• BIST 107.148
  • Altın 143,559
  • Dolar 3,5506
  • Euro 4,1367
  • Ankara 28 °C
  • İstanbul 31 °C
  • İzmir 36 °C

28 Şubat...

Fatih Yokuş
Şubat ayı geldim mi içime bir hüzün ve keder kaplar. Mevsim itibarı ile deli dolu olan şubat ayı, yöresel olarak da "sıbatoka din" denilir. Baharı yaşattığı gibi kışın en soğuğunu da yaşatabilir.
 
28 Şubat deyince de; hırsızlar, rüşvetçiler, rantçılar din ve millet düşmanı dışındaki hiç kimsenin, hayırla anıldığı günler akıllarına gelmez. Çünkü O dönem; kalbinde, vatan ve millet sevgisi olan herkesi mağdur etmiş, ehli iman ve Kur'anı da perişan etmiştir.
 
Yapılan tahrifatların bir kısmını ben yazayım önemli bir bölümününde zaten siz biliyorsunuz. Merak edenlerde o günkü gazeteleri okuyup bugünle kıyas edip detaylı bilgiye sahip olabilirler.
 
28 Şubat'tan  önce, iktidarda Refah-yol hükumeti vardı, bozulan ekonomiyi düzlüğe çıkarmaya çalışıyordu. Özellikle "havuz" sistemi getirilerek devletin gelir ve giderlerinin tek elden idare edilmesi sağlanmış, ülkemizi, vahşice sömüren faiz lobisine büyük bir darbe vurulmuştu. Gecelik  yüzde yüzü aşan faiz, artık hızla gerilemeye ve de ülke kazanmaya başlamıştı. Uyuyan dev uyanmak üzere idi, bu gidişat birilerinin hoşuna hiç gitmiyordu hele işin başında olanların dindar, milli ve manevi değerler önem veren en başta da Prof. Necmeddin ERBAKAN gibi milli görüş lideri olması rahatsız edici idi. 
 
Aslında onları fazlasıyla rahatsız eden de en büyük gelirleri olan faiz musluklarının kısılması, rant alanlarının daralması idi. Buna dur denilmeliydi ve de 28 Şubat 1997 da bunu yaptılar. Refah yol iktidarına son verip ülkeyi fiilen ele geçirmişlerdi. 
 
Hani 1000 yıl sürecek dedikleri 28 Şubat kararları var ya, ülkenin her kesimine zarar vermişlerdi. Ekonomiye verdiği zararların boyutun anlaya bilmek için bugün ülkemizin ekonomik alanda geldiği seviyeyi de bilmek lazım. 
 
Uçakla seyahatin normal olması, köprülü kavşakların, viyadüklerin, tünellerin, hızlı tren, yeni hava limanları, uzaya uydu gönderme, her ile Üniversite, eğitime kitap ve tablet desteği, otobanlar, boğaz köprüleri, metro, özel hastahaneler,doğal gaz, aodi, mersedes, volvo,opel v.b. araçların çokluğu, lüks daireler, katlar, villalar... say saya bilirsen, bugün bizlere normal geliyor. Oysa çok değil bundan 14 yıl önce bunların bir çoğu hayal bile edilemezdi. 
 
Çünkü o dönemde hastaların hastahanede rehin kalındığı, yaşlı maaşı, hasta bakım ve bakıcı parası olmadığı, ilaç kuyrukları, muayene randevu alma zorluğu, hastahanedeki kuyruk çilesi, uçağa binmenin elit kişilere özel olduğu bir dönemdi. yatırım olmadığı gibi var olan yatırımlar durma noktasına gelmişti.
 
28 Şubat'ta ekonomi felç olmuş, dünya bankasında Kemal DERVİŞ ( ülkede hiç kimse yokmuş gibi)isminde birini ekonomi patronu yapılmış adeta ülke kayyuma teslim edilmişti. Acınacak bir durumda idik,öyle ki memurların maaşı ödenemeyecek durum gelinmişti. Dönemin başbakanları İMF de borç almak için binlerce minnet altına giriyorlardı.
 
Ülkenin bütün kurum ve kuruluşlarına büyük zararlar veren içte ve dışta buyuk imaj ve prestij kaybına yol açan bu süreçte en çok mağdur olan bir kesim de; Milli, manevi, vatanına, bayrağına, ülke birlik ve beraberliğine aşık olan mütedeyyin insanlar olmuştu.
 
Özellikle Diyarbakır'da  kalbinde; vatan, millet, birlik, beraberlik, iman ve kur'an aşkı taşıyanlar daha fazla sıkıntı çekmişlerdir. Ben o dönemde Diyarbakır'da görev yapmakta idim. Bir yandan yıkıcı ve bölücü faaliyetler halk nezdinde kabul görmek için çalışma yaparken, öbür taraftan 28 Şubat bahanesi ile devlet adına yapılan haksızlıklar, kardeşliğin rabıtası olan iman bağını koparmak için yapılan çabalar. Mütedeyyin insanlara kurulan komplolar ve haksiz biçimde tutuklatıp meydanları bölücüler bırakılması.
 
İl müftüsünün (ben diyanetin var olmasını savunurum hatalar kişileri bağlar kurumları değil) bir polis gibi halkın gönlünde taht kuran İmamların üzerine gitmesi, vatandaşın imkanları ile kurulan medrese ve Kur'an kurslarını polislerle adı bir suçlu imiş gibi basması neticesinde, buralarının kapatılması, hocalarının tutuklaması...
 
28 Şubat tam bitmiş diyemeyiz, bunca çalışma ve çabalara rağmen halen kırıntıları devam etmekte, zaman ve mekanlar farklı olsa da, arada bir kendini göstermektedir. Bu kırıntılardan biride tüm olumlu gelişmelere rağmen, mütedeyyin insanların mağduriyeti halen devam etmesidir, bir yığın insan, kurulan komplolar sonucu işlerine son verilerek ve ya  hapishanelerde çürümektedir.
 
Gönül ister ki bunca güzelliklere imza atan hükumetimiz, bu konuya da el atması ve mağduriyetlerin ortadan kaldırılmasıdır. 
 
Önemli olunan insan ve vatansa, birlik ve beraberlikse, gelişmiş ülkelerin hayat standartlarını yakalamaksa, 28 Şubat ve zihniyetine dur denilmeli, devam eden mağduriyetler giderilmelidir.
 
DUA VE SELAMLARLA..
Bu yazı toplam 451 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Haberler Ankara | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 545 221 98 97 | Faks : 0 850 303 80 36 | Haber Scripti: CM Bilişim