, George ENGEL ve August SPIES, 1 Mayıs 1886 yılında 8 saatlik iş günü mücadelesinde önderlik yaptıkları için idam edilmişlerdi.

İslam aleminde kapitalizmin etkisinde kalan  atölye sahipleri ücretleri kendiliğinden yükseltmeyince, işçi temsilcileri mahkemeye başvurmuş ve Kütahya Eyalet Divanı'nda 13 Temmuz 1766 Miladî tarihinde aşağıdaki "Toplu İş Sözleşmesi" hüküm altına alınmıştır.

Bu sözleşmenin, işçi ve işveren münasebetlerini düzenleyici hüküm ve tedbirler getirmekte, İngiltere'deki ilk "Toplu İş Sözleşmesi"nden 51 yıl önce yapıldığı, şer'iyye sicillerinin, sosyal, hukukî, malî ve ekonomik alanlarda ne kadar zengin bilgileri kapsadığını göstermektedir. İslam alemi işçinin haklı talebini yerinde bulmuştur.

Ahmed ve Ebû Dâvûd, Abdullah b. Ca'fer'in şöyle dediğini rivayet etmişlerdir: Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem: "Bu devenin sahibi kim? Kimin bu deve?" diye sordu. Ensar'dan bir genç geldi ve: "Benim Ey Allah'ın elçisi!" dedi.  "Allah'ın seni sahibi kıldığı bu deve hakkında Allah'tan korkmuyor musun? Bak bu deve: Senin onu aç bıraktığını ve yorduğunu bana şikâyet ediyor." dedi.(Ebu davut cihat 44)

Hayvanların hakkına bu kadar dikkat eden bir din hiç "Eşref il mahlukat" olan insana zulüm edebilir mı?

Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem“Ücretliye/işçiye hakkını, teri kurumadan önce verin!” (ibni mace)

EBU Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor; Kıyamet günü üç kişinin karşısında olurum.

1) Benim adımı vererek anlaşan sonra da anlaşmaya uymayan kişi,

2) Hür birini köle olarak satıp parasını yiyen kişi ve

3) İşçi tutup işini gördüren ve ücretini vermeyen kişi’ buyurdu.”

1 Mayıs; Batıda bir hak mücadelesi verilip ezilen ,hor görülen, emekçinin haklı talepleri dile getirilirken, Maalesef bizdeki kutlamalar ise hak talep etme yerine bir başka haksızlığa meydan vermektedir. Özellikle 1 Mayısı tekeline alan marjinal sol guruplar "Üzüm yeme yerine bağcıyı dövme" misali yürüyüş ve mitinglerinde halkı mağdur etmişlerdir. Hele "Laiklik" ve "gericilikle" adı altında Mütedeyyin insanları hor görmeleri ve ezmek istemeleri, Batı Burjuvalarının işçi sınıfına yaptıklarının aynısı idi.

Yaşadığım bir olayı anlatayım; 10 çocuk babasıyım, ikinci çocuğum turban mağduru olarak okuyamadı. Eğitimine mani olsaydım "eğitim hakkı" "gerici, yobaz" "Bağnaz" "Çağ dışı" "  Örümcek kafa".... Hakaretlere maruz kalacak linç edilmeye çalışılacaktım.  Diğer çocuklarım bir kısmı iyi üniversiteleri okudu bir kısmı halen okumaktadır. Şimdi her kızımı gördüğümde "Laiklik" kelimesi beni korkutuyor. 

Cumhuriyet Meydanı'nda bir araya gelen KESK'e ve DİSK'e bağlı sendikaların yanı sıra bazı dernek ve siyasi parti temsilcileri, "Güvenceli iş, güvenli gelecek için, taşeron çalışmanın son bulması için laik bir yaşam için emeğimizi, ekmeğimizi korumak için haydi 1 Mayıs'a" yazılı pankart açtı.

Gel de bu pankartı görüp de korkma? İşçi bayramında siyası rant peşinde olanları görüp de üzülme. Hak arama mı hak gaspı mı yapılacak? Benim kızım gibi nice insanların eğitimine engel olunmaya çalışılacak?

Ah bir de biz, biz gibi bir hak talebinde buluna bilsek, batı hayranlığı ve köleliği ne zaman bitecek.

DUA VE SELAMLARLA

Bu yazı toplam 1108 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Haberler Ankara | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 545 221 98 97 | Faks : 0 850 303 80 36 | Haber Scripti: CM Bilişim