• BIST 109.062
  • Altın 144,715
  • Dolar 3,4964
  • Euro 4,1185
  • Ankara 22 °C
  • İstanbul 24 °C
  • İzmir 27 °C

ARAR BULUR İZİNİ BİLİRSİN ZIR DELİYİZ BİZ

Muhammed Yavaş

Yıl 2002.

Yaşım 8, ilkokul 2.sınıf öğrencisiyim. Türkiye Dünya Kupası’nda mücadele ediyor ve maçlar gündüz oynanıyor. Okul kantininde televizyon var. Müdürümüzden, hadememize, kantincimizden, sınıf öğretmenimize kadar herkes pür dikkat maçları takip ediyor.

O zamanlar prim mrim muhabbetleri yok, bütün futbolcular ruhu ile oynuyor. Zaten milli davada da prim olmaz.

O zamanlar milli takım siyasete de alet edilmemiş. Maçlar iktidar partisinin en çok oy aldığı şehirlerin stadlarında değil de herhangi bir stadyumda oynanıyor.

O zamanlar Hakan Şükür henüz terörö ilan edilmemiş, Türk futbolunun kralı olduğu dönemler.

O zamanlar kimse Alevi, Kürt, Türk, gezici, çapulcu, terörist, vatan haini diye afişe edilmemiş tüm Türkiye halkı milli takımı destekliyor.

Dile kolay, Ronaldolu, RobertoCarloslu, Rivaldolu, Denilsonlu bir Brezilya milli takımı var ve sen bu takım ile aynı gruptasın ve bu takıma kök söktürüyorsun.

Brezilya, Kosta Rika, Çin ve Türkiye önce gruptan çıkıyorsun, sonra Japonya’yı yeniyorsun ve çeyrek finaldesin.

Rakibin Senegal, 90 dakika bitmiş uzatmalara geçilmiş. Afrikalı’nın hakkından imansız gelirmiş. İlhan Mansız çıkıyor, Ümit Davala’nın nefis ortasıyla bizi yarı finale çıkarıyor.

Ve o Tarkan’ın müthiş şarkısı tek yürek söyleniyor ARAR BULUR İZİNİ BİLİRSİN ZIR DELİYİZ BİZ

Yarı finalde elenirken tek yürek olmuş 70 milyon halk Rivaldo’ya küfür ediyor. Sonra terörö Hakan Şükür tarih yazıyor ve 3. Oluyoruz.

Aradan yıllar geçiyor. Milli takım siyasileşiyor. Siyasi görüşü hükümete yakın oyuncular milli takıma alınmaya başlanıyor. Milli takım maçlarını iktidar partisinin en çok oy aldığı şehirlerde oynamaya başlıyor.

Eskiden dağ başını duman alırken, İzmir’in dağlarında çiçekler açarken, şimdi milli takım seyircisi milli maçında kendi ülkesindeki terör olayında ölen vatandaşını bile ıslıklar hale geliyor.

Milli takımın hocası, asgari ücretin bilmem kaç katı maaş almaya başlıyor.

Milli takımın hocası, sürekli adaletten dem vurup sevmediği hocaların takımlarından oyuncu almıyor.

Milli takımın federasyon başkanı, milli takımın kaptanı çıkıp ülkedeki siyasi seçim için partizanlık yapar hale geliyor.

Milli futbolcu, bir başka milli futbolcunun ağzına silah sokuyor. Milli futbolcu, uçakta gazeteci dövüyor. Milli davada milli futbolcu prim kavgası yapıyor, sen çok aldın, ben az aldım.

Otorite sahibi milli takım hocası tüm bu olaylara sebebiyet veren milli takım oyuncularını affediyor.

Göt zoruyla en iyi üçüncü olup, finallere katılan milliler kendilerini en iyi zannetmeye başlıyor, en ufak eleştiriye gelemiyor lakin başarılı da olamıyor.

Asgari ücret ile geçinmeye çalışan halk, milli takımda prim kavgası yapan adamların maçını izleyip mutlu olmaya çalışıyor.

Hal böyle olunca insan, dönemin çirkef denilen Alpaylarını, Kel Hasanlarını bile özlüyor.

Hal böyle olunca insan, nerde o eski milli takım diye isyan ediyor.

Hal böyle olunca insan, Tarkan’ın o şarkısını bile özlüyor.

Eski Türkiye geride kalmış, milli takım bile yenileşme yoluna gitmiş.

Yeni Türkiye’nin milli takımı buysa sağ olun ben almayayım, size kalsın.

Milli takım bitmiş okeye dönüyor.

Bu yazı toplam 596 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Haberler Ankara | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 545 221 98 97 | Faks : 0 850 303 80 36 | Haber Scripti: CM Bilişim