• BIST 106.843
  • Altın 142,580
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • Ankara 26 °C
  • İstanbul 25 °C
  • İzmir 30 °C

Belediye Gelirlerinin Tahsilatında Uygulanabilecek Yöntemler

Taner Eraslan
  1. Giriş

Anayasamızın 127.maddesi ile mahalli idarelere görevleriyle orantılı gelir kaynakları sağlanacağı hüküm altına alınmıştır. Ancak, sağlanan gelirlerin, mahalli idarelere ilgili mevzuatlar çerçevesinde verilen görevlerle orantılı olmadığı, oldukça yetersiz kaldığı sürekli dile getirilmektedir.

Gelirlerin eksikliği bir yana, mevcut gelirlerinin toplanması da belediyeler açısından oldukça sorunlu bir süreçtir. Bu durum hem mevzuatın yetersizliğinden hem de nitelikli personel sayısının azlığından kaynaklanmaktadır.

Belediye gelirlerine ilişkin usul işlemleri, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu ile 6183 sayılı Amme Alacakları Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre yürütülmektedir[1]. Bu çalışmada, bağımsız vergi dairesi özelliği taşımayan belediye gelir birimlerinin tahsilat işlemleri değerlendirilecek, bu süreçte dikkat edilmesi gerekenler ortaya konmaya çalışılacaktır.

  1. Genel Olarak Belediye Gelirlerinin Tahsil Şekilleri

5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunun 72.maddesi gereği yetkisiz tahsilat yasaklanmıştır. Bu nedenle yetkili kılınmış görevlilerce gelirlerin tahsili söz konusu olacaktır. Diğer taraftan 6183 sayılı Kanun’un 40.maddesinde ödemenin, alacaklı tahsil dairesinin salahiyetli ve mesul memurları tarafından verilecek makbuz karşılığı yapılacağı, makbuz karşılığı yapılmıyan ödemelerle selahiyetli ve mesul memurlardan başkalarına yapılan ödemelerin amme alacağına mahsup edilemeyeceği ve amme alacaklarının tahsilinde kullanılan makbuzların şeklinin ilgili amme idarelerince tayin edileceği hüküm altına alınmıştır.

Amme alacağı olarak tanımlanan belediye vergi, harç ve katılma payı tahsilatlarında yukarıda yer verilen temel kurallara uyulması oldukça önemlidir.

Vergi, harç ve katılma payı tahsilatında temel kural, borçlunun ikametgahının bulunduğu yer tahsil dairesine ödenmesidir[2]. Bu şekilde yapılan tahsilatlar belediye veznesine yatırılır veya tahsildar, icra memuru gibi muhasebe yetkilisi mutemetleri aracılığıyla yapılır.

Bu kapsamda, tahakkuk belgelerine dayanılarak yapılan vergi ve benzeri tahsilatlar karşılığında “Vergi Dairesi Alındısı”[3] düzenlenmektedir. Vergi dairesi alındıları iki nüshalı olup, düzenleyen ve yetkili memur tarafından imzalandıktan sonra tahsil için tahakkuk belgesi ile birlikte vezneye verilmektedir. Bu alındıların aslı, parayı teslim eden kişiye verilmektedir. Ancak, vergi dairesi alındısının düzenlenmesi sırasında; Mahalli İdareler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliğinin 50.maddesinde belirtilen hususlara dikkat edilmesi gerekmektedir. Diğer taraftan, bir gün içinde nakden tahsil olunan her türlü vergi, resim, harç ve fon gibi gelirler ile diğer tahsilat yardımcı hesaplar itibarıyla tahsilat bordrosuna[4] kaydedilmesi gerekmektedir.

Mükellefler adına emanete alınmış tutarlardan vergi veya diğer borçlarına mahsubu gerekenler ve mahsuben yapılan diğer tahsilat için “Mahsup Alındısı[5]” (Örnek: 43) düzenlenmesi gerekmekte olup, vergi daireleri dışındaki muhasebe birimlerince bütçe emanetleri hesabına alınan paralar, yüklenici istihkaklarından yapılan vergi, fon, icra, teminat ve diğer kesintiler karşılığında, hak sahibinin istemesi halinde, mahsup alındısı yerine geçmek üzere muhasebeleştirme belgesinin onaylı bir nüshası verilmesi gerekmektedir. Mahsuben yapılan tahsilat için de ayrı tahsilat bordrosu düzenlenmektedir.

Bir gün içerisinde tahsil edilen paralardan, ertesi gün kasadan yapılacak ödemeler için Maliye Bakanlığınca belirlenen limit alıkonularak fazlası, düzenlenecek teslimat müzekkeresi[6] ile bankaya yatırılır.

Tahsildarlar tarafından yapılan tahsilat için tahsildar alındısı[7] kullanılması gerekmekte olup, bu alındı, biri dipkoçanı olmak üzere üç nüshalıdır. Bir nüshası parayı yatırana, bir nüshası ilgili servise verilmesi gerekmektedir. Tahsildar ve icra memurlarınca başka muhasebe birimleri adına yapılan tahsilatta alındının bir nüshası muhasebe işlem fişi ekinde adına tahsilat yapılan muhasebe birimine gönderilir.

Tahsildar ve icra memurlarının, tahsildar alındıları ile yaptıkları tahsilat, tahsildar ve icra memurları tahsilat bordrosu[8] ile vezneye yatırılır. Üç nüsha olarak düzenlenen bordronun birinci nüshası tahsilata ait alındılarla birlikte vezneye, ikinci nüshası tahsildar ve icra memurlarının bağlı bulundukları servis şefine verilerek, tahsildar ve icra memurları adına açılacak dosyalarda tarih sırasına göre saklanır; üçüncü nüsha ise tahsilatı yapan icra memuru veya tahsildarda kalır.

Yukarıda belirtilen tahsildar alındısı ile yapılan tahsilat dışındaki muhasebe yetkilisi mutemedi tahsilatında muhasebe yetkilisi mutemedi alındısı[9] kullanılır. Alındı, birisi dipkoçanı olmak üzere üç nüshalı olup bir nüshası parayı teslim edene, bir nüshası alındıyı düzenleyen yetkilinin bağlı bulunduğu birime verilir. Muhasebe yetkilisi mutemetlerince yapılan tahsilat, tarih ve alındı seri ve sıra numarasıyla “Muhasebe Yetkilisi Mutemetleri Kasa Defteri”[10] ne işlenir.

3. Özel Tahsilat Şekilleri

6183 sayılı Kanun’un 1.maddesi gereği belediyelere ait vergi, resim, harç, ceza tahkik ve takiplerine ait muhakeme masrafı, vergi cezası, para cezası gibi asli, gecikme zammı, faiz gibi fer'i amme alacaklarının tahsili ve takibi, sözü edilen Kanun’a göre yürütülmektedir.

Söz konusu mevzuat düzenlemeleri çerçevesinde, 6183 sayılı Kanun’un 41.maddesinde yer alan hususi tahsil şekilleri belediye gelirleri tahsilatı için de geçerli olacaktır. Buna göre:

  1. Çizgili çek kullanılmak suretiyle tahsilat

Çekle tahsilatlarda temel kural, amme alacağının ödenmesi için düzenlenen çekİN ilgili vergi dairesi adına, emre muharrer olmadığı kaydı ile ve bir banka üzerine çekilmesidir[11]. Bununla birlikte, çekler tahsil dairesine, postaya veya bankaya verildiği tarihle veya en çok bir gün evvelki tarihle tanzim edilmiş olmalıdır ve daha eski tarihli çekler kabul edilmemesi gerekmektedir.[12] Bu şekilde yapılan tahsilatlarda ödeme tarihi, çekin tahsil dairesine veya bankaya verildiği, tarihtir.[13]

Diğer taraftan, kurum adına düzenlenmiş banka çekleri ve özel finans kurumlarının çekleri kabul edilir. Alınan çek, sol alt köşesinden sağ üst köşesine çizilen iki kalın paralel çizgi arasına kurumun hesabının bulunduğu bankanın adı yazılarak, çizgili çek haline getirilir. Devlet sermayesiyle kurulmuş veya sermayesinde Devletin iştiraki bulunan idare ve kurumlar ile genel yönetim kapsamındaki idarelerin verecekleri çeklerde bloke onayı aranmaz. Hesap sahiplerinin nam ve hesabına bizzat ilgili banka ya da özel finans kurumu tarafından düzenlenerek kuruma verilmiş olan çekler de bloke çekler gibi kabul edilir.

Bankalarca bastırılacak çeklerin arkasında; matbu olarak bloke şerhine yer verilmiş ve bu şerhlerin şube yetkililerince imzalanmış olması durumunda söz konusu çekler de kurumunca blokeli çek olarak kabul edilir. Bloke şerhinde gösterilen tutarın üzerinde keşide edilen çekler ise kesinlikle kabul edilmez.

Bu şekilde alınan çekler karşılığında alındı belgesi verilir ve alındı belgesinin üzerine “çekle tahsil edilmiştir” kaşesi basılır. Kuruma veya muhasebe yetkilisi mutemedine verilen çekler düzenlenecek dört nüsha teslimat müzekkeresi ile tahsil için bankaya gönderilir. Tahsil için bankaya gönderilen çekler bu hesaba, yardımcı hesapları itibariyle borç ve alacak kaydedilir.

Karşılıksız çıkan çeklerle ilgili olarak gerekli hesap düzeltmeler yapılmakla birlikte, mükellef hakkında ilgili kanun hükümlerine göre işlem yapılması sağlanır.

Muhasebe yetkilisi mutemetleri, çekle tahsilat yapmaları halinde, çeki en geç ertesi iş günü içinde muhasebe biriminin veznesine teslim etmek zorundadırlar.

  1. Banka aracılığıyla tahsilat

Mükellef hesabından aynı bankadaki ilgili vergi dairesi veya Merkez Bankası hesabına münakale suretiyle veya vergi dairelerinin veya Merkez Bankasının hesabı bulunan bankalara bu daireler hesabına ödeme suretiyle tahsilat da söz konusu olabilmektedir.

Bu durumda, bankaca beş nüsha olarak düzenlenen Vergi Tahsil Alındıları[14], yetkililer tarafından imzalanıp onaylandıktan sonra “mükellef” nüshası parayı teslim edene verilir, “… kurum” yazılı iki ve üçüncü nüshaları vergi tahsil alındıları, günlük icmal cetveli ekinde en geç tahsilatı takip eden günün sonuna kadar ilgili kuruma gönderilir, “banka” yazılı dört ve beşinci nüshaları ise bankada kalır.

Bu şekilde yapılan tahsilatlar, vergi tahsil alındıları günlük icmal cetveline[15] , kurum adına tahsilat yapmaya yetkili bankalarca bir gün içerisinde tahsil edilen vergi ve benzeri tahsilat karşılığında düzenlenen vergi tahsil alındıları kaydedilir. Kurum tarafından bastırılan “vergi tahsil alındısı” ve “vergi tahsil alındıları günlük icmal cetveli” bankalara yeterli miktarda verilir.

d) Postaneler vasıta kılınmak suretiyle tahsilat

6183 sayılı Kanun’un 41.maddesi Maliye Bakanlığına hususi ödeme şekilleri ile ilgili düzenleme yapma yetkisi vermiştir. Diğer taraftan 5345 sayılı Gelir İdaresi Başkanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunun 12 nci maddesinin (e) bendindeki “Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun uygulanmasında kamu kurum ve kuruluşları arasında uygulama birliğini sağlamak.” görevi ve misyonu gereğince 6183 sayılı Kanunu uygulayan amme idareleri arasında uygulama birliğinin sağlanması ve tarafların tek kaynaktan bilgilenmelerinin temin edilmesi amacıyla Tahsilat Genel Tebliğleri[16] hazırlanmıştır.

Söz konusu Genel Tebliğlerde, iki amme alacağı türünün[17] PTT Genel Müdürlüğü aracılığıyla yani  PTT iş yerlerince PTT alındısı/vergi tahsil alındısı düzenlenmek suretiyle tahsiline yetki verildiği, bunun dışında PTT iş yerlerinin Devlete ait alacaklardan, vergi dairelerince tahsil edilen herhangi bir amme alacağını tahsil yetkisi bulunmadığından, PTT iş yerlerine, tahsilat yetkisi verilmemiş amme alacaklarının vergi tahsil alındısı, posta çeki ve yurt içinde posta havalesi kullanılmak suretiyle ödenmesi mümkün bulunmadığı belirtilmiştir.

Diğer taraftan İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Genel Müdürlüğü’nün tarafından ise 12/08/2009 tarih ve 21108 sayılı Genelgesinde “6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanunun 41. maddesi hükmüne göre çizgili çek, mükellef hesabından münakale, hesaba ödeme, PTT vasıtası ile ödeme, Banka kartı, kredi kartı ve benzeri kartlar kullanılmak suretiyle ödeme yapılabilecektir.” denilmektedir.

Maliye Bakanlığının belirlemesinin sadece devlete ait amme alacakları için (il özel idareleri ve belediyeleri 6183 sayılı Kanun’un 1.maddesi devlet tüzel kişiliğinden ayrı belirtmiştir.) geçerli olacağı düşünülmekle birlikte konunun tartışmalı olduğunu belirtmekte yarar görüyoruz.

Ancak uygulamada posta havalesi ve çeki ile yapılan ödemeler üzerine düzenlenen vergi dairesi alındılarına "PTT ile gönderilmiştir", kaşesinin basılmasına, dikkat edilmesi gerekmektedir.

e)Banka kartı, kredi kartı ve benzeri kartlar kullanılmak suretiyle,

Banka kredi kartı ile yapılan tahsilatta, kart sahibi ile hizmetten yararlananın farklı olması halinde, düzenlenen alındıda kart sahibi ile birlikte hizmetten yararlanan kişinin de adı ve soyadı ile T.C. kimlik veya vergi kimlik numarası bilgilerine yer verilir. Kredi kartı üye iş yeri sözleşmesinde yer alacak hükümler ile POS cihazı kullanılması, kredi kartlarının kabulü hususlarında Bakanlıkça yapılan düzenlemelere uyulması esastır.

  1. Dikkat Edilmesi Gerekli Hususlar

Bankalarca tahsil edilen veya banka kartı, kredi kartı ve benzeri kartlar kullanımı karşılığı olarak ödenmesi gereken paraların T.C. Merkez Bankasına aktarılması süresi, tahsil edildikleri tarihten itibaren azami 7, kredi kartı ile yapılan ödemelerde, işlem tarihini takip edene günden itibaren azami 20, postaneler vasıta kılınmak suretiyle yapılan ödemelerde, yapılan ödemelerin ilgili vergi dairelerine intikal ettirilme süresi, ödemenin yapıldığı tarihten itibaren azami 10 gündür[18].

Uygulamada bu sürelere dikkat edilmesi oldukça önemlidir. Çünkü bu sürelere uyulmaması gecikme zammı ödenmesi sonucunu doğurabilir. Gerçekten de 6183 sayılı Kanun’un 41.maddesinde “Bankalarca tahsil edilen veya banka kartı, kredi kartı ve benzeri kartlar kullanımı karşılığı olarak ödenmesi gereken paralar süresinde T.C. Merkez Bankasına aktarılmadığı, postaneler vasıtasıyla yapılan ödemeler süresinde vergi dairelerine intikal ettirilmediği takdirde, söz konusu amme alacağı, tahsilatı yapan bu kuruluşlardan gecikme zammı tatbik edilmek suretiyle tahsil edilir” denilmektedir.

“…Vergi Borçlarını Postaneler Vasıtasıyla Ödeyen Mükelleflere Ait Posta Çeklerinde Bulunan Tutarı, 6183 Sayılı Kanunun 41.Maddesinde Belirlenen Süre İçinde Vergi Dairesine Aktarmayan Ptt İdaresinden Gecikme Zammı ve Sorumlulardan % 10 Ceza[19] Alınacağı Hk.”[20]

“…6183 Sayılı Yasanın 41. Maddesi Uyarınca Tahsil Edilen Vergilerin İntikali İçin Yasada Öngörülen 7 Günlük Süreyi Aşmamak Şartıyla Bankalar İçin Ayrı Süre Belirlenebileceği, Ayrıca Yasada Ayırık Bir Düzenleme Bulunmadığından, Teknik Arıza Gibi Gecikme Sebeplerinin Kabul Edilemeyeceği Hk.”[21]

Diğer taraftan, tahsilat işlemlerinde mevzuatta öngörülen standart formların düzenlenmesi de amme alacağının amme borcundan mahsup edilmesi için zorunlu bir şart olduğu gözden kaçmamalıdır.

“…Mezkur Genel Tebliğ hükümleri gereğince bankalarca vergi tahsilatı yapılması esnasında vergi tahsil alındısının düzenlenmesi zorunlu olup, 2001/6 dönemine ait Gelir Stopaj Vergisi ödemenize ilişkin vergi tahsil alındısının ………..Vergi Dairesine ibraz edilmemesi durumunda söz konusu borca mahsup işleminin yapılması mümkün bulunmamaktadır.”[22]

“…Buna göre, adı geçen banka şubesince yukarıda belirtilen şekilde tahsilat yapılmadığından (dairenize ‘Vergi Tahsil Alındısı’ ibraz edilmediğinden), söz konusu tahsilatın, protokole göre yapılmış bir tahsilat olarak kabul edilmesi mümkün bulunmamaktadır.”[23]

Yukarıda belirtilen mevzuat hükümlerinin bankalarca kabul edilmeyeceği iddia edilmekle birlikte, amme alacağının tahsilat işlemi ancak idare tarafından mevzuat çerçevesinden verilen yetki çerçevesinde yapılabilmektedir. 6183 sayılı Kanun’a göre de tahsilata ilişkin kuralları idare belirlemektedir.

Sonuç ve Değerlendirme

Belediyelerin vergi, harç ve katılma payı tahsilatlarında yukarıda açıklanan hususlara dikkat etmesi oldukça önemlidir. Gelirlerin yetkilisiz kişilerce tahsili hem mevzuata aykırılık oluşturmakta hem de kayıt düzenini bozmaktadır.

Mevzuatın belirlediği ve izin verdiği çerçevede tahsilat işlemlerinin yapılması, birçok yanlışlıkları da önleyecektir. Bu yanlışlıkların önlenmesi, 6183 sayılı Kanun’un belediyelerde uygulamasına yönelik düzenlemelerin daha açık ve güncel hale getirilmesiyle mümkün olabilir. Kanundan yetki alan idarelerin bu görevlerini zamanında yerine getirmeleri, fiili uygulamaları ve mevzuata aykırı karışık işlemleri engelleyecektir. Bu çerçevede belediye tahsilat işlemlerine yönelik denetim ve kontrol daha sistemli ve ayrıntılı yürütülebilecektir.


[1] 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu’nun 98.maddesi ve 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunun 37.maddesi gereği, belediyelerce alınacak vergi, harç ve katılma payları hakkında 213 sayılı Vergi Usul Kanunu ile 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun ve bunların ek ve tadilleri hükümleri uygulanmaktadır.

[2] 6183 sayılı Kanun 38.madde

[3] Mahalli İdareler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliği, Örnek-42 numaralı form.

[4] Mahalli İdareler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliği, Örnek-40 numaralı form.

[5] Mahalli İdareler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliği, Örnek-43 numaralı form.

[6] Mahalli İdareler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliği, Örnek-44 numaralı form.

[7] Mahalli İdareler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliği, Örnek-45 numaralı form.

[8] Mahalli İdareler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliği, Örnek-48 numaralı form.

[9] Mahalli İdareler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliği, Örnek-46 numaralı form.

[10] Mahalli İdareler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliği, Örnek-47 numaralı form.

[11] 6183 sayılı Kanun 42.madde

[12] 6183 sayılı Kanun 43.madde

[13] 6183 sayılı Kanun 44.madde

[14] Mahalli İdareler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliği, Örnek-49 numaralı form

[15] Mahalli İdareler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliği, Örnek-50 numaralı form

[16] Söz konusu tebliğler, Seri No:A, Sıra No:1 (Resmi Gazete tarihi: 30/06/2007, sayı:26568) ve Seri No:A, Sıra No:3 (Resmi Gazete tarihi: 19/07/2008, sayı:26941)

[17] 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa24 göre verilen trafik idari para cezaları ve 5539 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanunun 21 inci maddesine istinaden erişme kontrollü karayollarından kaçak geçiş yapanlardan aranılan geçiş ücreti ve idari para cezaları

[18] 6183 sayılı Kanun 41.madde

[19] %10 ceza uygulaması, Anayasa Mahkemesi’nin 23/3/2004 tarihli ve E. 2001/119 , K. 2004/37 sayılı Kararı iptali son bulmuştur.

[20] Danıştay 7.Daire Kararı, 21/12/1994 tarih ve K.1994/6385 ve E.1992/274

[21] Danıştay 10.Daire Kararı, 13/11/2000 tarih ve K.2000/5642 ve E.2000/180

[22] Gelir İdaresi Başkanlığı İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığının 29.12.2008 tarih ve 14061 sayılı özelgesi.

[23] Gelir İdaresi Başkanlığı İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığının 15.04.2008 tarih ve 4844 sayılı özelgesi

Bu yazı toplam 2151 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Haberler Ankara | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 545 221 98 97 | Faks : 0 850 303 80 36 | Haber Scripti: CM Bilişim