• BIST 108.164
  • Altın 151,464
  • Dolar 3,6587
  • Euro 4,3309
  • Ankara 21 °C
  • İstanbul 21 °C
  • İzmir 26 °C

ALİMLERDEN BEKLENTİLERİMİZ

Fatih Yokuş
Müslümanların çoğunlukta olduğu ülkelerde maalesef sıkıntı, acı, yıkım, sürgün, muhacir ve ölümler had safhaya ulaşılmıştır. Çıkış yolları aranmakta kılavuza ihtiyaç duyulmaktadır. Halkın büyük çoğunluğu Alim, ilahiyatçı ve diyanet camiasında bir şeyler beklemektedir. Alimlerde; 
 
Birlik ve beraberlik konusunda günlük çıkarları değil kalıcı çözümler sunmalı, söylem ve eylemlerini rıza-i ilahiye göre tanzim etmelidir. Tefrika, menfi milliyetçilik ve her türlü ayrımcılığa karşı, kardeşlik şuurunu geliştirme gayret ve çabası içinde olmalıdırlar.
 
"...Ey insafsız adam!Şimdi bak, Mü'min kardeşine kin ve adavet ne kadar zulümdür. Çünkü, nasıl ki sen adi, küçük taşları Kabe'den daha ehemmiyetli ve cebel-i Ühüd' daha büyük derse, çirkin bir ahlaksızlık edersin. Aynen öylede, Kabe hürmetinde olan iman ve cebeli Ühüd azametinde olan İslamiyet gibi çok evsafı İslamiye muhabbeti ve ittifakı istediği halde, Mümine karşı adavet sebebiyet veren adi taşlar hükmünde olan bazı küsuratı, iman ve İslamiyete tercih etmek o derece insafsızlık ve akılsızlıktır ve pek büyük bir zulüm olduğunu aklın varsa anlarsın" (Bedi-ü zzaman mektubat)
 
Tarafgir siyaset; Ya bir siyası partiyi, kör, sağır ve dilsiz biçimde savunur, Veya sevmediği bir siyası partiyi, sevmez, desteklemez, kör ve sağır biçimde eleştirir. Yani siyasetin iki yolu, övmek ve eleştirmekten (aşırı olanı) uzak durmalıdır.
 
Bedi-ü Zamman;“Bir zaman, bu garazkârane tarafgirlik neticesi olarak gördüm ki: Mütedeyyin bir ehl-i ilim, fikr-i siyasîsine muhalif bir âlim-i sâlihi, tekfir derecesinde tezyif etti. Ve kendi fikrinde olan bir münafığı, hürmetkârane medhetti. İşte siyasetin bu fena neticelerinden ürktüm, "Eûzü billâhi mineşşeytani vessiyaseti" dedim, o zamandan beri hayat-ı siyasîyeden çekildim.” (Mektûbat)
 
Risale-i nur asrımızın idrakine sunulmuş Kur'an tefsiridir. Alimler, ilahiyatçılar ve de diyanet camiası, Risale-i nuru okumalı okutmalıdır.  Kur'an ve iman dersleri verilmeli, camileri birer medreseler haline getirmelidirler. Müspet hareket ederek, ihtilafları rahmete çevirme derdine düşmelidirler. "Meşreplerin ihtilafıyla, zahir meşrebine muhalif olana karşı muavenet ihtiyacını tam hissetmiyor, ittifaka ihtiyacını görmüyor.Belki hodgamlık ve enaniyet varsa, kendini haklı ve muhalifini haksız tevehhüm ederek, ittifak ve muhabbet yerine, ihtilaf ve rekabet ortaya girer. İhlası kaçırır, vazifesi zir ü zeber olur.( 21 lema)“Hey efendiler! Ben imanın cereyanındayım. Karşımda imansızlık cereyanı var. Başka cereyanlarla alâkam yok“ Mektûbat
 
Ülkemizde ve de İslam aleminde olanların farkında olan alimlerimiz, bu sıkıntılı günlerin giderilmesinin kardeşlik hukuku ile mümkün olduğunu bilmekte ve Müspet hareket etmelidirler.  "Müspet hareket etmektir ki, yani, kendi mesleğinin muhabbetiyle hareket etmek...." (lemalar21)" "Belki, daire-i İslamiyet içinde, hangi meşrepte olursa olsun, medarı mühabet ve uhuvvet ve ittifak olacak çok rabıta-i vahdet bulunduğunu düşünüp ittifak ederek..."  
 
Günümüz musibet ve belalr; Yılların birikiminin neticesidir. Bu sıkıntıların oluşmasında elbette zahiri sebepler çoktur bir sebepte ihtilaflardır. Alim, ilahiyatçı ve de diyanet camiası İhtilafları derinleştirmek değil birleştirme yolunu seçmemeli, farklı düşüncede olan guruplar lada iman hakıkatları etrafında toplanmasını bilmelidirler. Ustad:" Ey ehl-i hak! Ey hakperest ehli şeriat ve ehli hakikat ve ehli tarikat! Bu müthiş maraz-ı ihtilafa karşı birbirinizin kusurunu görmeyerek, yek diğerinizin ayıbına karşı gözünüzü yumunuz" (Lemalar21)
 
Hak ve hakka tabi olmak başta hepimizin görevidir ancak kendimizi haklı gördüğümüz bir konuda, farklı görüşlere saygı duymakta ayrı bir haktır.Alimler, ilahiyatçılar ve diyanet camiası bu konuda daha tittiz olmalıdırlar. "Ve haklı bir meslek sahibinin, başkasının mesleğine ilişmemek cihetinde hakkı ise "Mesleğim haktır", yahut "daha güzeldir" diye bilir. Yoksa, başkasının meleğinin haksızlığını ve ya çirkinliğini  ima eden "Hak yalnız benim mesleğimdir" veyahut "Güzel benim meşrebimdir" diyemez olan insaf düsturunu rehber etmek". (21 lema)
 
Günümüzde sıkıntıların, musibet ve baların her yeri kaplaması herkesi derinden etkilemekte çözüm yolları arayışı içerisine girmektedirler. Birer kanat önderi olan Alim, ilahiyatçı ve de diyanet mensuplarına çok iş düşmektedir. halkın gözü ve kulağı onların üzerindedir.
 
Madem hakikat budur öyle ise çaresini bulmak da onlara düşer, bu puslu havada millettin selameti için kılavuz olmaları lazım Beklenti ve temennimiz bu yöndedir.
 
DUA VE SELAMLARLA...
Bu yazı toplam 423 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Haberler Ankara | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 545 221 98 97 | Faks : 0 850 303 80 36 | Haber Scripti: CM Bilişim