• BIST 90.383
  • Altın 144,263
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • Ankara 6 °C
  • İstanbul 8 °C
  • İzmir 11 °C

ALMANLAR BİZİ ÇOK MU SEVİYOR?

Ebru Oğuzhan Yeter

Türkiye Kadın Meclisleri 2.Buluşması 8-9 Kasım'da DATÇA'da  yapıldı.Belediye Kadın Meclisi temsilcisi olarak başkanımızla birlikte bu toplantıya katıldık. 55 kent konseyinden 131 kadın temsilcinin katıldığı toplantıda birçok farklı meslek guruplarından kadınlar vardı. Kadın sorunlarının yanı sıra,kadınların bir kentin yönetiminde söz sahibi olmasını destekleyen ve bu konuda bilgilendiren toplantı kadınların yaşamın her alanında ne kadar başarılı olabileceklerinide anlatıyordu.

 

Katılımcılar sırasıyla yaşadıkları kentin,ilçenin sorunlarını ve bu sorunlar karşısında dernek yada kişisel olarak verdikleri mücadeleyi anlattılar.Fikir alışverişleri ve önerilerle başarılı bir toplantı gerçekleşti.Buraya kadar;  amaç,oluşum,çaba ve katılım olağanüsütüydü. Ancak düşüdürücü olan  bu kadar önem verilen ve her yerel yönetim bünyesinde bulunması gerektiğine inanılan kadın meclisleri ve kent konseylerinin bu tür toplantı faaliyetlerine yeterli yerel destek verilmemesiydi.

 

Böyle olunca da devreye AB fonları,Yabancı vakıflar vs.girerek bu toplantılara ve oluşumlara kucak açıp kendi evimizde bize evsahipliği yapıyorlardı.Bunu neden yapıyorlar? Almanlar ve bu Vakıflar bizi çok mu seviyorlar? Neden biz kendi kaynaklarımızı kullanamıyoruz? Bu fonları kullanmak için harcadığımız enerjiyi ve zamanı kendi kaynaklarımızı kullanmak yolunda neden harcamıyoruz? ve daha bir çok sorularıma alamadığım cevaplarla toplantı sona erdi. Ülke olarak içinde bulunduğumuz şartlara baktığımızda sahip olduğumuz bir çok değerimizi kaybediyoruz. En önemlisi de Cumhuriyet kazanımlarımızı ve doğal zenginliklerimizi kaybediyoruz.bu kazanımlarımızı koruyamıyor kaybettikten sonra da küçük guruplar halinde tolanıp çözüm yolları aramaya çalışıyoruz.Dışa bağımlı, tüketime dayalı bir toplum haline geldik.Sanayi,tarım,hayvancılık,ormanlarımız,madenlerimiz var olan herşeyimiz özelleşti. 

 

Tüm bu değerlerimize sahip çıkabilmek ve yaşamımızın devamı için en temel ihtiyacımız besindir ve bunun temeli de TOHUM'dur.Yerel tohumlarımızı yaşatmak için verilen mücadele bir çok yerde güçlenerek devam ediyor.ABD'nin güç dengesi politikalarının uygulayıcısı olan Henry Kissinger; ''PETROLÜ KONTROL EDERSEN,ULUSLARI KONTROL EDERSİN.YİĞECEĞİ KONTROL EDERSEN,İNSANLARI KONTROL EDERSİN'' derken  tam da içinde bulunduğumuz durumu anlatmıştır.

 

GDO'lu tarım projesi bir küresel plandır.Dünyada güç dengeleri sömürü güçlerinin ve bir kaç şirketin elindeyken bizim onlardan yardım istemek yerine birlik olmayı,biz olmayı başarmamız gerekiyor. Ne,kadın hakları konusunda,ne kadın dayanışması yada pozitif ayrımcılık konusunda ne de Ulusal değerlerimizi korumak adına dış güçlere bağlı kalmamalıyız.Yerel yönetimler,Oda'lar,Üniversiteler ve Vakıflarımız bu tür toplantılarda ve oluşumlarda destek olmalı bizleri ''eli ayağı tutan ama,  tembelliğinden dolayı çalışmayıp dilenen adam''  durumuna düşürmemelidir.

 

Sevgiyle kalın.

Bu yazı toplam 5077 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Haberler Ankara | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 545 221 98 97 | Faks : 0 850 303 80 36 | Haber Scripti: CM Bilişim