• BIST 82.779
  • Altın 147,316
  • Dolar 3,7701
  • Euro 4,0274
  • Ankara 1 °C
  • İstanbul 6 °C
  • İzmir 8 °C

Ali Babacan amatörce davranıp korkunç tabloyu itiraf etmiş galiba...

Oğuz Güler

Geçen hafta Türkiye Sermaye Piyasaları Birliğinin 15. olağan genel kurul toplantısı vardı. Başlıktan anlaşılacağı gibi bu sivil toplum örgütünün genel kurul toplantısına katılan Başbakan yardımcısı Ali Babacan çok sık hatırlattığım ekonomik kriz 2015 sonu veya 2016 ilk yarısında geliyor tezimi doğrulayarak bilerek veya bilmeyerek, korkunç bir itirafta bulunmuş.Tabi bu itirafı ben bir köşe yazısından öğrendim... Ama haber içeriğinin detayını aradım bulamadım. Abdurrahman Yıldırım'ın yazdığının dışında bu sıkıntılı konu ve rakamlara haberlerde rastlamadım. Abdurrahman bey ciddi bir gazeteci ve iyi bir ekonomi köşe yazarı. Olmayan ve genel kurulda sarf edilmeyen bir açıklamayı yazacak biri değil. Abdurrahman bey yazdıysa kesin bu böyledir dedim ve konuşmanın vahameti ikaz edilince, haber yazılarından ilgili cümlelerin çıkartıldığı kanısındayım. Konuyu bir kaç ajans geçmiş ve aşağıda yazdığım rakamların sakıncasından olsa gerek hiç bir ajans 200 milyar $ üzerinde son 12 ay borç ödeyeceğiz ve buna cari açık dahil değildir cümlelerine rastlamadım. Burada bir sıkıntı var ama ben Abdurrahman beyi düzgün ve kariyerine leke getirmeyecek diye onun 11 Temmuz yazısını doğru kabul ederek yazımın içeriğine giriyorum.

 

Ali Babacan genel kuruldaki konuşmasında "Türkiye önümüzdeki 12 ay içerisinde 200 milyar $ üzerinde dış borç ödeyecek. Bu rakama bir de 50 milyar dolar Cari açık finansmanının rakamı eklenecek" mealinden mesajlar vermiş yazısında. Buna rağmen her şeyin yinede iyi gittiğini ve "şu an Türkiye'nin risk primi 170-180 puan bandında. Yani yüzde 1,7-1,8 gibi risk algısı var. Bütün olumsuzluklara rağmen fena bir yer sayılmaz. Son dönemde ciddi büyüme var ama cari açıkta da önemli gerileme var. Bu da güvene katkı sağlıyor. Biz, 'büyüme olsun ve cari açık artsın' demiyoruz" diyen konuşmasını ise yazmayan bu ekonomi yazarımıza ben köşemde katkı sunmalıyım ama ne olursa olsun 210-220 milyar $, 12 ay içinde ihtiyaç var kelimeleri doğru ise işler vahim demektir. Benim öngörülerim bu yıl Kasım ayına seçim yapılmazsa seneye sonbaharda ekonomik yapı konusunda ülkemiz de kriz çıkacak gibi. Hatta buna CB seçiminden sonra Tayyip bey işleri yoluna koymaz ve mutedil davranmazsa bir miting vs. bahane edilip Ankara'ya akın, akın gelenlerle büyük bir kargaşa ve bununla  birlikte kriz başlatılabilir gibime geliyor.  

 

Ama Cumhurbaşkanlığı seçiminin hemen ardında Kasım ayı sonunda seçim olacağı kanaati bu dış ödeme tablosu ile iyiden işlerin sıkıntılı olacağı savımla örtüşüyor. Yok eğer Abdurrahman beyin yazdığı 210 milyar $ ödeme ve cari açık finansman ilaveli 260 milyar $ konusunu konuşmanın genel akışından çıkartmış saptırmasını kendince yapmışsa hiç doğru yapmamış. Konuşlan $ değil TL olabilir o bile kriz için yeterli. Ben 2106'nın ilk yarısına kalmaz cari açık ve borç ödemeleri yüzünden tufan olur diyor ve TUDEM çözüm önerisine sığınmalıyız diye çok yazdığımı bilirsiniz. Abdurrahman beyi hala ciddi ve güvenilir bir gazeteci konumunda gördüğümden yazdıkları 210 milyar TL olsa da gidişat yüzünden doğrudur diyorum. Bu durumda bile Merkez Bankamız 130 milyar $ toplam rezerve sahip. Bu ödemeler olacaksa bile bu 12 ay ki ödeme planı çok kara bir tablo. Zaten bu 130 milyar $'ın hepsi fiziki dolar olmayıp diğer argümanlar yani altın, gümüş ve işçi dövizleri ile munzam karşılıkları da rakama dahil ve paranın çoğuda dışarıda. Yani şu an sanırım İsatanbul ve Ankara'da fiziki olarak 40 milyar $'dan biraz fazla dövizimiz var ve bir kaosta  bu rakam 1 ay sürmez biter bunu bilin. Son döviz yükselişinde 3-4 gün kalmıştı uçurumdan döndük. Borsa ve bonadakilerin operasyon zararları yüzünden dövizle hükümeti düşürme olayı ve zararı göze alınmayacak miktarlarda olacağından Alman ve ABD kökeli 2 banka son anda frenlendi ve hükümette ciddi direnç koyunca, kaos sonucu zararlı çıkma olguları yüzünden operasyon durduruldu. Bu direncin alehlerine olabileceğini anlamaları daha planlı olanı yani bu önümüzdeki 12 ayı işaret ettiği açık, herkes dövizde kalmalı. 

 

İşte beni kırmızı ile çizilmem ve yasaklı olmamı sağlayan "Turizme Dayalı ekonomi Modeli" yani TUDEM bu cari açık finansmanı ve dış ödemeler için fevkalade önemli bir proje olduğundan cezalıyız. Dosyama yalan yanlış konan bilgilerin bazılarına bir ara vakıf olmam ve yazılarımın hecklenip, ertelenen televizyon proğramları buna kanıt olsa gerek. Randevularda bu dosadaki kırmızı çizikten verilmiyor ama akıllıları uyandıramamak benim suçum. Bu TUDEM'i 2 muhalefet partisi dahil Başbakan ve 4 yardımcısı ile 5 bakana özel kalemden mail ortamında gönderip randevu istedim ama nafile. 2-3 sefer bunu yapsam da ilgilenen yok. İşin önemini izah ettiğim halde hala dönüş yapılmadı. Hala engelleniyor ve  bana kırmızı çizik attıran paralelcilerin faliyetleri ile itibarsızlaştırma faliyetlerinin devam ettiğini görüyorum. Bu başarı diğer dış güç konturolü olanların organize dayanışmalarında kaynaklanıyor ama ben bu hafta başı TUDEM'i ve randevu isteklerimi yenileyeceğim ve kitabıma tarih, tarih saat, saat yazarak hükümette yakın çalışma yapanların projemle ilgili ne durum sergilediklerini Başbakanla olan görüşmede arz edeceğim...

Bu yazı toplam 1347 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Haberler Ankara | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 545 221 98 97 | Faks : 0 850 303 80 36 | Haber Scripti: CM Bilişim