• BIST 97.533
  • Altın 145,781
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • Ankara 17 °C
  • İstanbul 20 °C
  • İzmir 20 °C

BİZ KARDEŞİZ, DÜŞMAN DEĞİLİZ !!

Ebru Oğuzhan Yeter

Amerika' da, Avrupa'da yaşayıp, Türkiye üzerine yazılar yazıp, söz söylemek ne kadar kolay. Fransa vatandaşı olup, TÜRK olduğunu söyleme cesaretini gösteremeyenler, ''bizim Almaya'da'' diye söze başlayanlar, sizin için ne kadar kolay uzaktan söz söylemek.

Ülkemizin Güneyi yanıyor, topraklarımız işgal altında, ordumuz etkisizleştirilmiş, seçim zamanı kamera önlerinde halka kendini pazarlayanlar pasif, suskun...Güneydoğu'da insanlar göçe zorlanıyor, evinden, okulundan, arkadaşlarından koparılan çocukların duygularını anlayan var mı? ''Can malın yongası'' değil artık. Millet canını dişine takmış sığınacak yer arıyor. Evler delik deşik, sokaklar savaş alanı. Bizler '' akşama ne pişirsem'' diye düşünürken oradaki analar sabaha sağ çıktığına, bulduğu ekmeği çocuklarına paylaştırdığına şükrediyor. Parası olan, malı, toprağı olan çoktan satıp batıya yerleşti bile. Ezilen yine yoksul halk, perişan olan, çaresiz kalan yine gariban insanlar.

Yıllarca okuyup mezun olan, sonra yıllarca atama bekleyip ''Ülkemin her yerinde görev yaparım '' diyen öğretmenlerimiz mutsuz, umutsuz, güvensiz. Okullarından, öğrencilerinden ve hayallerinden koparıldılar.

Yazılan yazılar, yapılan haberler, paylaşılan fotoğraflar hepsi gerçek hiç biri bir film karesi değil.

Van'dan batıya göç etmek zorunda kalan bir baba anlattı;

''Askerden gelince korucu olmam için bana baskı yapıldı. Çok gençtim eşim ve küçük bir kızımla anama, babama da bakmak zorundaydım. Korucu olsam ya ölecektim, ya da öldürecektim. İkisini de yapmak istemedim. Bir sabah karımı ve kızımı alıp Van'dan ağlayarak ayrıldım. Anam babam orada kaldı. ''Öleceksek de burada ölelim'' dediler.

Orada pkk halka zulüm ediyor. Toprağımızı ekemiyoruz, dükkanımızı açamıyoruz her an bir saldırı olacak, çoluk çocuğumuz kaçırılacak diye korkuyoruz.'' diye yaşananları dile getirdi.

İnsanların pkk dan korktuğunu, huzur istediğini, iş istediğini, aş istediğini, toprağını ekmek istediğini söyledi. Buraya akrabalarının yanına geldikten sonra insanların önyargılarından dolayı nasıl sıkıntı çektiğini de anlattı.

'' zamanla beni ve eşimi tanıdıkça selam vermeye, yardımcı olmaya başladılar. Ben inşaat işçisiyim, kızım okula başladığında onu dışlamasınlar diye okulun bahçe duvarlarını yaptım, boyadım. Kızımın gözündeki bir hastalıktan dolayı enfeksiyon kapmaması gerekiyordu. Okulda çocuklara cevre temizliği yaptırıyorlardı öğretmenlere rica ettim kızıma toplatmayın ben toplarım dedim. Çocuklarla beraber her hafta okulun bahçesinde çöp topladım'' diye anlattı.

Burada rahatlarının iyi olduğunu, ama yüreğinin Van'da attığını söylerken duygulandı. Çocuklar büyüdüğünde, Ülkenin her yanında huzur hakim olduğunda, Van'a geri dönmeyi topraklarını ekip biçmeyi hayal ettiğini anlattı.

Bizim Ulus olma bilincimizi , geleneklerimizi, kültürümüzü yok ediyorlar, yok ettiler. Cumhuriyet değerlerimizi silmeye uğraşanlar, masum insanlar üzerinden nemalanmaya çalışıyorlar. Kirli siyaset, üzerimizde oyananan oyunlar, içimizdeki işbirlikçiler ve dış güçlere rağmen bizim birliğimizi bozamayacaklardır.

Sevgiyle kalın,

Bu yazı toplam 802 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Haberler Ankara | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 545 221 98 97 | Faks : 0 850 303 80 36 | Haber Scripti: CM Bilişim