• BIST 90.383
  • Altın 144,409
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • Ankara 9 °C
  • İstanbul 9 °C
  • İzmir 9 °C

2015 Ekonomi Raporum-I ve Önerilen Kaynaklar...

Oğuz Güler

2014 yılı, Türkiye'de ve dünya ekonomisinde farklı ve sıkıntılı bir yıl oldu. Bizde siyasi istikrarın devam etmesi ve fiyat artışlarının yaşandığı olgulara yatırımların yapılması Enflasyon ve Faizleri düşürmeyi başarmanın en kısa yolu olacaktır. Ancak Enflasyonu ve Faizi düşürmek için çok az faizli para bulup yatırım ve üretim yapmak lazım. Düşük faizli para bulursak faizler de zaten kendiliğinden düşer. Bunu başarmak için Turizme Dayalı Ekonomi Modeli-TUDEM projesi ciddi bir kaynağı çok düşük faizle bulan ekonomik bir model olmasından dolayı bu yolla para bulmamız tüm sorunlara çare olacaktır. Cari açığı kapamak için yüksek faiz vermedikçe para gelmeyeceği için bu ara faizi düşürmede başarılı olacak bir Merkez Bankası yok. 

2015 inşallah ülkemiz ve tüm dünya için ekonomi yönü ile güzel bir yıl olur desem de görünen o ki küresel olumsuzlukların artması durumunda iyi bir yıl olmayacak diye düşünüyorum. Küresel büyümenin azalması, FED’in tahvil alımını düşürmesi ile gelişmekte olan ülke ekonomileri için likidite sıkıntısı oluşturacağından bizi zor bir yıl bekliyor. FED’in faiz artışı yapması Türk ekonomisi için önemli bir dış tehdit olacaktır. FED’in faiz artırmasıyla cari açığı yüksek gelişmekte olan ülkelerde ve bu ülkelerden biri olan Türkiye’nin düşük faizli likidite yani para bulması zor bir hale gelecektir. Avrupa ülkelerinde istenilen iyileşmenin görülmemesi ise ABD ekonomisinde tüketim olgusunun kısılması ve dünya ekonomisindeki başkaca risk unsurları bizim için bu yılın en büyük sıkıntılarını yaşatabilir. İşte bu sıkıntıları çok cüzzi paralar toplayarak ciddi kaynak oluşturan TUDEM ülkemizin kurtuluşuna etki edecektir. TUDEM'i www.oguzguler.com sitemden detayını veya aşağıda ki kaynak olgularımın 3. maddesinde özetini okuyabilirsiniz.

Bu belirsizliklere rağmen ekonomik büyümesini sürdüren, cari açığını azaltan, ihracatını önemli ölçüde artıran, büyük yatırımlardan 3. Havaalanı ve 3. Köprü başta olmak üzere yatırımlarına devam eden Türkiye’nin başarılı bir ekonomik performansa şahit olduk. Ama bu başarıyı enflasyonun ve faizlerin düşürülmesinde yaşayamayışımız madalyonun diğer yüzü. Bu performans ekonomi ve siyaseti hedef alan birçok girişimin yapıldığı yılda göstermesi önemsenmeli. Bu çerçevede bizim çok düşük faizli para bulmamızı sağlayacağı bilinen TUDEM modeli hızla devreye sokulmalı. Bu yapıldığı takdirde 200 milyar dolara yakın çok düşük faizli parasal kaynak ve 3 milyon ilave istihdam oluşturacağını uzmanların beyan etmesi önemsenmeli.

2015 Türkiye ekonomisi bence çok önemli atılım ve ihraca yönelik yatırım yapamasa da olası düşük petrol fiyatları yüzünden orta performansta bir başarı gösterecek durumdayız. Ancak geçtiğimiz 2014 yılın göre ticari olguların aynı yılın ilk iki ayına göre % 18 azalması yüzünden vergi gelirleri azalacak ve durgunluk bu şekli ile devam ederse 2015 yılı beklediğimiz başarıyı gösteremeyecektir.

Türkiye 2015’e dünyanın en büyük ekonomik ve siyasi gücüne olan G-20 grubunun dönem başkanı olarak girmemiz bizim için bir şans olsa da ekonomileri dibe vuran Avrupa ve Rusya yüzünden bizim ekonomimizin % 2 büyümesi ciddi başarı sayılmalıdır. Üç önceki bir yazımda Mart başına dolar 2.50 akabinde de 2.75 olur demişim ve şimdide seçime kadar 3 TL'ye yaklaşmasını sürpriz saymayalım. Son 2 çeyrek dönemde büyümeyen bir ekonomi bizi kesinlikle durgunluğa girdiğimizi gösterecek. G-20 dönem başkanlığı yüzünden ülkemizde yapılacak bir çok etkinlik bize yatırım olarak yansıyabilirse rakamların revize edilmesine herkes sevinecektir. Ülkede tasarruf miktarının son noktaya dayanması yüzünden üretim dinamiklerini harekete geçememektedir. Bunun yanında Faiz ve enflasyonun dengelenmemesi, dolar kurunun dünyada yükselmesi ve bunun yanında Merkez Bankası ile polemikler ekonomimizi sıkıntıya sürükleyecek tezi yanlış denemez. Ayrıca FED’in 2015’in ortalarından sonra faiz yükseltme ihtimali, yatırımların ve yabancı sermayeyle finanse eden gelişmekte olan ülkeler için olumsuz bir durum. FED’in faiz artışı, döviz kurlarını yükselterek ithalatta azalma ve ihracatta artış ile dış ticareti, dolayısıyla cari açığı azaltıcı olumlu etkide bulunabilecekse de enflasyon baskısı gibi olumsuz bir etki de oluşturacaktır. 

FED’in faiz artışının da etkisiyle AB’nin parasal genişleme etkilerinin Avrupa sınırları dahilinde kalması ve AB’de durgunluğun devamı durumunda, fırsat olarak algılanan AB’deki gelişmeler Türkiye için tehdide dönüşebilir.Üretimin temel bileşeni olan yatırımların ülke içindeki tasarrufların artırılması ile yapılması düşünülmesi piyasada nakit dönüşünü engellediğinden Tasarruf-Durgunluk çıtasının bozulmasını sağlamakta. Bu yüzden gelen durgunluk işsizlik ve vergi kaybı olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu yüzden 18. ve 19. kitaplarımda açıkladığım 50 adet kaynak paketim ve en önemlisi olan Turizme Dayalı Ekonomi Modeli-TUDEM bu ülkede önemsenmeli ve 200 milyar dolara yaklaşan kaynak la beraber ortalama 3-4 milyon yeni istihdam oluşturacağı gözden kaçırılmamalı. TUDEM bu noktada önümüzdeki 10 yılda enerji yatırımlarının karşılanması açısından 80 milyar dolarlık kaynağı bulma ve cari açığı azaltma noktasında oluşturduğu kaynak yönü ile önemli bir olgu olduğunu anlamalıyız.

İthalatın azaltılmasındaki 1. hedef ise, enerji kalemine ayrılan kaynağın maliyetinin düşmesi, yani ödediğimiz enerji faturasının 10-12 milyar dolara yakın azalması zor geçecek bir yılda bize bir şans oluşturacaktır. TANAP’ın ilerlediği, Kuzey Irak petrolünde anlaşma sağlanması, Rusya’dan gelen doğal gazda fiyatın indirilmesi ve Güney Akım’ın yönünün Türkiye’ye çevrildiği bir ortamda, 2015 Türkiye için enerji yılı olsa da bizim kaynak bularak kendi enerjimizi kendimiz üretmeliyiz. Bunun için gerekli olan para TUDEM'den ve diğer açıkladığım 49 kaynaktan sağlanabilir. 2014’te yurt dışına çalışmaya giden işçilerin yüzde 22’sinin Rusya’ya gittiği düşünüldüğünde, Rusya’daki Türk işçiler de işsizlikle karşı karşıya kalacaktır. Yani kısaca bizi iyi bir yıl beklememekte.

Bu süreçte sürekli olarak küresel ve bölgesel şartların olumsuzluğundan ve Türkiye ekonomisinin kötü bir sürece girdirmek isteyen ve 2014 yılını felaket yılı olarak tanımlayarak krizin kapıda olduğunu ifade edenler, 2015’de de bu çığırtkanlıklarına devam etmekteler. Hatta, bu çevrelerin ekonomimizi manipüle etme girişimleri şaşırtıcı olmayacaktır. Ancak 2015 yılının Temmuz ayına kadar ödenecek 200 milyar dolar yüzünden sıkıntı yaşayacağımızı görebiliyorum. İşte tam bu noktada diğer dış etkenlerle suni kriz olguları oluşturulacağından Eylül veya Ekim ayında ülkemizde durgunluk ve dövizin çok yükselmesi bizde yeni bir kıriz oluşturacaktır.

Bunun yanında 2015 ekonomisini etkileyecek olan genel seçim faktörü de var. Ancak geçmiş dönemdeki tecrübeler gösterdi ki, ülkede bir seçim ekonomisi yaşatılmasa da ben 3 milyon işsize 6 ay ortalama ile 500 TL can suyu ve 10 milyon emekliye 2 ay 600 TL can suyu verilerek piyasa ve esnafın rahatlatılmasından yanayım. Seçimde Cumhurbaşkanımızın Anayasayı değiştirecek sayıda partisinin milletvekil çıkartmasını arzulasa da bu sonucu % 45-46 bazında yakalamak için ancak ve ancak HDP'nin barajı aşamaması yolu dışında bir yol gözükmemektedir. Bunun dışında tek yol var emekli ve işsizimize 1 yıldır partide her kapıyı aşındırdığım "can suyu" paralarının dağıtılmasından geçtiği olgusu dışında bir yol yoktur. Bu yolu Cumhurbaşkanından gizleyen alçaklar utansın.

Sonuç olarak bütün bu fırsat ve olumsuzluklar  değerlendirildiğinde; büyüme, işsizlik ve bütçe dengesi açısından 2015, 2014'ten daha kötü bir yıl olacak gibi. Bu yüzden Cumhurbaşkanımız faiz konusunda bir şeyler yapılırsa sıkıntı azalır derdinde.  Piyasa daraldı ve gidişatı Yiğit Bulut ve yanındakiler gördüğünden sandıkta hesap göremediklerinden, ekonomiyi çökertme oyunu bizi zorlayabilir. Bu yüzden Babacan ve Maliye bakanı itiraz etse de 10 milyon emekliye 2 ay ve 3 milyon işsize 6 ay 500 TL can suyu acil verilmeli. Yoksa seçimden beklenen başarı HDP'nin barajı aşamayışına bağlı bir başarı dışında bir şey olmayacak sanırım.

Özellikle petrol fiyatlarındaki düşüşün cari açığı azaltıcı olumlu etki, Rusya krizi yüzünden ise ihracatın ve turizm gelirlerinin azalması yüzünden değişen bir şey olmayacak gibi. Yani, cari açıkta beklenen azalma haliyle olmayacak. Enflasyonun ise 2014 yılına yakın bir düzeyde ve hedefin üzerinde gerçekleşme ihtimali çok yüksek. İç ve dış tehditlerle birlikte ülkemiz önce kısa sonra da uzun vadeli ekonomik tedbirler almazsa kriz sonbaharda kendini gösterir. Bu çerçevede www.oguzguler.com sitemden 50 adetlik kaynak olgumu okuyabilirsiniz. Bu kaynaklardan 15-16 adedini yayınlayacağım ama özellikle 3. kaynak paketimin ödül aldığını bilmenizi isterim. Bu 3. madde yani TUDEM ile 200 milyar dolar kaynak ve akabinde de 3-4 milyon yeni iş oluşturması masaya yatırılması gereken bir kaynaktır.

1-) Faizsiz Sistemle Kaynak Bulmak:

Bu sistem yatırılan paraya faiz almayan yatırımcıya imkân sunan bir sistemdir. Yatırdığı para miktarına göre faiz alma ürün al, eşya al gibi bir sistemlerdir; Şu kadar para şu kadar ay yatır faiz alma buzdolabı al, çekyat al,  televizyon al gibi binlerce seçenekli olguyla katkı sağlayan bir sistemdir.

2-) Yeşil Pasaport:

Türkiye'de hep ihracat rekorlarından bahsedilir. Ancak bu rekorları kıran iş adamlarımız yurt dışına çıkarken ne zorluklar çektikleri konuşulmaz. Yeşil pasaport uygulamasında illere göre vergi dilimlerinde belli sıralara giren iş adamlarımız veya belli miktarlarda her yıl için ilave harç yatırarak yeşil pasaport verilmelidir. Zaten bu pasaportu alabilecek kadar iş hacmi olan iş adamları verilecek.

3-) Turizme Dayalı Ekonomi Modeli-TUDEM;

Sistemin ÖZET ve detayını okumak isteyenle www.oguzguler. com dan okuyabilir.

TUDEM=     İŞ ve AŞ = - (P+F+f)+(- BDM) 

Yabancı sisteme peşin veya taksitle, sürelerine göre işin başında Devre Mülkü kullanım hakkı parası (P) yatırır, (12 yıl için alt limit 5.000 $, 24 yıl için alt limit 8.ooo$). Başta gönderilen parasal kaynak 6-10 yıl ekonominin çarklarında kullanılır. Süre sonunda yatan para fazla faizi (F+f) ile sahibine iade edilir. Sisteme üye olanlar Bedelsiz Devre Mülkler de (BDM) 12-24 yıl bedava kalırlar. Böylece katılım artar ve sürdürülebilir bir turizm oluşur. Devre mülkçüler her yıl farklı yerlerefarklı aylar da giderler. Sistemle 1 konuttan en az 7-8 konut yapacak para toplanır. 1 konuta 1 haftalık devre için 52 aile para yatırarak 7-8 katı kaynak oluşur.

Paranın 1 birimi ile konutlar yapılır, 6-7 birimi  ise diğer sektörlere kredi olup katma değer oluşturarak Sürdürülebilir bir model oluşarak bütçe ve cari açık sorunu ortadan kaldırdığı gibi ciddi bir kalkınma hamlesi başlatılabilir. Sisteme başta para yatıranlar kadar DM yapılır. Gelen para borsaya, bonoya değil inşaata, fabrika, tarım, madencilik, petrol-gaz araması, sanayi vb. yerlere gideceğinden sıcak para etkisi olmadan SÜRDÜRÜLEBİLİR bir ekonomik sistem oluşur. Çok ciddi katma değer ve vergi oluşturduğundan model acilen ele alınmalıdır. 70 ilimiz ve Kıbrıs’ta 2 yerde düşündüğümüz DM'ler ile birlikte turizmle her yıl ülkeye 25-30 milyar $ ilave döviz girer. 500.000 katılıma göre 200 milyar $ civarı toplanabilecek modelle yarısı bizden, yarısı komşu ülkeler ve AB'den en az ortalama 3 Milyon insana iş oluşturabiliriz.Bu kadar avantajlı olduğu halde 100.000 üye 100.000 konut az mı? Bu 100.000 bile 500-600 bin insanımıza yeni iş imkânı oluşturacaksa ne kaybederiz? Daha 10 yılda 2 tirilyon $'lık vergi ve katma değer oluşturacağından aynı 10 yıl içinde enerjiye yapılacak en az 100 milyar $’lık yatırımın parası nereden gelecektir. Kendi ihtiyacımızı bulacak petrol ve gaz aramalarına kaynak nereden bulunacak? İşte bu yüzden cezalı bu TUDEM herkesce iyi irdelenmelidir.

4-) Havuz Sistemi:

Çok düşük faizle yurt dışında bulunan paralarımızın ve ülkemizdeki paraların değerlendirilmesidir. Şu an 73,5 milyar dolarımızın ABD fonlarına % 2,3 ile bağlanmasının izahı hala anlaşılamamıştır. % 6 ortalama ile mal olan  para % 2,3’le niye veriliyor? Bu kaynak paketi Erbakan hocamın en önemli argümanı olarak tarafımdan o anki hükumete verilen bir kaynak olgusudur.

5-) Kobilere 2. Lig borsa:

Bu projeme göre 22.000 üst ölçekli Kobi’mizin dünyada bir ilk olarak kurulacak 2. Lig Borsaya alarak, buradan esas borsamıza yükselmelerini sağlayacağız. Bu arada kaynak sorunu yaşayan bu Kobilerimiz 2. Lig borsa da olmalarından dolayı finans ve kaynak sorunları bitmiş olacak. Sadece 2-3.000 Kobimiz için en az 100 milyar $ kaynak ve 1.5 milyon yeni iş oluşturması beklenmektedir.

6-) Yurtdışında olanlara 1 defalık pasaport harcı:

Dışardaki vatandaşlarımız ülkemize gelsin gelmesin, çalışsın çalışmasın 3 kademede ücretlendirilecek pasaport harcını 1 defaya mahsus ülkesine verecektir. Bu yurt dışında yaşayan insanımızın vefa harcı olacaktır.

7-) Gümrüklerimizi denetlenme Kaynağı:

Bir ülkenin Gümrük sistemi ve teşkilatı çok sağlam ve güvenir olmalıdır. Sanırım 20. Kitabımın konusu “Gümrük Dalavereleri” olacaktır. Bizim gümrüklerimiz kesinlikle kamera sistemi ile Sivil Toplum Kuruluşları tarafından 24 saat internetten sesli izlenebilmeli. Gümrükler denetlenirse her yıl abartısız 20 milyar $ kaynak oluşturmak içten bile değil.

8-) Eski proje ve yönetmeliklerin güncellemesi:

Birçok bakanlıkta hala 30 yıl önceki proje veya yönetmelik yüzünden bürokrasimiz adeta kaplumbağa hızını bile yakalayamadı. Bazılarını köşe yazımda yazsam da ör; Tarım Bakanlığındaki örneklerinin adımı yazınca çıkan sitemdeki “TARIM RAPORU” kısmında okuyabilirsiniz.

9-) Savunma sanayinde kesin % 5 fon uygulaması:

Savunma sanayinde ortalama 4 milyar dolarlık her yıl ihale açılır ve sadece 1-2 firma bu ihalelere katılır. Bunlardan biri % 1 diğeri % 1,1 fiyat kırarak işi danışıklı dövüşle alırlar. Yüksek karlı bu ihalelere % 5-10 fon konması ülke menfaatinedir.

10-) Spordan kaynak:

Sözleşme sonrası yeterli performans gösteremeyenlere tüm dünya uygulamalıdır. Yani her ülke futbol veya diğer sporculara ülkedeki en çok satan 5 normal gazete ile yine çok satan 3 spor gazetesi ile ortalama performanslarını tutturmaları halinde vergiler hariç sözleşme gelirini almasını sağlayan bir kaynaktır.

11-) Kaçakçılıktan yakalananların dışa satma ;

Şimdi size sorarım yakalanan sigara, içki ve diğer kaçak ürünlerin imhası ülkemize kayıp değil midir? Yakaladığın ürünü ülke içine değil gelip bu ülke gümrüğünde ihaleye girerek başka ülkeye götüreceklere satarak kaynak olur.

12-) Şirketlerin lüks harcamaları vergi dışı kalmalı;

Şirketlerin temsilcileri mecliste olduğundan kimsenin sıcak bakmayacağı bir gelir kaynağıdır. Şirketlere lüks araba alınarak bunu masraf gösterip vergiden düşülmesi lüks araç yüzünden cari açığı artırmaktadır. Şirketlerin ortak sayısı ve vergi performansına göre 1 lüks araç ile her türlü lüks koltuk, lüks eşya ve donanım gider gösterilemez noktasına gelinerek kaynak oluşturulmalıdır. İnsanlarımızın lüksü devlet üzerinden olmamalı.

13-) Devlet ve Vakıf mülklerine de stopaj gelmeli ve kiralar güncellenmeli;

Aynı sokakta devlet mülkü veya vakıf taşınmazına göre yan binada şahıs kiracısının stopaj vermesi ve diğer taraftakinin stopaj vermemesi izahtan uzaktır. Devletin veya vakıfların eski kiracılarının komik kiralara oturması tam bir haksızlıktır.

14-) İkramiyeli fiş uygulama kaynağı;

Vergi sistemin de tam bir değişiklik yapmamız sıkıntı olsa da mevcuttan daha fazla faydalanmak için yeni bir yazar kasa oluşturulup her alışverişe göre fiş kesildikten sonra otomasyona bağlı olan kasadan 2. fiş alarak ikramiye verme sistemidir.

15-) SUKUK ve GİZLİ bankacılık acilen kurulmalıdır;

İsviçre’nin faizsiz ve yabancıya gizlilik esaslı bankacılığı ülkemizde acilen kurulmalıdır. Bunun yanında devletin SUKUK altyapılı bir bankası da acilen olmalı. Bu iki denenmiş bankacılık olgusu mutlak Kaynak yönü ile hayata geçirilmelidir.

Bu yazı toplam 658 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Haberler Ankara | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 545 221 98 97 | Faks : 0 850 303 80 36 | Haber Scripti: CM Bilişim