• BIST 110.248
  • Altın 155,689
  • Dolar 3,8262
  • Euro 4,5259
  • Ankara 7 °C
  • İstanbul 8 °C
  • İzmir 13 °C

ANNE KAFAMDA BİT VAR

Muhammed Yavaş

Ne güzel şeydir insanın çocuk olması, çocukluğu, çocukluk anıları. Hiç bitsin istemezsin ama öyle anlar gelir ki çocukluğun gözünün önünde ölüverir. Benim ilk çocukluğum öldüğünde çocuktum. Her gün severek izlediğim Adam Olacak Çocuklar’ın sunucusu Barış abim ölmüştü benim, henüz 5 yaşındaydım. O yaşta bir çocuk sanatçı ölümüne ağlar mı ? Ben ağlamıştım hem de sesle. Bu durum o kadar garibine gitti ki komşuanne dediğim kadının ben ölsem ağlamazsın bu kadar demişti bana.

Sonra çocukluğum yavaş yavaş tekrar ölmeye başladı. Barış abiden sadece bir sene sonrası bu kez 6 yaşındaydım. Filmlerine bayıldığım İnek Şaban da göçüp gidivermişti bu dünyadan. Onlar öldükçe ben büyüyordum.

Zaman ilerliyor, okul çağım geliyor. Bu kez çocukluğumda dinlediğim kahramanlık hikayelerim ölüyor. Atatürk’ü göremedik biz öyle ya. Bülent Ecevit’in Kıbrıs’ı nasıl aldığı kahramanca anlatılıyor. Çocukların kahveye girmesi yasak denilen zamanlarda gizlice kahveye girmişim 12-13 yaşlarında falanım. Kahvede anlatılan efsane hikayeler aklıma geliyor. Bülent Ecevit ölüyor, heyecanla dinlediğim o hikayeler de ölüyor.

Galatasaray taraftarıyım. Her Galatasaraylı izlemiştir. Unutulmaz Maçlar Belgeseli. İlk izlediğimde henüz 12 yaşındaydım. O heyecanlı ses tonuyla, belgeseli Mehmet Ali Birand anlatıyor. Ve sonra o da göçüp gidiyor bu dünyadan, bir çocukluk anıp daha yok olup gidiyor.

10 yaşımda ilk bilgisayarıma sahip oldum, babam arabeskçidir benim, eh be baba 10 yaşında çocuğa Ferdiler Orhanlar Cengizler Müslümler dinletilir mi ? Müslüm Gürses öldü baba. Çocukluğumun müzikleri de öldü baba

Çocukluğumdan beri çok sevdiğim ve bu hayatta her zaman en çok seveceğim üç komedi filmi var. Salak Milyoner, Köyden İndim Şehire ve Kibar Feyzo. Kibar Feyzo’nunFeyzo’su, Salak Milyoner ile Köyden İndim Şehire’nin Saffet’i Kemal Sunal zaten ölmüştü ama Himmet Ağa da ölüverdi aniden. Himmet Ağa öldüğünde baya büyümüş üniversite çağına gelmiştim ben, yine de çok koymuştu ölümü. Çocukluğum bir kez daha ölmüştü. Üstelik aynı Himmet Ağa’yı yıllar sonra yine çocukluğumda yaz tatilleri sabahtan akşama kadar Cennet Mahallesi’nde komiser olarak izliyordum ben. Zeki Alasya öldü, çocukluğum da öldü.

Pazartesi okul var, Pazar akşamları banyo günü. Televizyonda Şahane Pazar, televizyonda Olacak O Kadar. Süheyl ve Behzat abilerim var. Babalarını tanımıyoruz ama ne kadar iyi sanatçı biliyoruz. Nejat Uygur da öldü. Süheyl ve Behzat’ı hatırlayıverdim birden. Şahane Pazar bardak çekme oyununu evde denemeye kalkışlarım, yine çocukluğum öldü. Ve Olacak O Kadar Levent Kırca da öldü. Bitti tükendi kalmadı çocukluk falan.

Kocaman adam oldum. 23 yaşına geldim artık. Koskoca adam bu yaşa gelmiş bir adam bir sanatçı için ağlar mı, ağlıyor a dostlar. Kıskandığım, özendiğim, çocukken filmlerini izlediğim, onun gibi olmaya çalıştığım, otobüs üstünden sevdiğim kızı öpmenin hala hayalim olmasına neden olan adam da gitti bugün. Damat Ferit Tarık Akan da gitti. Sizin hiç çocukluğunuz öldü mü dostlar, benim bir değil birkaç kez öldü, ben nasıl iyi olabilirim ki. Şimdi çocukluğumdan geriye kalan bir tek şey var.

‘’ANNEEEEEEEE, BUGÜN OKULDA BİT KONTROLÜ YAPTILAR. ANNEEEEEEEE, KÖYDEN GELEN ÇOCUKLARIN KAFASINDA BİT ÇIKTI. ANNEEEEEEEE KAFAMDA BİT VAR’’

Not : Allah Şener Şen’e uzun ömür versin.

Bu yazı toplam 1081 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Haberler Ankara | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 545 221 98 97 | Faks : 0 850 303 80 36 | Haber Scripti: CM Bilişim