• BIST 97.533
  • Altın 145,781
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • Ankara 11 °C
  • İstanbul 17 °C
  • İzmir 13 °C

AKP’NİN BAYRAK YARIŞI

Müfit Demirkol

Cumhurbaşkanımız RTE, uyguladıkları siyasetin bir bayrak yarışı olduğunu, kendisinin de bayrağı Abdullah Gül’ den almış olduğunu ifade etti.

RTE, bayrağı Abdullah Gül den almıştı. Gül cumhurbaşkanı idi. Bir RTE, bir, Abdullah Gül başbakan oluyordu. Nöbet değişir gibi.. Bu nöbet değişimini bayrak yarışına benzetmek ise oldukça düşündürücü…

Düşündürücü olan başka bir konu da, senaryosu yazılıp, rollerin paylaşıldığı, mizansenin hazırlandığı sahneye konan oyunun nasıl olup da “bayrak yarışına” benzetildiği gibi, bu koca milletimizle nasıl dalga geçer gibi konuşulduğudur. Ve bu konuşmalar ardında dönen başka oyunlar.

Ahmet Davutoğlu’nun paralelci ve Fethullahcı olduğu kulaktan kulağa dolaştığı bu günler de, onun yerine ”bayrağı” teslim alacak olan (!) kişinin seçilmesi de bir başka “kuralsız bayrak yarışı” olmasının delili olmuyor mu?

Bu bayrağın Ay yıldızlı şanlı Türk bayrağı olmadığı kesin olmakla birlikte, nasıl ve ne şekilde bir bayrak olmasını hayal etmek gerekir. Üzerinde “ampul” olan AKP bayrağımı, yoksa yeşil fon üzerine Arapça yazıları olan başka bir bayrağa benzer bir şey mi?

Bu bayrağın ne şekli, ne de yapmak istenilen oyunun bir simgesi olması asla önemli değildir. Önemli olan bu koca milletin ne hale düşürüldüğüdür. Gerek muhalefet, gerekse diğer siyasi partilerin bu dramatize oyunun ardından en küçük bir hareket göstermemeleri de çok önemlidir.

Yazık bu millete, yazık günlerdir süre gelen savaşa ve ölenlerimize. Yazıktır, her an bombalanacak olmanın korkusu ile yaşayan güzel milletime.

Bütün günahı sadece % 52 gibi bir çoğunluk içinde olamayan insanlarıma.

Cumhurbaşkanımızın yaptığı gibi ben de bu yazımı Yahya Kemal Beyatlı’nın bir şiiri ile bitirmek istiyorum. Yorumunu da sizlere bırakıyorum. Af ola..

Artık demir almak günü gelmişse zamandan,

Meçhule giden bir gemi kalkar bu limandan.

Hiç yolcusu yokmuş gibi sessizce alır yol;

Sallanmaz o kalkışta ne mendil ne de bir kol.

Rıhtımda kalanlar bu seyahatten elemli,

Günlerce siyah ufka bakar gözleri nemli.

Biçare gönüller! Ne giden son gemidir bu!

Hicranlı hayatın ne de son matemidir bu!

Dünyada sevilmiş ve seven nafile bekler;

Bilmez ki giden sevgililer dönmeyecekler.

Birçok gidenin her biri memnun ki yerinden,

Birçok seneler geçti; dönen yok seferinden.

Bu yazı toplam 2222 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Haberler Ankara | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 545 221 98 97 | Faks : 0 850 303 80 36 | Haber Scripti: CM Bilişim