• BIST 107.202
  • Altın 145,263
  • Dolar 3,5161
  • Euro 4,1312
  • Ankara 25 °C
  • İstanbul 27 °C
  • İzmir 30 °C

Anayasa Komisyonu dağıldı, hedef Fransız modeli…

Ergün Aydoğan

Umutsuzca kurulan ‘’Anayasa Komisyonu’’ üçüncü toplantısında dağıldı. Mecliste grubu bulanan partiler temelde anlaşamıyor yani, Türkiye’nin ihtiyacı olan; demokratik, katılımcı, özgürlükçü, çoğulcu herkesin üzerinde uzlaşabileceği bir anayasadan çok, AKP’nin daha doğru bir ifadeyle cumhurbaşkanı Erdoğan’ın isteği olan; başkanlık sistemini esas alan bir anayasa… Durum bu olunca önceki yasama döneminde olduğu gibi, bu yasama dönemi başında kurulan ‘’Anayasa Komisyonu’’ çalışmalara geçemeden dağıldı.
İktidar kanadı başkanlık sisteminde, muhalefet kanadı parlamenter sistemde ısrar edince başlamadan bitti.

Erdoğan ısrarlı; yeni anayasa olur olmaz, başkanlık sistemi mutlaka olmalı…

Sarayın tüm imkanları seferber edilmiş durumda; toplantılar aralıksız sürerken, bir taraftan da ‘’sözde’’ sivil toplum örgütleri iktidar kanadı gazetelere tam sayfa ilanlar vermeye başladılar; çok başlılık sorunları çözmüyor, tek yetkili, tek sorumlu, Osmanlı modeli başkanlık olmalı…

Kısa dönem AKP milletvekili, AKP Anaysa Komisyon üyesi hukukçu Osman Can; yetkilerin tek elde toplandığı, kuvvetler birliğinin olduğu bir sistemin sağlıklı sürdürülebilir ve doğru olmadığını, kuvvetler ayrılığının olduğu, denetlenebilir bir sistemi esas alan anayasa olması gerektiğini savunuyor.

Memleketin tek derdi; başkanlık sistemini esas alan anayasa değişikliği. Olmazsa, olmaz. Tek mesele bu! Terör başta olmak üzere yaşanan tüm sorunların tek çözümü ‘’Başkanlık sistemi’’…

Şimdi sormak lazım 14 yıldır ülkeyi yönetiyorsunuz; neyi yapmak istediniz de yapamadınız? Önünüze çıkan engel nedir? Kim, hangi kurum, nasıl engel çıkardı? Övüne övüne bitiremediğiniz başarılarınızı! Mevcut; parlamenter sistemle yapmadınız mı? Kurumları, kadroları tek tek saymadan; başbakan, bakanlar, bakan yardımcıları, milletvekilleri hepsi sizin arkadaşınız, sizin partiliniz değil mi? hepsini siz atamadınız mı? bunlarla mı anlaşamıyorsunuz? Dün özenti dediğiniz başkanlık sistemindeki ısrarınız, yetkileri fazla azaltılmalı dediğiniz cumhurbaşkanı yetkilerinin artırılmasındaki ısrarınız, hepsi ülke yararına mı, nedir?

Meclis Anayasa Komisyonu Başkanı Ak Partili Mustafa Şentop; nihai hedefimiz tabi ki başkanlık sistemi ama şimdilik Fransa’da ki ‘’yarı başkanlık’’ daha yakın olduğu yönünde basında açıklamaları var.

Mustafa Şentop ‘’şu anda Fransa ile aramızda çok temel iki fark var, cumhurbaşkanını kabinenin de başkanı kabul edip, kabineyi de parlamentoyla birlikte cumhurbaşkanına karşı sorumlu yaparsak bu fark kalkar, yarı başkanlığa bu kadar yakınız’’ diyor. Başkanlık önerilerinin çıkış noktası hükumet sisteminin sürdürülebilir olmamasıymış! 140 yıllık parlamenter sistemden darbe dönemleri çıkarılırsa hepi topu 20 yıllık parlamenter sistem kalıyormuş!

Türkiye’nin yeni hükumet sistemine geçmesi gerekiyormuş; bunun ideali de başkanlık sistemiymiş!

Parlamento ve başkan ayrı ayrı seçileceğinden, tam bir kuvvet ayrılığının olacağı sistemde sorumluluk, yetki, liderlik belirlenmiş olacağı için çift başlılık problemi de ortadan kalkacakmış.

Sayın Mustafa Şentopa sormak gerekiyor; başkan ayrı partiden, parlamento çoğunluğu ayrı partiden oluşursa, ne olacak? Çift başlılık problemi olmayacak mı? bu sorun nasıl giderilecek?

Ama diyor, başkanlık olmazsa yarı başkanlık tartışılabilir diyor. Biz aslında Fransız sistemine çok yakınmışız aradaki fark; Fransa’da cumhurbaşkanı aynı zamanda kabinenin de başkanıymış, cumhurbaşkanının olmadığı zaman yapılan toplantılar kabine toplantısı olmazmış. Bizde ise cumhurbaşkanı prensip olarak kabinenin başkanı değil, istisnai olarak başkanmış...

‘’Fransa’da kabine hem Meclise hem cumhurbaşkanına karşı sorumlu, bizde sadece parlamentoya karşı sorumludur. Hükumeti ancak Meclis düşürebilir. Bizde bakanlar kurulunu atayan cumhurbaşkanının görevden alma yetkisi yoktur. Yarı başkanlık sisteminde böyle bir yetki var.’’

Bu küçük fark ortadan kaldırılıverirse çok yakın olan yarı başkanlık sistemine kavuşacakmışız! Aslında sorunu tam olarak bu da çözmüyormuş, tam çözüm başkanlık mış. Yarı başkanlıkta hem cumhurbaşkanı hem de kabine varmış, onun için kuvvetler ayrılığı gerçekleşmiyor muş. Kuvvetler birliği demek istiyor herhalde!

Ne gerek var; hem meclis olacak, hem kabine olacak. Bunlara gerek var mı verelim tüm yetkileri bir kişi ‘’Erdoğan’’a olsun bitsin.

Bu yazı toplam 495 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Haberler Ankara | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 545 221 98 97 | Faks : 0 850 303 80 36 | Haber Scripti: CM Bilişim