• BIST 97.533
  • Altın 145,745
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • Ankara 10 °C
  • İstanbul 16 °C
  • İzmir 16 °C

Anayasa Mahkemesine gerek var mı?

Ergün Aydoğan

Can Dündar ve Erdem gül ile ilgili Anayasa Mahkemesi’nin verdiği ‘’hak ihlali ve serbest bırakılma’’ kararına cumhurbaşkanı Erdoğan; bu karara saygı duymuyorum ve de tanımıyorum açıklaması tartışmanın fitilini ateşledi. Anayasa Mahkemesi Başkanı Zühtü Arslan; Anayasa Mahkeme kararları herkesi bağlar ve herkes uymak zorundadır diye yazılı açıklama yaptı.

Demokrasinin olduğu tüm gelişmiş ülkelerde kuvvetler ayrılığı; yasama, yürütme, yargı-yüksek yargı ve Anayasa Mahkemesi gibi kurumlar demokrasinin olmazsa olmaz kurumlarıdır. Ama bizim ülkemizde özellikle son zamanlarda bu kurumların gereksizliği ve bu kurumların karşıt ideolojik yapılanma içinde olduğu o nedenle uygulamaları ve aldığı kararların bugünkü yöneticilere karşı, onların işlerini engellemek, onları zor duruma düşürmek için hukuki anlayıştan uzak, ideolojik olduğu hep iddia edildi. Oysa 14 yıllık iktidarla birlikte bu mahkemelerin yapısı ve üyeleri değişti. Mahkemelerin üye çoğunluğu kendi dönemlerinde atanan üyeler. Ama gelin görün ki kendi dönemlerinde atanan üyelerin (Allah verdikçe veriyor diyerek göreve gelenlerin) kararlarını da beğenmiyorlar.

Aslında beğenilmeyen, kararlardan daha çok; alınan karar işimize yarıyor mu, yaramıyor mu? Alınan karar bizim işimizi kolaylaştırır mı, yoksa bizi zor duruma mı düşürür? Veya alınan kararlar bize yakın olanları rahatlatmalı, karşıtlarımızı üzmeli, o zaman kararları tanır saygı duyarız, yoksa tanımayız.

Zaten öyle de yapılıyor. Beğenilmeyen birçok karar sonrası; siz kim oluyorsunuz, siz nasıl böyle karar alabilirsiniz; ulemaya sordunuz mu gibi daha öncede benzer itirazlar Erdoğan ve yakınları tarafından yapılmıştı. Beğendikleri kararlar sonrasında; niye itiraz ediyorsunuz, mahkeme kararlarına saygı duyun denildiğini de çok gördük.

Anayasaya göre seçilmiş, yemin etmiş bir cumhurbaşkanı anayasayı tanımaz uymuyorum der, Anayasa Mahkemesi kararlarını tanımaz yok sayarsa ne olur? Bir yaptırımı var mıdır, bunu elbette anayasa hukukçuları tartışacak o ayrı. Veya yüksek yargı başta olmak üzere tüm kurumları tek kişiye bağlayan yeni bir anayasa yapılacak. Peki bu ülkenin yöneticilerinin uymadığı anayasal kurallara vatandaşın uyması nasıl beklenir? Anayasal suç işleme iddiasıyla açılan yüzlerce davalar ve ceza alan içerde yatanların durumu ne olacak? Bu ülkenin yöneticileri, cumhurbaşkanı anayasayı tanımıyor deme hakkı doğmaz mı?
Bugünkü anlayış başta Anayasa Mahkemesi ve yerleşik kurumların tümünü yok sayıyor, beğenmiyor. Çünkü onların anlayışına göre halkın seçtiği yönetici her türlü tasarrufu uygulayabilir, yapabilir, yapmalıdır. Bunu denetlemeye yönelik tüm kararlar halkın yöneticisine ve tabi halka karşı kurulan tuzaktır. Onlara göre halkın ve toplumun çıkarlarını kurumlar değil sadece halk tarafından seçilen kendileri-siyasiler düşünür!

HUKUK EĞİTİMİNE GEREK YOK!
AKP Gaziantep milletvekili Şamil Tayyar da TV programında Anayasa Mahkemesi’nin kararlarını beğenmiyor. Eleştiriyor. Eleştirebilir. Ama öyle şeyler söylüyor ki kabul edilebilir değil. Tabi Şamil Tayyar bir darbe uzmanı, darbe profesörü olduğu için bunu Tayyip Erdoğan’a karşı yapılmış bir darbe olarak yorumluyor. Canım hemen Ergenekon döneminde yapılanları savundu, bu konuda kitaplar yazdı, ne oldu demeyin! Cemaatin tuzağına düşmüşler, kandırılmışlar! Ergenekon ve Balyoz gibi davalardan bazıları biraz! mağdur olmuş, ama bunların günahı yokmuş, günahkâr cemaatmiş, cemaat!

Şamil Tayyar Anayasa Mahkemesi; suç işlemiştir, cumhuriyet başsavcılarını göreve çağırıyorum, bu karar kabul edilemez, mahkeme esasa girmiştir, yerel mahkemenin alanına müdahale etmiştir, henüz mahkeme kararı kesinleşmeden, iç hukuk yolları tüketilmeden Anayasa Mahkemesi karar veremez. O nedenledir ki bu Tayyip Erdoğan’a Karşı; dış güçlerin desteğiyle Abdullah Gül, Bülent Arınç ve bazı eski parti büyüklerimiz ve tabi ki Abdullah Gül döneminde atanan Anayasa Mahkemesi üyeleri bir darbe operasyonu içindedir, suç işlemişlerdir ve suç duyurusunda bulunuyorum, diyor.

Ve bombayı patlatıyor; bu kararı almak için hukukçu olmaya gerek yok. Okuma yazması olan herkes bu kararın alınamayacağını bilir. Anayasanın 148’nci maddesine göre bu karar alınamaz. Ben hukukçu değilim ama ne gerek var hukukçu olmaya, okumayı yazmayı bilmek yeterli diyor darbe uzmanı Şamil Tayyar.

Bunlar; özleştirme ile ilgili gerekirse yasayı değiştiririz, olmazsa yeni yasa yaparız diyordu şimdi de; Anayasa Mahkemesini değiştirelim, kendimize göre Anayasa Mahkemesi oluşturalım diyorlar.

Bu yazı toplam 427 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Haberler Ankara | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 545 221 98 97 | Faks : 0 850 303 80 36 | Haber Scripti: CM Bilişim