• BIST 97.587
  • Altın 144,246
  • Dolar 3,5616
  • Euro 4,0057
  • Ankara 19 °C
  • İstanbul 19 °C
  • İzmir 21 °C

BU BİR SIRDIR AMA SAKLAMANIZA GEREK YOK!

Alisa Çiçek Akyol

Yaşlılık mı? Sahi neydi yaşlılık? İstediğin şeyleri artık yapamamak mı yoksa her şeyden elini eteğini çekmek mi? Başkasına muhtaç olup, onların isteğine göre mi yaşamak? Hayır, hayır. Hiçbirisi değil. Aslında yaşlılık, "bilgili gençlik" halidir. Yaşlanan tek şey bedeninizdir aslında. Ruhunuz doğduğunuzdan itibaren hep genç kalır. Tabi eğer siz ona da yaşlanmış gibi davranmazsanız. Kimisi yaşlandığını kabul ederken, kimisi asla kabul etmez. Aralarındaki fark ne sizce? Size bunu ben söyleyeyim. Üstelik sır olarak da saklamanıza gerek yok. Herkese söyleyin de, onlarda yaşlı olduklarını sanmasınlar. Yaşlılıklarını asla kabul etmeyenler, her daim hayatın tadını çıkarabilen, her yaşını en güzel şekilde yaşamaya gayret gösteren, kendisini sürekli geliştirebilen ve yeniliklere asla kapanmayan kişilerdir. Eğer dikkat ederseniz de bu kişler hep kendilerinden yaşça daha küçük insanlarla birlikte olurlar ve böylece enerjilerini en üst seviyede tutarlar ki bu doğrudur. Kiminle oturup kalktığınız, neleri paylaştığınız çok önemli. Ruhunuzu nasıl beslediğiniz, içinizdeki çocuğun söylediklerine nasıl cevap verdiğiniz çok önemlidir. Bir çocuk nelerden mutlu olur bir düşünün. Ruhunuza iyi gelen, yaparken sizi hala iyi hissettiren etkinliklerinizi bir düşünün. Her gün güzel bir resme, manzaraya bakmak, çiçekli bahçelerde hayaller kurmak, yeni bir dil öğrenmek, geziler çıkmak, insanlarla tanışmak, bir müzik aleti çalmayı öğrenmek gibi daha sayamayacağım pek çok etkinlik var. Yaşınız ilerledikçe gençlerin yapamadıklarını veya cesaret edemediklerini siz çok güzel yapabilirsiniz. Çünkü artık hayatı biliyorsunuz. Hangi taşın altından ne çıkabileceğini, sizi nasıl etkileyeceğini biliyorsunuz. Ama bir genç, bunları o yaşa gelmeden çok zor öğrenir. Gençler için hayat çok zor, ama sizin için öyle değil. Şimdi diyeceksiniz ki, "Ama bizim o kadar gücümüz kuvvetimiz yerinde değil." Evet bir genç gibi hoplayıp zıplayamazsınız, ama zaten gençken bunu yapmamış mıydınız? Neden her yaşta aynı şeyi yapmak isteyesiniz ki! Onca yeni keşfedilecekler varken hem de. Belki de yaşlanmayı kabul edip, kendinizi bırakmanızı sağlayan bu çekirdek düşünce. Her gün aynı yemeği yemekten nereye kadar zevk alabilirsiniz ki! Kendinizi sadece içinde bulunduğunuz bedenin yapacaklarına göre sınırlandırırsanız, hayat size acı vermeye başlayacaktır. Oysa hareketleriniz bir gence göre sınırlansa bile, hala yapabileceğiniz, gençlere örnek olabileceğiniz ve onları da yaşama hazırlayabileceğiniz ne kadar çok imkanınız var. Bunu görmek isteyip istememeniz tamamen sizin seçiminiz. Nice gençler var ki, sanki doğarken 70 yaşında doğmuşlar, nice bilgili gençlik var ki yaşı 70 olsa da hala hayatını güzelliklerle yaşayıp, gençlere taş çıkartıyor. Okumanın, öğrenmenin, güzellikleri yaşamanın, tatmanın hiçbiri yaşla ilgili değil. Bunlar yaşa değil, başa bağlı. Sizin hayatı nasıl gördüğünüzle, onu nasıl kucakladığınızla alakalıdır. İlermiş yaşına rağmen çalışma salonlarında hala ağırlık kaldıran ve fiziğini düzelten bilgili gençleri bir görün. Cinsiyet ayrımı olmaksızın hem de. Onların en büyük farkı, hala hayatı sevmeleri ve kendilerinin en iyiyi hakettiklerini düşünmeleri ve de ona göre yaşamalarıdır. "Hayat her zaman güllük gülistanlık değil. Toz pembe görünmüyor daima." dediğinizi duyar gibiyim. O da tamamen sizin algılamanıza bağlı. Hayat hep olduğu gibidir. Üzgünken ya da mutluyken hayatı nasıl algıladığınız bir düşünün. Üzgünken her şeyin boş olduğunu, hayatın hiç adil olmadığını vs. düşünürsünüz. Ama mutluyken her şeyin ne kadar canlı, heyecan verici olduğunu, her şeyden zevk alabildiğinizi ve hiçbir olumsuzluğun sizi etkilemeyeceğini düşünürsünüz. Aslında değişen hayat değil, tamamen sizin bakış açınızdır. Fark ettiniz değil mi? :)

Hayatta, hiçbir şey sizinle birlikte doğmadı ve de sizinle birlikte gitmeyecek. O yüzden size kalan sadece anı yaşamak, her gününüzü daha iyi geçirmeye çalışmak ve de ne kadar bilgili gençler olduğunuzu unutmamaktır. Çünkü hayatın tadını asıl çıkaracak olanlar sizlersiniz. Ve sizler ne kadar şanslısınız bilmelisiniz.

Henüz bilgili olamamış bir genç. :)  (ÇATZ)

Bu yazı toplam 1276 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 3
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Haberler Ankara | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 545 221 98 97 | Faks : 0 850 303 80 36 | Haber Scripti: CM Bilişim