• BIST 90.040
  • Altın 146,366
  • Dolar 3,6184
  • Euro 3,9314
  • Ankara 11 °C
  • İstanbul 15 °C
  • İzmir 16 °C

CHP Kurultayı öncesi toplantı…

Ergün Aydoğan

CHP; ne yönetenlerin nede, biri ve birilerinin partisi değildir. CHP; ülkemizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün halka emanetidir. CHP’nin durumu CHP’ye oy veren, vermeyen, seven, sevmeyen herkesi, ilgilendirir. CHP’ye oy vermeyen seçmen bile; CHP ne söylüyor, ne yapıyor, hassasiyet gerektiren konulardaki görüşü nedir, halk bakar, beğenir beğenmez, ama önemser. Ayrıca CHP, CHP’yi yönetenleri aşan bir biçimde sahipliği, sahipleri vardır.

İktidara oy verenlerin bile 14 yıl uzun bir süre, iktidarın bir süre dinlenmesi lazım dediği, ülkede sosyal, ekonomik, birlik ve beraberlik, bütünlük ile ilgili kaygıların her geçen hızla arttığı, ülkenin artık yönetilemez hale geldiği bir dönemde… CHP’sinin seçenek haline gelmesi, halkta gelecekle ilgili umut yaratması gerektiği, CHP’ye oy vermeyen kitleler tarafından bile söylenir oldu.

Tabi bu tablo CHP’li, CHP’ye bir ömür vermiş; sade üyesinden, partinin değişik kademelerinde sorumluluk üstlenmiş şahsiyetleri çok daha yakından ve derinden ilgilendiriyor. Bu bağlamda Pazar günü Ankara’da bir toplantı organize edildi. Birçok değerli bakan, milletvekili, akademisyen, sivil toplum yöneticisinin katıldığı toplantıya bizde davet edildik. Büyükler derki; davet edildiğin yerden erinme, davet edilmediğin yerde görünme. Bizde davete icabet ettik, görüşlerimizi de paylaştık.

Bu toplantı geçmiş dönmelerde olduğu gibi; o gitsin, ben geleyim ve kişilere endeksli, birilerini bir yerlere taşıma toplantısı olmadı. Salonda olmayan birçok kişinin de düşündüğü gibi CHP; nasıl seçenek haline gelir, halkın umudu olur, ülkeyi yönetme yetkisini halktan ne yaparsa alabilir, ülkeyi bu karanlık tablodan aydınlığa çıkarırdı.

Toplantıya katılan isimleri zikretmek unutulan isimlere haksızlık olacağı için isimlere girmiyorum ama efsane ‘Adalet Bakanlarımızdan Seyfi Oktay’ oradaydı…

Elbette parti yöneticileri uygun bir dille eleştirildi. Bu eleştiriler yönetim anlayışı ile ilgiliydi, partinin köklerinden, tarihinden koparılmasıyla ilgili, partinin başkalaşmasıyla ilgili, partinin adının önüne ‘Yeni’ takısının getirilmesiyle ilgili, partiye; partili olmayan, geçmişte partiye ağır küfür ve hakaretler yapmış, Atatürk’e ‘kefere’ diyen kişilerin cinsiyet kotasından yönetici yapılmasıyla ilgiliydi. Siyasal İslam üzerine eğitim almış, cumhuriyetle kavgası, hesabı olanların aday gösterilmesiyle ilgiliydi.

Önemli kırılma anlarında partinin sessiz kalmasının doğru sonuçlar vermediği, ılımlı muhalefet yerine sert muhalefet yapılması gerektiği çokça dile getirildi. Seçimler öncesi seçim bildirgesi-vaatlerinin halkta kabul gördüğü, toplumun tüm kesimleri tarafından benimsendiği, başka partilerin kopya çektiği halde neden CHP’ye oy olarak yansımadığı, oya dönüşmediği, bunun temel nedeninin; sahicilik ve inandırıcılık sorunundan kaynaklandığı dile getirildi.

Çok iddialı çıkışlardan sonra iddialardan bir süre sonra vazgeçilmesi, CHP’sine yönelik saldırı, eleştiri ve hakaretlerde sessiz kalındığı, partinin tarihine ve geçmişine yeterince sahip çıkılmaması, partiye dışarıdan alınan kişilerin bir süre sonra partiden ayrılması ayrılanların (İhsan Özkes, Yaşar Nuri Öztürk) partiye karşı saldırması partiye olan güveni sarstığı…

Ve şimdi yaşanan kurultay sürecinde PM ve MYK’da yapılacak değişiklerle yeniden güven tazeleneceği, bu güven tazelemenin; temel politikalarda değişiklik olmadığı, çözüm önerileri ile birlikte parti ideolojisininde olması gerektiği, eğer bu olmazsa bugüne kadar yapılan sayısız isim değişikliğinin bir işe yaramadığı, partiyi başarıya, iktidara götürmediği, bu yapılan değişikliklerinde bir işe yaramayacağı çok açık bir dille ifade edildi.

Sözde değil, gerçekten halka inilmesi gerektiği, halkın değerlerine, değer yargılarına saygı gösterilmesi ve sahip çıkılması gerektiği… bir kadro hareketine ihtiyaç olduğu, iktidarın tuzağına düşülmemesi, iktidarın; sistemi, rejimi, cumhuriyeti dönüştürmeye yönelik uygulamalarına destek olunmaması ve karşı çıkılması dile getirilmiştir.

CHP kurtulmadan ülkenin kurtulmayacağına inan, ömrünü partiye vermiş, partinin sağlıklı bir yapıyla başarılı olmasını isteyen, partinin başarılı olması içinde katkısına ihtiyaç duyulduğunda elinden gelenin fazlasını yapacak olanların ortak çalışmasıydı, bu toplantı. Umarım partiyi yönetenlerde bu önerilerden bir sonuç çıkarır.

Hiç kimse CHP’sini yüzde otuzlara hapsetmesin. Tarihte CHP’nin yüzde kırkların üzerinde oy aldığı sayısız seçimler var. Halka rağmen değil, halkla birlikte olunduğunda o sonuçlara ulaşılabilinir. Ama kendimizi yüzde otuzla sınırlandırır, hedefi yüzde otuz koyar bunu da başarı sayarsak; bu oranların üzerine çıkmamız mümkün olamaz.

Bu yazı toplam 514 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Haberler Ankara | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 545 221 98 97 | Faks : 0 850 303 80 36 | Haber Scripti: CM Bilişim