• BIST 97.291
  • Altın 144,193
  • Dolar 3,5593
  • Euro 3,9955
  • Ankara 17 °C
  • İstanbul 19 °C
  • İzmir 26 °C

60 Milyar dolarımız ABD bonolarında olmamalı...

Oğuz Güler

Geçtiğimiz aylarda Merkez Bankamızın elinde fiziki olarak çok az dövizimizin olduğunu ve yeni bir kumpasın insanımızı ve hükumeti Ekonomik olarak çökertecek noktada olduğumuz sorunları Cumhurbaşkanımızın ABD dönüşünde karşımıza çıkabilir. Reza Zarraf konusunda önümüze ne dosyalar konulacağını ve hangi sürprizlerin olacağını bilmediğimiz için fiziki dövizimizin az olması sorun olabilir. Son rakamlara bakmadım ama geçtiğimiz yıl sonunda ABD bonolarında 60 milyar $ civarında paramızın bulunması hiç doğru değil. Merkez Bankamızın ABD tahvil rakamını artırmaya zorladığı yönünde içimde şüpheler artmakta. Türkiye uzun vade yani 10 yıllık dolar borçlanmalarını ortalama yüzde 6 faiz ödeyerek yapıyor. ABD aynı vadede bonoya yüzde 2,3 faiz veriyor. Ancak Türkiye, yüzde 6 faizle borçlandığı dolarları bu defa gidip % 2,3 faiz oranıyla ABD’ye tahvil alarak niye borç olarak veriyor, bu ilginç.

ABD Hazine Bakanlığı verilerine göre 2015 yılının başında Türkiye MB'nın 73,4 milyar doları Amerikan Hazine bonolarında gözüküyordu. Bu rakamın ABD'den sızmasından sonra 15-20 milyar $ civarında bonolarımızda bir düşüş olduğu sanılıyor. Bu bağlantıyı MB'a sorduğumuz da, rezervleri değerlendirmek için garantili daha yüksek yol yok denecek. Bu paranın yarısını kısa vade de içeride %6 faizle zaten satar ve yatırım olur denmemesi çok garip.Oysa bizimkilere sorunca sizin aklınız ermez rezervleri Amerikan Hazine Bonosu’na yatırmak en iyisi cevabını alırsınız. Çünkü lazım olduğunda hemen nakte dönüyoruz ve enerji harcamalarını buradan yapıyoruz denecek. Tabi ki içeride verilen krediler hemen nakte dönüştürülemez ama fiziki paramızın içeride azalması da sorun olabilir. MB yöneticilerimizin milli olmadığını çok kez yazmıştım. Burada ki insanlarımızın ülkesine hizmet etmiyor denmesi üzücü.
 
Çözüm olarak 18. eserim olan TUDEM yani yeni geliştirdiğim Turizme Dayalı Ekonomi Modeli ele alınabilse bu sıkıntılara gerek kalmaz. Bu modelle %3-4 arası ucuz para bulabilir ve parayı da geri ödemedeki "para kart" veya bu sisteme özel kredi kartları ile faiz absorbe edilerek sistemin oluşturduğu katma değerle gelen paranın faizleri ile 10 misli faizi karşılar ama TUDEM'i küreseller engellediğinden bu sevda nereye varacak bilmiyorum. Konya ovasına 77,9 ve GAP'a 98,2 milyon lira ödenek ayrılması utanç verici. Hiç faiz alma o paranın onda birini bu projeye yatır. Kaldı ki bu ayrılan ödenekle 50 yılda bu yatırımlar belki tamamlanabilir. Zaten toplam bütçeden ayrılan paranın yarısı personel gideridir bu unutulmamalı. Bende 200 milyar $ para toplarız diyorum ama göründüğü gibi bu para ancak ve ancak bizim kısmi bağımsız olmamızı sağlamaktan öte gitmeyecek. Elimiz de fazla döviz olsa ABD bizim tahvillere paranızı yatıracaksınız diye bizi zorlayamaz. Zaten borç almadığımız için projeden gelen para faizli olsa da oluşturduğu katma değer ile belki 1 trilyon dolar kaynak oluşturacağından kısmi sömürge halimiz kısmen sonlanacak. Niye kısmi bağımsız dedim derseniz tüm ana damarları ve şimdi de yeni nüfus cüzdanlarını ABD alt yapılı oluşturmak zorunda kalmışsak, kısaca bileşim ve teknolojide ile bankacılıkta tam dışa bağlıysanız hala yarı sömürgeyiz diyebiliriz. Bundan kurtulmadıkça önümüze daha çok dosyalar konabilir. Bu sonuçlar da TUDEM ile aşılır. Yanımda milli dostlar olmadıkça bu zorluklar devam edecek ama bazı dostluklar ettiğim insanların gayretleri sonuca ulaşacak gibi..

Bu yazı toplam 371 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Haberler Ankara | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 545 221 98 97 | Faks : 0 850 303 80 36 | Haber Scripti: CM Bilişim