• BIST 108.489
  • Altın 151,139
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • Ankara 12 °C
  • İstanbul 18 °C
  • İzmir 20 °C

BATI MEDENİYETİ

Fatih Yokuş

Daha önceki  “vahşi batı” başlıklı yazımda batının gerçek yüzünü anlatmaya çalıştım. Yanlış anlaşılmasın batının müspet fen ve ilmini değil felsefi düşünce yapısı, işgalci, sömürücü, katliamcı ve iki yüzlülüğünü dile getirdim.

Medeni olarak bilinen ve insan hak ve özgürlüklerin ileri seviyede olduğu Avrupa, aslında kendileri dışındaki ikinci, üçüncü ülkeler için hiçte öyle olmadığı (Suriye'den kaçıp Avrupa'ya sığınmak istenen insanlara reva gördüğü muamelelerle) gerçeğidir.

Batı da denilen bu medeniyet, kendileri dışındaki ülkeleri sömürmek için ülkeleri işgal yerine istikrarsızlaştırma, iç kargaşa çıkarma yoluna başvurmaktadırlar. Ülkemizde yaşanan son darbe girişimi de bu düşüncenin bir ürünüdür.

"Her musibette bir nasihat var" gerçeği ile ülkemizde yaşanan son darbe girişimini son olması için bazı gerçekleri bilmemiz gerekir.

Ülkemizin idari merkezine batı medeniyetinin yerleştirmesiyle, sıkıntılar yaşandığını, askerlerin kazan kaldırarak padişahlar değiştirdiğini, yeni çeri ocağını kapattırdığını, savaşlar ve neticesinde imparatorlukla beraber büyük topraklar yitirildiği, mal ve can kaybıyla büyük acılar yaşadığı bir gerçektir. 

İşte bunun neticesinde; II.Osman, I.İbrahim, IV. Mehmet, II.Mustafa, III.Ahmet, III.Selim, IV.Mustafa, Abdulaziz, V.Murat ve II Abdulhamit tahtan indirilmiştir. Bunca  Osmanlı sultanları askeri darbe ile değişmesine rağmen değişmeyen tek şey batı medeniyeti ve kültürünün devletin merkezindeki yerinin artığıdır. 

Koca imparatorluk mağlup olup tarihteki yerini alırken yerine kurulan Cumhuriyet hükumeti Anadolu'ya hapis edilmiş, yönetim şekli değişmiş ancak devletin merkezine daha katı bir biçimde batı medeniyeti yerleştirilmiştir.

Bunun için inkılaplar adı altında ülke insanı ile geçmişi arasındaki tüm bağlar kopartılarak, şapka kanunu, harf devrimi, laiklik ilkesi, çarşafın yasaklanması, ezanın kaldırılması, Kur'an eğitimini önlenmesi... Gibi devrimleri ile "modern ve medeni bir ülke" inşa edilmeye çalışılmıştır.

Sonuç ne mi oldu? Darbeler yine durmadı her on yılda bir devam etti, ülkenin başbakanı idam edildi, ülkeler müspet ilimlerle uğraşırken, ülkemiz darbe ve darbe girişimleri ile uğraşmıştır.

Şimdi yılarca yapılan yanlışlıklar devam edip batı merkezli bir ülke olarak yolumuza devam mı edeceğiz, yoksa elimizi başımızın arasına alıp bir değil bin defa düşünüp özümüze mi döneceğiz? 

"Vahşi batı" adı ile yazdığım yazıma yorum yapan değerli birisi "çözün ne?" diye sormuştu ben de kişisel görüşüm olarak derim ki;

1- Çekirdek ailemizi güçlendirmeliyiz. En küçük aileden tut ta en büyük aile olan devlete kadar  muhabet ve sevgiyi geliştirmeliyiz.

2- Büyüklere saygıyı, Küçüklere sevgi ilklerini insanlara öğretmeliyiz.

3-Tv. lerdeki dizi ve filmlerde toplumun örf, adet ve ananesine önem verilen yayınları devlet tarafında desteklemeliyiz.

4- Özellikle batı hayranlığını uyandıran, aile yapısını zedeleyen, amca, dayı, hala, teyze, abi, abla, kardeş ve bacı gibi ailenin temel yapısına önem vermeyen, gelin ve kaynana çekişmelerini ön plana çıkaran, evliliği önemsizleştiren, Eşler arasında ki namus duygularını zedeleyen, özgür yaşam adı altında evliliği gereksiz hale getiren yayınlara gerekli caydırıcı cezalar vermeliyiz.

5- Din istismarını önlemek için tüm eğitim kurumlarında yeterli biçimde ve ehil kişilerce devlet eli; Din dersi, Siyer ve Kur'an derslerini vermeliyiz.

6-Toplumun anane, gelenek ve göreneklerini geliştirmeliyiz.

7-Batının müspet ilminden faydalanırken, onun felsefi zararlarını öğretmeliyiz.

Evet artık uyanmak lazım, batı merkezli devlet idaresi ile çok acılar çektik ve ağır bedeller ödedik. Artık milletin milli ittifakı ile sağlanan bu zaferi taçlandırmak zamanı. 

Daha önce devletin merkezine doğuyu yerleştirip çadır kültüründen yeddi düvele hüküm edip imparatorluklar kurduk, batı medeniyeti ile kayıp ettiğimiz imparatorluğu ve Anadolu'ya hapis olunan bu medeniyetin merkezine yeniden doğuyu yerleştirirsek eski günlere dönmek hiçte zor değildir.

DUA VE SELAMLARLA..

Bu yazı toplam 891 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Haberler Ankara | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 545 221 98 97 | Faks : 0 850 303 80 36 | Haber Scripti: CM Bilişim