• BIST 84.023
  • Altın 146,903
  • Dolar 3,7616
  • Euro 4,0431
  • Ankara -2 °C
  • İstanbul 8 °C
  • İzmir 9 °C

Çocuklara kıymayın efendiler!

Esin Darcaboğaz

Ensar Vakfı’nda 45 çocuğun tecavüz ve cinsel istismara uğramasının yankıları sürüyor. AKP; MHP’nin, çocuklara yönelik cinsel istismarların soruşturulmasını sağlayacak komisyon kurulması teklifini TBMM’de reddetti. Böyle bir reddin ne açıklaması ne de mantıklı izahı olabilir.

Türkiye’de sadece Ensar Vakfı’ya sınırlı olmayan, çocukların devlete emanet edildiği alanlar da dahil olmak üzere, çok sayıda yerde çocuk istismarı, tecavüz ve şiddet olayı yaşanabiliyor. Hatta Pozantı’da suça karışmış çocukların ıslah edildiği tutukevinde, kendilerinden yaşça büyük çocuklar tarafından tecavüz ve şiddete uğrayan sabilerin varlığı tespit edilmiş ancak bununla ilgili kamuoyunu tatmin edecek bir yaptırım uygulanmamıştır.

Bu tür olayların ardından, suçu işleyenlerin, ihmali bulunanların ve göz yumanların, ciddi cezalara çarptırılmaması, benzer vakaların sıkça tekrar etmesine neden olmaktadır.

Şiddet, tecavüz, taciz ve istismar; zaten başlı başına ciddi  ve toplumsal psikolojiyi bozan suçlardır. Bu tür suçlar, çocuklara yöneldiğinde ise izahı mümkün olmayan  toplumsal yaralar açılmaktadır. Sosyolojik yönden toplumun yaşayacağı travma, benzer olayların olayların öznesi çocuk olunca daha derin yaşanmaktadır.

Şiddete, tecavüze, istismara uğrayan çocukların, yetişkin olduğunda bu tür suçlara meyil gösterdiği yine sosyolojik bir gerçektir. Yalnız şunu da unutmamak gerekir ki, sadece kurum ve kuruluşlarda değil, aile içinde de çocuğa yönelik istismar ve şiddet olayları  yaşanabilmektedir. Hatta bu sayının tahmin edilenden çok daha fazla olduğunu, fakat “Kol kırılır yen içinde kalır” anlayışından hareketle, kamuoyuna, ya da diğer insanlara pek yansıtılmadığı, yine toplumumuzun gerçeklerinden biridir.

Türkiye’de son yıllarda kadına ve çocuğa yönelik şiddet vakalarında bir hayli artış yaşanmaktadır. Bu konuda kısa vadede kanuni ve polisiye tebdirler alınması gerekmektedir. Uzun vadede ise eğitim sistemimizin yenilenmesi, aile içi ilişkilerin dahi devlet denetimine tabi olması şarttır.

Türkiye’yi sarar şiddet sarmalının gevşemesi, insanların barış ve huzur ortamında yaşaması için, devasa anlamda bir toplumsal seferberlik düzenlemelidir. Şiddeti aileden, okuldan, iş yerinden, sokaktan ve devlet kurumlarından söküp atmak için, her bireyin farklı davranmaya başlaması şarttır.

Şu unutulmamaladır ki; evrensel hukuk gereği kimsenin bir başkasına şiddet uygulamaya hakkı yoktur. Özellikle geleceğimizi yaratacak olan çocuklarımızı şiddetten, yoksulluktan, savaştan ve onlara zarar verecek her türlü ortamdan, davranıştan uzak tutmak, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları olarak her birimizin en önemli görevleri arasında olmalıdır.

Çocuklarımız bizim en değerli varlıklarımızdır. Geleceğimiz, bugünümüz, kalbimiz olan çocuklarımızı kötülüklerden korumak, bunu yaparken de devleti yanımızda görmek istiyoruz

Çocuklarını koruyamayan bir toplum vatanını da koruyamaz...

Bu yazı toplam 2876 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Haberler Ankara | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 545 221 98 97 | Faks : 0 850 303 80 36 | Haber Scripti: CM Bilişim