• BIST 110.248
  • Altın 155,545
  • Dolar 3,8262
  • Euro 4,5259
  • Ankara 6 °C
  • İstanbul 9 °C
  • İzmir 12 °C

ÇOCUKLAR ŞEKER DE YİYEBİLSİNLER

Yeşim Ersoy

Bir çocuğun oyun oynamaktan başka ne gibi bir isteği olabilir ki. Küçük bir arabası olsun. Halının çizgileri pekala kasasında hayallerini taşıyan bu araba için ideal bir yol olur. Bir evi olsun. Annesi pazardan gelirken yolunu gözlesin çocuk  “anne bana gofret aldın mı?” diye sorsun. Bir sürü arkadaşları olsun, mahallede sabahtan akşama kadar saklambaç, sek sek oynasınlar. 

Bana bugün ne olacak diye düşünmesinler. Bugün hangi oyunu oynasak diye düşünseler. Evet hala bir yerler de bunları düşünen, bugün hangi arabamla oynasam diye karar veremeyenler var. Türlü markalar arasında seçim yapamayanlar. Peki ya diğerleri? Onların hayallerinde ne son model akülü araba ne de lüks oyuncaklar var. Onların tek hayalleri, olmasını beklediği şey; bugün bomba atılmasın. Bugün arkadaşlarım ölmesin. Bugün ailemden ayrılmayayım. Tek istekleri bu. Her yeni doğan günde istekleri aynı.  SAVAŞ BİTSİN! 

Savaştan korku ve bir ümit kaçarken deniz kenarında sonsuzluğa gitmek yerine, yaptığı kumdan kalenin bir fotoğrafı olsaydı şimdi sayfalarda boy boy Aylan KURDİ’nin. Ne yazık ki öyle bir fotoğraf yerine akıllardan silinmeyen ve silinmeyecek sahil boyunca yatan bir melek var zihnimde. Ve bİr yenisi ekleniyor. Ümran korku endişeyle bakıyor etrafına ambulans içinde. “Bu insanlar kim? Annem nerde? Belki hiç bir zaman yanından ayırmadığı oyuncak ayısını arıyor gözleri. Kim verecek kafasında ardı arkası kesilmeyen soruların cevabını? 
Oysaki insanların devlet ve milletlerinin menfaatleri adı altındaki hırsı, zenginlik düşkünlüğü  ve önüne geçilmeyen hakimiyet arzusu bu güzel dünyayı, çocuklar için sonu olmayan bir cehenneme çeviriyor. Zülfü LİVANELİ’nin tam da dünyadaki, özellikle orta doğudaki bu içler acısı durumu dile getirmiş bir sözünü kalsa ya dünya. "Ne çok isterdim tek bir çocuğun ahının koskoca devletleri tuzla buz etmesini. Orduları bozmasını, ölüm kusan savaş uçaklarını düşürmesini.." 

Kan kusan uçaklar bir gün kucak kucak şeker doldursa ya çocukların kucaklarını. Çocuklar sadece benim neden limonlu varda çilekli şekerim yok diye düşünse. Beyaz güvercinlerin hepsi çocuklara teslim edilse. Onlar beslese, yemini suyunu küçük elleri verse onlar. Sevgi dolu gözlerle büyütsünler. Ve o güvercinler büyüdüğünde bırakıverseler dünyaya. Biri Filistin’e biri Halep’e diğeri Suriye’ye... Her kanat çarpışında dökülen tüyleri yerine barış sarsa dünyayı. Çocukların sevgileriyle büyüttüğü güvercinleri gitmediği yer kalmasın. Ama şimdilerde çocuklar ne bir güvercin ne bir başka kuş görüyor gökyüzünde. Evet beyaz bir şey uçuyor ama bu nefret, kan, savaş saçan bir demir yığını. 

Dünyada yeni ümitler doğacaksa bir gün, bu kuşkusuz çocuklar sayesinde olacaktır. 

Ve Nazım HİKMET’in satırlarından bir temenni ile; 

Benim sizden kendim için 
hiçbir şey istediğim yok. 
Şeker bile yiyemez ki 
kâat gibi yanan çocuk. 
Çalıyorum kapınızı, 
teyze, amca, bir imza ver. 
Çocuklar öldürülmesin 
Şeker de yiyebilsinler. 

Bu yazı toplam 1431 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Haberler Ankara | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 545 221 98 97 | Faks : 0 850 303 80 36 | Haber Scripti: CM Bilişim