• BIST 97.533
  • Altın 145,781
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • Ankara 11 °C
  • İstanbul 17 °C
  • İzmir 13 °C

8 Mart Dünya Kadınlar Günü

Fatih Yokuş
Emekçi kadınlar Günü olarak kutlanan 8 Mart Nasıl oldu, hangi olaylar neticesi meydana geldi ve günümüzde kutlama biçimi nasıldı. Kadınlar, Özgürlük adı altında nasıl bir tehlike ile karşı karşıya kaldığı, biraz düşünelim ve yazıyı okuyalım
 
8 Mart 1857 tarihinde ABD'nin New York kentinde 40.000 dokuma işçisi daha iyi çalışma koşulları istemiyle bir tekstil fabrikasında greve başlamış, polis işçilere müdahale ederek onları fabrikada kilitlemiş, çıkan yangın sonucu 129 kadın feci ölmüşlerdir.
 
26 - 27 Ağustos 1910 tarihinde Danimarka'nın Kopenhag kentinde, Almanya Sosyal Demokrat Partisi önderlerinden Clara Zetkin, 8 Mart 1857 tarihindeki tekstil fabrikası yangınında ölen kadın işçiler anısına 8 Mart'ın "Internationaler Frauentag" (International Women's Day - Dünya Kadınlar Günü) olarak anılması önerisini getirdi ve öneri oybirliğiyle kabul edildi.
 
Türkiye'de 8 Mart 1921 yılında ilk kez "Emekçi Kadınlar Günü" olarak kutlanmaya başlandı. 1975 yılında ve onu izleyen yıllarda daha yaygın, ve yığınsal olarak kutlandı, 12 Eylül 1980 Askeri Darbesinden sonra dört yıl süreyle herhangi bir kutlama yapılmadı. 1984'ten itibaren her yıl çeşitli kadın örgütleri tarafından "Dünya Emekçi Kadınlar Günü" kutlanmaya devam etse de, cinsellik ve kadın istismarcılığı hep ön plandadır.
 
Genelde "Emekçi kadınlar günü" ile ilgili hazırlanan görsellerde "özgürlük" adı altında kadının cinselliği ön plana çıkarılmaktadır bu da düşündürücü ve de üzücüdür.
 
Neslin devamı vede veraset hukuku için büyük tehlike arz eden; "Lezbiyenim" "transım" "biseksüelim" "inter seksim" "kadınım özgürüm" gibi sloganlar, kadın haklarına bir katkı sunmadığı gibi belki binlerce kadının hakkına tecavüz edilmesine vesile olur.
 
Kadın veya erkeklerin cinsel özgürlük adı altında "Özgürüm kime ne", "Kimsenin namusu değilim" demeleri özgürlük kelimesinin rencide olmasına sebebiyet verir. Her kes, özgürlük alanını kendisi belirlerse o zaman; hırsız, "Özgürüm çalarım kime ne?" Katil "öldürürüm özgürüm kime ne?" tecavüzcü "teca....." daha çok örnekler verile bilir, varın o zaman sınırsız özgürlük hakkında sız karar verin. Onun için özgürlüklerin sınırlarını; Toplumun kültürü, ahlaki yapısı, anane, gelenek ve görenekleri, mensubu oldukları din ve devletleri belirler.
 
Bir okulda 8 inci sınıf din dersine giriyordum, öğrencilerle tanışmadan sonra bir kız öğrenci ile aramızda geçen konuşma şöyle ki;
 
-Hocam örtünme konusunda ne dersin?
-Örtünmek Allah'ın emri vede bir başka kadının hakkına saygıdır.
-Açık olmam bir başka kadına niçin haksızlık olsun ki? Bedende, günahı da sevabı da benim kime ne?
-Şimdi ban sana soru sorayım; söyle bakalım Kadınlar sadece 15- 30 yaş arasında mı yaşarlar?
-Hayır mesela annem 50 yaşında
-Sadece fiziki yapıları düzgün olanlar mı kadındır.
-Yok 
-Peki kadınlar kasaptaki et midir?
-Yok oda bir insan
- Baban gitti 25 yaşındaki fiziki yapısı düzgün birisine takıldı, 50 yaşındaki annenin halı ne olacak?
 
Şöyle biraz durakladı ve
- Olmaz, Babam böyle bir şey yapmaz, biz izin vermeyiz.
-Bak kızım; Nefis bu Allah korkusu olmazsa genç ve güzel birisini  gördüm mü maalesef oluyor. Oysa fiziki yapısı değilde insanı ve de ahlaki değerler olsaydı kolay kolay olmazdı. 
 
Evet gerçekten yıkılan bir çok yuvanın sebeplerinden birisi de bir başka kadın tarafından yıkılmış olmasıdır, bu gerçekleri inkar edemeyiz. Onun için İslam dini hem erkeğin hemde kadının Tesettürüne önem verir. "Ben Kimsenin namusu değilim" yerine "Kadın da kocasının namusu, koca da Hanımının namusudur". Bu günkü vahşi batının kadın üzerindeki sömürü etkisinin kırılması için, fiziki yapısı değil, insani değerleri ön plana çıkarılmalı,kadın ve erkek bir kuşun iki kanadı gibi olurken, İman, kuşun başı, edep, haya, ahlak ve fedakarlıkta diğer kısımlarını temsil etmelidir.
 
Özellikle kadın hakları savunucularına  8 Mart münasebeti ile çağrım; Hayaller peşinde koşup kadına özgürlük adı altında, 15-30 yaş arası fiziki yapısı düzgün kadınların duyguları ile oynamamasını, vücut yapısı ile değin insani değerlere önem verip, tesettüre riayet etmelerini tavsiye ederim. Kadınların;  Birer cinsel işçi, reklam malzemesi ve göze hitap eden bir varlık  olmadıklarını, ailenin temel iki direğinden biri olduğunu hatırlatmak isterim.
 
Erkeklerin mutlu ve de bir ömür, aynı yastığa baş koyacağı, iyi ve kötü günde destek bulacağı bir kadına ihtiyaç duyduğu gibi kadında aynı durumda olduğu bilinmelidir.Sizleri fatih yokuşla fıkıh dersleri face sayfama davet ederim.
 
DUA VE SELAMLARLA..
Bu yazı toplam 467 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 1
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Haberler Ankara | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 545 221 98 97 | Faks : 0 850 303 80 36 | Haber Scripti: CM Bilişim