• BIST 90.182
  • Altın 147,216
  • Dolar 3,6478
  • Euro 3,9515
  • Ankara 3 °C
  • İstanbul 10 °C
  • İzmir 8 °C

AH ŞU SİYASİLER

Fatih Yokuş

Dünyada ve ülkemizde saldırılara, iftiralara, yanlış yorum ve  uygulamalara maruz kalmasına rağmen tazeliğini koruyup orjinalliğinden bir şey kaybetmeyen düşünce İslamdır.

Birinci dünya harbinin neticesinde Osmanlı imparatorluğunun yıkılması ile Müslümanların birliği bozulmuş. Küçük devletler haline getirilmiş yönetim ve  idari yapılar da dini değerleri düşman görmüşlerdir.

Bunu gören Ustad bedi-üzzaman;

"...Kur’an’ın etrafındaki surlar kırılacak. Doğrudan doğruya Kur’an kendini müdafaa edecek ve Kur’an’a hücum edilecek, ama i’cazı onun çelik zırhı olacak ve kendi kendini koruyacaktır.’’ ( Tarihçe-i Hayat, s; 56)

Ülkemizde laiklik ilkesinin benimsemesi  "Din ve devlet işlerinin" birbirinden ayrılması olarak anlatılmışsa da uygulamada dinin tüm değerlerine karşı mücadele etme olarak varlığını sürdürmüştür.

Dinin siyasete alet edilmemesi gerekirken, ülkemizde tam tersi bir durum söz konusu olmuştur.  Sağ, sol, muhafazakar, liberal, sosyalist ve de kominist düşüncedeki kişiler ve siyasi partiler din üzerinden  hep siyaset yapmışlardır.

Şimdi "Sağ siyaseti anladık da sol siyaset nasıl din üzerinde siyaset yapıyor" diyebilirsiniz. Ben derim ki ülkemizde din üzerinden siyaseti en fazla yapan siyasi parti sol ve onun türevleridir. Evet yanlış okumadınız en fazla onlar dini siyasete alet edip dinin, sağ siyasetin arka bahçesi olmalarına hizmet etmişlerdir.

Bilindiği gibi siyaset; bir düşünceyi överek, eleştirerek ya da kendi fikrini savunurken karşı fikri eleştirerek yapılır. 

İşte sol siyaset kendi fikrini savunmadan daha çok din düşmanlığını yaparak siyaset yapıyor. 

Bu da Müslümanları tedirgin etmekte, korkutmakta, sağ siyasetçilerin arka bahçesi haline getirmektedir.

Korku ve endişe içerisine giren Müslümanlar, liyakat a göre oy kullanamamaktadırlar. Bu güne kadar hep böyle olmuş ümidimiz bundan sonra böyle olmamasıdır.

Özellikle son dönemlerde CHP lideri Sayın KILIÇDAROĞLU'nun yapıcı söylemlerle siyaset yapmaya çalışması, dine saygı göstermesi bir ümit olmakla beraber parti içindeki marjinal grup ve kişilerin dini değerleri eleştirmeleri, ezandan rahatsızlık duymaları veya o düşüncedeki yazarların askerlerin namaz kılmalarından rahatsızlık  duymaları hiçte hoş değildir.

Solun dine ve dindara "gerici", "yobaz", "çağdışı"... gibi söylemleri, sağ siyaset için bulunmaz bir nimettir, bu da sağ siyasetçilerin dini kendilerine maske yapmalarına sebep olmaktadır. 

Ülkemizdeki  bu kısır döngü siyasetin kutuplaşmasına, partilerin siyaset üzerinde tahakküm kurmalarına sebebiyet vermektedir. Bu da işin ehli olan siyasilerin ülkeye hizmet etme ve liyakatli kişilerin önünü kesmektedir.

Sağ kesim de altın tepside sunulan bu fırsatı iyi değerlendirmekte, onlardan hesap sorma olanağı ortadan kalkmaktadır. Din ve imanı siyasete alet eden sağ kesim dini değerleri (insan haklar, dürüstlük, yardım severlik, liyakat... vb.) kendi keyiflerine göre yorumlamaktadır. Dine hizmet etme yerine, çoğu zaman ceplerine ve de yandaşlarına hizmet etmeyi tercih etmişlerdir.  İnsanların dinden soğuması için de bir sürü yanlışlıklar yapmışlardır.

Evet ne zaman ki sol zihniyet, sağ zihniyete din ve dindarı sömürme olanakları sunmaz, dine karşı dürüst olup, dini değerlerle alay etmeyip, dini öğrenme ve yaşama konusunda saygılı olmaya başlasalar uzun vadede herkes kazanır. Sağ siyasetin din sömürüsü ortadan kalkar kişiler oy kullanma zamanı liyakata önem verir. Bu da herkesin ve de kesimin kazanmasına sebep olur.

Partilerin halk üzerindeki etki ve baskısı yerine halkın siyasiler üzerindeki denetleme mekanizmasının gelişmesine sebebiyet verir.

Sivil toplum kuruluşları etkin bir hale gelip siyaset üzeri bir işlev görür, neticede her kes kazanır.

Gönül ister ki Sol kesim "insan hakları" dendiği zaman, başı örtülü, çarşaflı, namaz kılan , sakallı insanların da haklarını savuna bilse.  

Dinini öğrenmek isteyen veya çocuğuna öğretmek isteyenlerin, cuma namazını kılamayanların, mesai nedeni ile dini vecibelerini rahat yerine getirmeyenlerin haklarını da savuna bilseler.

İnşallah bu günleri de görürüz, din denince partiler akla gelmez, partiler denince de dinsizlik akla gelmez. 

DUA VE SELAMLARLA...

Bu yazı toplam 572 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Haberler Ankara | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 545 221 98 97 | Faks : 0 850 303 80 36 | Haber Scripti: CM Bilişim