• BIST 90.383
  • Altın 144,560
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • Ankara 0 °C
  • İstanbul 5 °C
  • İzmir 7 °C

AVRUPA MI YAKIN, MEMLEKET Mİ ???

Ebru Oğuzhan Yeter

Bayram sabahları bir başka olurdu çocukluğumda.Göle'de daha çok kış aylarında yaşadığım bayramları hatırlıyorum.Günler öncesinden yapılan hazırlıklar en çok ta evdeki temizlik ve düzen tatlı bir yorgunluk bırakırdı üzerimizde.Mutlaka misafir odası en güzel şekilde hazırlanır ve asla girilmezdi.Defalarca bir eksik var mı diye kontrol etmeyi de ihmal etmezdik.

Her bayram çocuklar için mutlaka yeni giysiler alınır, günler öncesinden başucunda onları giymenin hayali ile uyunurdu.Alınan her parça çok değerliydi.

Davul sesleriyle kalkılan sahurlar,paylaşılan iftar yemekleri,kurban kesimi ve dağıtılması hepsi ayrı bir heyecanla ve özenle yaşanırdı.

Evde yapılan baklava ve börekler en yakın ekmek fırınına götürülmek üzere hazırlanırdı.Sabah erken kalkılır sabah namazına giden evin erkeklerinin dönüşü beklenir sabah kahvaltısı hep birlikte yapılırdı.

Babamız camiden eve dönerken mutlaka bir-iki misafirle gelir büyük bir zevkle gelen ilk misafire ikramlar yapılırdı. Evdeki bayram kutlamasının ardından mutlaka kapıyı çalan cıvıl, cıvıl çocuklar olurdu. Bayram harçlıklarımız sık sık sayılır bayramdan sonra nasıl harcayacağımızın hayali kurulur bu hayal sürekli değişirdi..

Daha küçük yaşlardan hatırladığım ve en sevdiğim bölümlerden biri de bayramlıklarımızı giyip mahallede komşuları gezerek, bayram kutlayıp şeker toplamaktı.Kimse çocuğundan endişe etmezdi.Hiç kimse gelen çocuğu geri çevirmez, onu gülerek karşılardı.Toplanan şekerler ara sıra sayılır, bazan tatlı bir yarışa dönüşürdü.Özellikle çikolata varsa, hemen tadına bakılırdı. Daha çok  kış aylarında yaşadığımız bayramların tad, eminim, yaşayan bir çok kişi için çok özeldi.Unutamadığım güzel bir anı da  bir sonraki bayramda  göndereceğim bayram kartları ve zarfları almak için harçlığımdan para ayırmaktı. 

En büyük zevkim mutlaka bayramlarda  bayram  kartı göndermekti.80'li yılların sonlarına kadar bayramlarda ve özel günlerde mutlaka çeşitli kartlar yazar gönderirdim.

Aldığım mektup ve kartları okumanın heyecanını  ise hiç bir şeye değişmem.Emek verilerek yazılan,içine sevgi,özlem konulan o kutlama kartlarının ve mektupların insana verdiği mutluluğun değeri ölçülemez.

Şimdi ne yazık ki, birçok değerlerimiz gibi  bayramlarımız da bayram havasından çok tatil havasına dönüşmüş durumda.

Bir yıl boyunca yoğun çalışmanın ardından biriktirilen parayla,alınan krediyle uzun kuyruklar ve zorluklar sonunda memlekete gitme planları yapılıyor.

Her bayram alıştığımız korkunç kaza manzaraları hergün haber programlarında ölüm sayılarıyla istatistiklere geçiyor.

İstanbulda kalanlar ise köprülerin yolların,ulaşımın bayram suresince bedava olmasını fırsat bilip çoluk çocuk ilk duraktan son durağa gidip cebinde bir simit, bir çay parası ve kimbilir aklında ne hayallerle İstanbul turu yaparak tatili geçiriyor.

İlk gün, varsa yakın komşu ve akraba ziyareti ile geçerken diğer günler alışılmış piknik alanlarını doldurma,yeşil alanlarda uyuma,tehlikeli yerlerde denize girme ve benzeri şekilde geride çöp yığınları bazen boğulma haberleri  bırakılarak akıp giden zamana dönüşüyor.

Biraz orta halli olanlar sürekli reklamları yapılan 4-5 yıldızlı otellerin taksitli turlarını takip edip kendilerini mutlaka güneye-Egeye atma planları yapıyor.Kredi kartı yetmese de mutlaka yedek bir kart vardır.ödeme mi ? olsun bir dahaki bayrama bankaların'' bayram kredileri yetişir elbette.

Giderken çileye dönüşen yolculuk bir kaç günlük memleket havası,özlem giderme hava değişimi,eş dost ziyareti bayram bitince dönüş çilesine dönüşen uzun yolculuklar ve yine haber kanalları ve yine kazalar ve ne yazık ki borç harç içinde gidilen tatilden dönüşün acı bilançosu.

Bunun yanında birde bayramı yurt dışında geçirmek için özel emek harcayanlar var.3-4 günlük cazip turlar reklamlarla öyle büyük algı oluşturuyor ki insanlar yurt dışına gitmeyi memlekete gitmekten daha hesaplı bulup Avrupa görmeyi tercih ediyor.

3-4 günlüğüne gidenler Avrupa'da bayram havası yaşıyor mu bilmem ama ağır şartlarda Avrupa'da çalışan gurbetçilerimiz ise büyük zorluklarla memlekete gelme bir an önce sevdiklerine kavuşma çabası içindeler.Sınır kapılarında yaşanan sorunlar,trafik,stres öfke yerini memlekete varınca hasret gidermeye,ve huzura bırakıyor. 

Teknoloji her ne kadar bizleri çok eskilerle buluştursada,uzakları yakın etsede eski bayramların bize yaşattıklarını asla yaşatmıyor o tadı vermiyor.Her geçen gün bu geleneklerimiz hızla kayboluyor.Yerini tüketime bırakan çılgın bir bayram alışverişine dönüşüyor.Doyumsuz çocuklar,doyumsuz genclik ve yeni çağa ayak uydurmak zorunda hisseden yetişkinler olarak sürüyor.

Ekonomik zorluklar,gelir dağılımındaki eşitsizlik,ülkemizin içinde bulunduğu belirsizlik,reklamlarla oluşturulan algılar,
Şehir yaşamı,teknoloji,stres,çocukların gelecek kaygısı ve çeşitli sıkıntılar artık insanları bayramlarda evde kalıp misafir ağırlamaya değil evden uzaklaşıp kafa dinlemeye zorluyor.

Büyüklere yapılan ziyaretler sadece telefonla konuşmakla gerçekleşiyor.El öpme,harçlık verme,hediyeleşme kültürümüzü bize unutturmaya çalışıyorlar ve biz de bu avrupai kutlama ve tatil havasına hemen alışıyoruz.

Şarkının sözlerinde olduğu gibi ''bayramlar mı eskidi,bizler mi yaşlandık?'' Bayramlar eskimedi ama biz bayramları unutturuyoruz,ve yaşlanıyoruz..öyle sanıyorum  ki bizden sonra çocuklarımıza bırakacağımız bu kadar anıları olan bayramlar olmayacak.

Ramazan ayını geride bıraktık,bugün bayram;

Savaşın ortasında,bombaların,silahların gölgesinde,evsiz barksız,vatansız düşman işgalinde hiç bir ülke,hiç bir millet kalmasın.

İçinde umut olan,güzel anılar barındıran,vefalı dostlukların çoğaldığı sevginin, barışın,tam bağımsızlığın  egemen olduğu nice bayramlar dileyerek,herkesin bayramını ve tatilini huzur ve sağlık içinde geçirmesini kazasız belasız dönmesini umut ediyorum... 

Sevgiyle kalın..

11758833_473445636164525_241209122_n.jpg

Bu yazı toplam 1318 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Haberler Ankara | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 545 221 98 97 | Faks : 0 850 303 80 36 | Haber Scripti: CM Bilişim