• BIST 96.400
  • Altın 144,423
  • Dolar 3,5616
  • Euro 4,0009
  • Ankara 12 °C
  • İstanbul 20 °C
  • İzmir 21 °C

ÇOCUKLAR ve BAYRAMLAR

Mustafa Esmer Cengiz

Şeker Bayramı da olsa Kurban da olsa bayram bayramdır çocuklar için. Anneler babalar ne yapıp edip çocuklarını yenilerler elbet. Birkaç günlüğüne de olsa eskiler çamaşır sepetine?

Akşamdan keselenir herkes; tozdan topraktan arınır; pespembe olur, misler gibi sabun kokar, şampuan kokar. Başucumuzda katlanmış yeni giysilerimiz, cilalı ayakkabılar sabahı bekler giyilmek için; çocuklar sabahı bekler sabırsızca. Nedense o gece bir türlü sabaha ulaşmaz; uzadıkça uzar?

Gün ışımaya başladığında kalkılır, giyinilir bi güzel. Işıl ışıldır gözler, yüzler güleçtir, diller bir başka şakır seherde. Küçükten büyüğe bayramlaşılır. El öpmeler, tokalaşmalar, kucaklaşmalar?

Ve sözüm ona ellere sıkıştırılan, ceplere sokuşturulan paracıklar. Çatapat çatlatmalar, mantar patlatmalar, rengarenk macunlar, balonlar?

Ve tabii ki lunaparklar ve lunaparkların salıncakları, dönme dolapları, atlıkarıncaları?

Bayramlar çocuklar için; çocuklar olmazsa olmazı bayramların. Bilmem inanır mısınız, çocuk esirgeme kurumuna bile giriyor bayramlar. Çocukluğunun bir bölümünü esirgeme kurumlarında geçirmiş biri olarak en canlığı tanığıyım ben bunun! Birazcık anlatayım isterseniz:

Örneğin bir Neriman annemiz vardı bizim. Kaşları çatık, suratı eğri, eli sopalı bir anne. Korkunçtu, ödümüz kopardı ondan. Otur dedi mi oturur; kalk dedi mi kalkar; yat dedi mi yatardık. İstersen yapma! İşte o bile değişiverirdi bayramlarda; yumuşar, insanlaşırdı; güzelleşirdi. Köşe bucak özenle temizlenirdi bir iki gün öncesinden. Bol köpüklü sularla fırçalanırdı sırtlarımız. Bol etli, patatesli yemekler doldururdu tabaklarımızı; aç kurtlar gibi kaşıklardık onları. Ciğer kavurmalar, tatlılar tuzlular, çikolatalar cabası.

Yepyeni giysiler dağıtılırdı hepimize. Paçası uzun, kolları kısa; birazcık bol, birazcık dar diyemezdik, elimizden alırlar diye ödümüz kopardı Allah var! Kurumun kapıları bile açık unutulurdu bayramlarda. Dışarısı büyük bir meraktı bizler için. Sokağa sızıverirdik.Dışarının çocukları da bize benziyordu; şaşar kalırdık. Onlar niye dışarıdaydı, bizler niye içerideydik bilemezdik o zamanlar. Koşuşturur, ağaçlara tırmanırdık; uzaktan lunaparkı izlerdik hayran hayran. Olsun. Nasılsa bizim de yaşımız on sekiz olacaktı günü geldiğinde, salıverilecektik dışarı.

Bayramdan bayrama da olsa şık giyimli amcalar, teyzeler bizi ziyarete gelirlerdi; oyuncaklar getirir, dağıtırlardı bizlere. Çocuklar gibi sevinir, havalara uçardık nerdeyse. Fındıklarla bilye oyununu bırakır, onlarla oynardık bir süre. Bir de Selin diye bir kız vardı benim kaldığım yurtta. Narin, beyaz tenli, maviş, uzun sarı saçlı. Başaklar gibiydi hiç unutamadığım. Kader arkadaşımdı o benim, ilk çocukluk aşkımdı yemin ederim. Şimdi nerelerdedir kim bilir! Yetimhanenin yetim çocuklarıydık ya, her gün bayram olsun isterdik, bitmesin isterdik bayramlar; ama biterdi ve bizler yeniden eski günlere tabii. Neriman anne, anneliğini unutuverir, eline sopasını alıverirdi yeniden. Gelecek bayramı iple çekerdik. Zor gelirdi; çok zordu annesizlik.

Biraz fazla oldum galiba neyse..

İyi bayramlar çocuklar..

Bu yazı toplam 993 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Haberler Ankara | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 545 221 98 97 | Faks : 0 850 303 80 36 | Haber Scripti: CM Bilişim