• BIST 81.712
  • Altın 147,154
  • Dolar 3,8050
  • Euro 4,0356
  • Ankara 1 °C
  • İstanbul 6 °C
  • İzmir 9 °C

Avrupa Konseyi’nde Türk Başkan’dan Terör Dersi

Avrupa Konseyi’nde Türk Başkan’dan Terör Dersi
Terörle mücadele konusunda Avrupalıların gösterdiği samimiyetsizlik, Avrupa Konseyi Yerel Yönetimler Kongresi'nde konuşan Bursa Belediyeler Birliği ve Osmangazi...

Terörle mücadele konusunda Avrupalıların gösterdiği samimiyetsizlik, Avrupa Konseyi Yerel Yönetimler Kongresi'nde konuşan Bursa Belediyeler Birliği ve Osmangazi Belediye Başkanı Mustafa Dündar tarafından Avrupalı yetkililere ders niteliğinde ifadelerle aktarıldı.

Başkan Dündar, Avrupalıların Paris saldırılarından sonra gösterdiği tavrı Ankara ve İstanbul saldırılarından sonra göstermediğini ifade ederken, "Bugünkü Brüksel saldırısı terörle mücadelede daha kararlılık gösterilmesi gerektiğini ortaya koymuştur. Bugünkü Brüksel saldırısı ve Türkiye'de son dönemlerde yaşanan saldırıları kınamak istiyorum" dedi.

Fransa'nın Strasbourg Kenti'ndeki Avrupa Konseyi Yerel Yönetimler Kongresi'nin 30.oturumunda göç ve mülteci sorunu konusunda Bursa Belediyeler Birliği Başkanı Mustafa Dündar bir sunum yaptı. Sunuma başlarken, Brüksel'deki saldırıları kınayan Başkan Dündar, Avrupalı meslektaşlarına yüklenerek, "Bugün Brüksel'de ve Türkiye'de son dönemlerde yaşanan terör olaylarını kınamak istiyorum. Gerek Avrupa'da, gerek Ankara ve İstanbul'da onlarca insanın yaşamına mal olan saldırılar sadece ülkemize değil tüm insanlığa ve değerlerimize yapılmıştır. Ancak ne Ankara ne de İstanbul saldırıları uluslararası camiada gerekli yankıyı bulmamıştır, bir tepkiye neden olmamıştır. İçinde bulunduğumuz hassas dönemde siz Avrupalı dostlarımızı Paris'teki saldırılardan sonra ortaya konan tavrı Türkiye'deki saldırılara da gösterilmesi gerekirdi. Ancak böyle bir tavırla terörün gelecekte sizin ülkenizi de tehdit etmeyeceği garanti olmayan uluslararası terörle mücadelede daha kararlılıkla sürdürülebilirdi. Bugünkü Brüksel saldırısı bunu göstermiştir" diye konuştu.

Avrupa Konseyi'ndeki temaslara Başkan Mustafa Dündar'ın yanısıra, birliğin üyesi olan İnegöl, Mustafakemalpaşa, Mudanya, Yenişehir, Orhaneli, Keles Belediye Başkanları ve CHP ve MHP'li meclis üyeleri de katıldı.

Fransa'nın Strasbourg şehrindeki toplantıda göç ve mülteci sorununu dile getiren Bursa Belediyeler Birliği ve Osmangazi Belediye Başkanı Mustafa Dündar,

Zorunlu göçlerin hem toplumsal hem de ekonomik dengeleri etkilediği için istenmediğini belirten Dündar, ancak savaşların ve baskıların kitlesel göçleri zorunlu kıldığına dikkat çekti. Ekonomiyi ve istihdamı destekleyen göçün ise bütün ülkelerin tercihi olduğunu belirten Dündar, II. Dünya Savaşı'ndan sonraki en büyük insanlık dramının Türkiye sınırlarında yaşandığına dikkat çekti. Dündar, "Daha önce Irak'ta yaşanan, 2011 yılından itibaren de Suriye'de var olan, kimin kiminle savaştığı belli olmayan acımasız bir savaş var. Bu savaşta 250 binden fazla kişi hayatını kaybetti. 8 milyon insan Suriye'den kaçmak zorunda kaldı. Bu kaçış bugün, dünyanın çözülmesi gereken en önemli gündem maddelerinden biri haline geldi. Bugün karşı karşıya olduğumuz göçün asıl sebebi savaştır. Savaşın durdurulması, barışın tesisi için herkesin elini taşın altına koyması gerekmektedir" dedi.

"TÜRKİYE HER ZAMAN MAZLUMLARIN YANINDA OLMUŞTUR"

Türkiye'nin stratejik ve coğrafi konumu itibari ile tarih boyunca kitlesel göçlerin nihai durağı olduğunu belirten Başkan Dündar, "Türkiye milyonlarca göçmene ev sahipliği yapmış, bugün de göçmenlere sınırlarını açmıştır. Bunun en önemli sebebi kültürel, ahlaki ve dini değerlerimizin bize zulüm gören insanların yanında olmayı öğretmesidir. 2011 yılından itibaren sınırlarını açan Türkiye, açık kapı politikası, geri göndermeme ve geçici koruma politikaları ile bugün dünyada en fazla mülteci barındıran ülke konumunda olmuştur. Şu anda Türkiye'de bulunan Suriyeli mülteci sayısı 2 milyon 715 bine ulaşmıştır. Ülkelerinden kaçan mültecilerin yüzde 50'si Türkiye'ye sığınmıştır. İstatistiklere göre Türkiye'yi yüzde 25 ile Lübnan, yüzde 12 ile Ürdün takip etmektedir. Mültecilerin yüzde 12'si kamplarda, çadır ve konteyner kentlerde, yüzde 88'i ise kamp dışında yaşıyor" diye konuştu.

"SURİYE GÖÇÜNDEN EN ÇOK ETKİLENEN BURSA OLMUŞTUR"

Birçok medeniyete ev sahipliği yapan Bursa'nın merkez ilçesi olan Osmangazi'nin nüfus olarak Türkiye'deki 56 ilden büyük olduğunu belirten Dündar, "Bursa'nın fethi ile başlayan göç hareketini daha sonra, 1530-1989 yılları arasında Anadolu'dan, Rumeli'den, Kafkasya'dan, Balkanlar'dan, Yunanistan'dan ve Bulgaristan'a kadar birçok yerden göçler takip etmiştir. Tüm bu göçler arasında sanayinin gelişmesi ile birlikte özellikle 1950'den sonra yoğun yaşanan Anadolu'nun kırsalından gelen iç göçler bugünkü Bursa'nın nüfusunu oluşturmuştur. Bursa, bugün de Suriye göçünden de en çok etkilenen şehirlerin başında geliyor. Şu anda resmi kaynaklara göre Türkiye'ye sığınan 2 milyon Suriyeli mülteciden 95 bini Bursa'da yaşıyor. Bu mültecilerin barınma, eğitim, sağlık, iş gibi birçok ihtiyaçlarını yerel yöneticilerin öz kaynakları ve sivil toplum kuruluşlarının destekleriyle sağlıyoruz. Osmangazi Belediyesi olarak göçmenlere aylık ortalama 9 bin ekmek, ikinci el giyecek, ev eşyası mobilya ve para yardımı yapıyoruz. Geçtiğimiz yıl 402 paket erzak, 2 bin 88 adet giysi, 100 bin adet ekmek Bursa'daki göçmenlere dağıtıldı. Yine belediye olarak, başta IHH olmak üzere çeşitli yardım kuruluşları ile birlikte Suriye'ye 265 ton gıda, 2 bin giysinin yanında, soba ve battaniye gibi çeşitli ihtiyaç maddelerinin yanı sıra yardım kuruluşlarının desteği ile 200 bin lira nakdi yardımda bulunduk. Bursa olarak son 3 ayda bu rakam 43 bin 994 kişiye nakdi, 42 bin 232 kişiye de gıda, giyecek, yakacak ve ev eşyası gibi temel ihtiyaç maddelerini olmuştur" şeklinde konuştu.

"KUCAK AÇTIĞIMIZ HER FERDİ TÜRK VATANDAŞI GİBİ AĞIRLIYORUZ"

Osmangazi Belediye Başkanı Dündar, "Geçici koruma altındaki Suriyeli mülteciler, hukuken makul bir süre için Türkiye'de kalma iznine ve üçüncü bir ülke tarafından mülteci olarak kabul edilene kadar geçici sığınma hakkına sahip oluyor. Bu kişilere sağlık, eğitim, iş, sosyal yardım ve hizmetler ile tercümanlık ve benzeri hizmetler sağlanıyor. Bu kapsamda en önemli düzenlemelerden biri, bu kimliğe sahip olan Suriyelilerin belirli iş kollarında çalışma izni alabilmeleridir. Bu, hem mültecilerin haklarının korunması hem de kamu görevlilerinin mültecilerin sorunlarını daha etkili çözebilmeleri açısından büyük önem taşıyor. Geçici koruma kısa vadede sorunun çözülmesi açısından önemli. Ancak göçün doğasında kalıcılık olduğu gerçeğinden hareketle uzun vadede çözümler üzerinde çalışıyoruz. Göçmenlerin iş, sağlık, eğitim, barınma ve diğer temel haklarının korunması için hükümet olarak da yerel yönetimler olarak da projeler geliştiriyoruz. Şu anda ülkemizde 400 bin Suriyeli çalışıyor. Bu durumun getirdiği bazı sorunlar var. Ucuz işçilik, kayıt dışı ekonomi, çocuk işçi çalıştırma ve sosyal sorunlar bunun başında geliyor. Göç çocuklarının eğitim problemleri var. Ülkemizde bulunan 700 bin çocuk okul çağında. Bu çocuklara eğitim olanağı sağlamak için, Milli Eğitim Bakanlığımız çeşitli düzenlemeler yaptı. 300 bine yakın Suriyeli ve Iraklı çocuğun eğitimi için dil sorununu da çözen 9 bin 369 Arap öğretmen eğitim ve öğretim için görevlendirildi. Yine aynı şekilde sağlık hizmetleri ilaç ve aşı gibi hukuki statüleri konusunda hem hükümet olarak hem de yerel yönetimler olarak çözümler üzerinde çalışıyoruz" şeklinde konuştu.

"SAVAŞTAN KAÇAN EĞİTİM SAHİBİ İNSANLAR, GÜNÜ BİRLİK İŞLERDE ÇALIŞMAK ZORUNDA KALIYOR"

Zorunlu göçün sosyolojik etkilerinin yanı sıra psikolojik boyutu da olduğunu ifade eden Dündar, "Savaştan kaçan, kendi topraklarını terk eden, toprağında eğitimli, meslek sahibi olan doktor, mühendis, avukat gibi birçok insan ülkemizde günübirlik işlerde ayakta kalma mücadelesi veriyor. Dil problemi yaşıyor, adaptasyon sorunu yaşıyor. Mülteciler, yeni şehir hayatına uyum sağlayamama, yerli halk ile kaynaşamama, aşırı yoğunluktan dolayı yeterli barınma imkânı bulamama gibi birçok sorunla karşı karşıya kalmaktadır. Tüm bu göçlerin doğal sonucu olarak suç artışı, kapkaç gibi adi suçlar, çocuk işçiler, kayıt dışı sokak satıcıları, dilencilik yapan ve barınma sorunu yaşayan nüfusta artış Türkiye'de ve Bursa'da da ortaya çıkıyor. Ama biz Türkiye olarak dünyanın en büyük göçlerinden birini göğüslemeye çalışıyoruz. Türkiye'de 2011 yılından itibaren 200 bin Suriyeli bebek dünyaya geldi. Bu bebekler ya ülkemizde ya da başka ülkelerde büyüyecek. Suriyelilerin geri dönmeleri, ülkelerinde barışın ve huzurun sağlanması kısa vadede temenni olarak görünüyor. Bu nedenle bizler ülkeler olarak politikalarımızı "dönmemeleri" üzerine oluşturmalı, kalıcı önlemler üzerinde çalışmalıyız" dedi.

"BUGÜNKÜ GÖÇÜN TEK SEBEBİ SAVAŞTIR"

Türkiye'nin bu kucaklayıcı tavrı ne yazık ki Avrupa ülkelerinden yeterince destek görmediğine dikkat çeken Dündar, "Avrupa'nın genel fikri, "doğu kapısını açık tutun, ancak batı kapısı kapalı olsun, bize gelmesinler" olarak görünüyor. Bu politikalar yüzünden denizlerde, göç yolunda aklımıza bile gelmeyen, gördüğümüzde dehşete düştüğümüz dramlara şahit olduk. Dünya, her gün açık denizlerde botların battığı, küçük bedenlerin kıyılara vurduğu, Ege ve Akdeniz'in insan mezarlığına dönüştüğü, insan tacirlerinin çoğaldığı, ülkelerin bunu önleyecek hiçbir adım atmadığı bir insanlık ayıbı yaşıyor. Bugün yaşadığımız göç, görmezden gelerek, yok sayarak ya da sorunu dondurarak çözeceğimiz bir konu değildir. Bu politikanın değişmesi için uluslararası işbirlikleri geliştirilmelidir. Göç çocukları ve kadınlar öncelikli konulardır. Eğitim, dil, barınma, sağlık ve tüm temel insani ihtiyaçlar öncelikle ele alınmalıdır. Bugün karşı karşıya olduğumuz göçün asıl sebebi savaştır. Savaşın durdurulması, barışın tesisi için herkesin elini taşın altına koyması gerekmektedir. Bu destek, sadece sığınmacılara çözüm için değil insanlık adına önemlidir. İnsanları ayrıştıran değil birleştiren bir işbirliği, göçün getirdiği sorunları en aza indirecektir. Bu hali ile şekillenen göç ülkeler arası dostluğu pekiştiren ortak tarih oluşturan önemli bir araç olacaktır" şeklinde sözlerine son verdi.

BAŞKAN DÜNDAR KONSEY BAŞKANINI ZİYARET ETTİ

Başkan Mustafa Dündar, sunumu öncesi Avrupa Konsey Yerel Yönetimler Kongresi Başkanı Jean Claude Frecon'u makamında ziyaret etti. Ziyarete Avrupa Konseyi Yerel ve Bölgesel Yönetim Kongresi Başkan Yardımcısı Gaye Doğanoğlu ile diğer Türk Belediye Başkanları da katıldılar. Ziyaretin anısına Başkan Dündar Frecon'a Ulucami'nin resmedildiği bir çini tabak hediye etti.

Avrupa Konseyi’nde Türk Başkan’dan Terör Dersi

Avrupa Konseyi’nde Türk Başkan’dan Terör Dersi

Avrupa Konseyi’nde Türk Başkan’dan Terör Dersi

Avrupa Konseyi’nde Türk Başkan’dan Terör Dersi

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Haberler Ankara | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 545 221 98 97 | Faks : 0 850 303 80 36 | Haber Scripti: CM Bilişim