• BIST 107.463
  • Altın 142,712
  • Dolar 3,5616
  • Euro 4,1411
  • Ankara 28 °C
  • İstanbul 29 °C
  • İzmir 32 °C

BİZİM SORUNUMUZ

Onur Çelik

Güneydoğu da yaşanan terör olayları hem bölge halkını hem genel olarak tüm Türkiye'nin yıllardır hassas bir konusu..

Yıllardır bitmek bilmeyen terör belası, bu ülkenin kanayan yarasına dönüşmüş durumda. Yapılan mücadele türleri, açılımlar, barış süreci, silahlı mücadele yöntemi, diplomatik yollardan çözüm denemeleri.. Her türlü yol denendi ancak bu sorun bir türlü çözülemedi. Birey olarak bu sorunun tam merkezindeyiz, lakin hepimiz olaylara farklı acıdan bakıyoruz..

Terörü kürt sorunu olarak gören de var, Emperyalizmin bir oyunu olarak gören de Haklı özgürlük direnişi olarak gören de.. Çözümün barışla aranmasını savunan da var tavizsiz bir şekilde silahlı mücadele yöntemiyle sağlanmasını düşünen de var.

Örneğin Beyaz Show da yaşanan provakasyon da dahi ikiye bölünmüş durumdayız.. Beyaz'ı pkk propagandası yapmakla veya yapana göz yummakla suçlayanlar ve Beyaz'ı savunanlar. Böylesine küçük provakasyon dahi ülkede hızla yayıldı. Herkez kendince cephe alıp yorum yapmaya birileri hakkında ahkam kesmeye, kendi içlerin de birbirlerine karşı muhalefet olmaya başladı.. Kenarı çekilip olan biteni izleyenler kimlerin neyi amaçladığını ve başarıp basaramadiklarını çok net görebiliyor. Millet olarak tek yapmamız gereken şey sağduyumuzu kaybetmemek. Kendi içimizde art niyetli aramak yerine aramızı bozmaya çalışan art niyetlileri görmek lazım.

Bizim ülke olarak sorunumuz bakıyoruz, görüyoruz, lakin anlamıyoruz. Herkezin yaptığı sadece birilerini suçlamak, birilerine hakaret etmek. Çözümü kendi çapında getirmeye çalışmak ve buna inanmak..

Kimsenin kimseye saygısı, itimadı kalmadığı, birbirini dışlayıp ayrıştırdığı yerlerde terör çıkar. Terör ikilemden beslenir, insanların birbirlerine olan kininden, nefretinden ve tahammulsüzlüklerinden.. Beyaz Show da yaşanan ve ardından gelişen olaylar, verilen doğru yanlış tepkiler bizim ne derece bu oyuna geldiğimizi gösterir. Birileri çıkıp bir iki provakatif söz söyleyip telefonu kapatacak ve ardından sadece koltuğunda oturup ülkede bu bir iki cümlenin yol açtığı durumu izleyecek.

Provakosyon yapmak için ekstra bir şey yapmasına gerek yok çünkü geri kalanını biz kendimiz yapıyoruz. İkiye bölünüp birilerini terör sempatizanı olarak suçlayıcaz.. Birilerimizde birini tehdit edecek.. Bizden olan içimizden birini. Beyazıt Öztürk'ü.. Bugün tehdit edenler şiddet sarmalına sarılanlar 10 yıl sonra çıkıp "ulan hepiniz ordaydınız be" deyip Beyazı övücek. Sahne aynı sahne bakıyoruz, görüyoruz da anlamıyoruz..

Sorun çözmek istiyorsak Önce kendi içimizde ki provakatörü susturalım sonrasını hep birlikte çözeriz..

Bu yazı toplam 842 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Haberler Ankara | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 545 221 98 97 | Faks : 0 850 303 80 36 | Haber Scripti: CM Bilişim