• BIST 109.097
  • Altın 153,413
  • Dolar 3,8257
  • Euro 4,5096
  • Ankara 11 °C
  • İstanbul 15 °C
  • İzmir 16 °C

Darbeye Karşıyız. Milli İradeye bağlıyız

İrem Subaşı

28 Şubat post modern darbesi ve 27 Nisan e muhtırası ile darbeler ve muhtıralar zinciri tarihin karanlıklarına gömüldü derken, ülkemiz 15 Temmuz 2016 akşamı 240  asker,polis ve sivil vatandaşımızın şahadetine 1390  vatandaşımızın yaralanmasına vesile olan   beklenmedik  fiili bir FETÖ darbe kalkışması ile karşı karşıya kalmıştır. Buradan  vatanı milleti ve devleti için gözünü kırpmadan göğsünü cuntacıların uçaklarına,tanklarına siper ederek şahadet şerbetini içen asker polis ve vatandaşlarımıza Allahtan rahmet yaralı kardeşlerimize acil şifalar niyaz ediyorum. Yüce milletimize geçmiş olsun ve başsağlığı dileklerimi iletiyorum.

Bilindiği üzere ülkemiz 96 yıllık Cumhuriyet tarihi süreci içerisinde çeşitli darbe ve muhtıralara sahne olmuştur. Bazı darbelerin irticayı yok etme,bazısının terörü durdurma bazısının da yönetime el koyma amacıyla yapıldığı iddia bilinmektedir.  Her ne sebeple ve hangi amaçla yapılırsa yapılsın her darbe alçaklık ve her darbeci de bir alçaktır.15 Temmuz 2016 akşamı gerçekleştirilen FETÖ Darbesi için alçaklık ve darbeciler için alçak ifadesini kullanmanın bile   alçaklara hakaret etmek olduğunu ifade etmek istiyorum.

Darbe kalkışması milletin kendisini hedef alan alçakça bir ihanettir.

Bu darbenin amacı meşru yollarla, halkın özgür iradesiyle seçilmiş bir Cumhurbaşkanını ve yine meşru yollarla halkın özgür iradesiyle iş başında olan bir hükümeti ve TBMM sini al aşağı edip yönetime el koyma amacının ötesinde askeri askere, polisi polise,polisi askere,ve halkı devletin güvenlik güçlerine kırdırmayı amaçlayan bir iç savaş denemesidir. Yaklaşık 30-40 yıldan beri Türk Silahlı Kuvvetlerine,Emniyet Teşkilatına,Yargıya, bürokrasiye,siyasete velhasıl  halkın ve devletin kılcal damarlarına kadar sinsice işleyen bir FETÖ  fitne harekatının grizu patlamasıdır. Doğrudan doğruya bir milletin kendisini hedef alan alçakça bir ihanettir.

Tarihimizde  ülkenin işgal altında olduğu dönemlerde dahi  doğrudan doğruya halkın kendisini ve halk iradesini temsil eden Türkiye Büyük Milet Meclisinin, Cumhurbaşkanlığı Sarayının,Cumhurbaşkanının kaldığı otelin, Milli İstihbarat Teşkilatının F 16 Jetleri ile bombalandığı, helikopterlerle halkın üzerine ateş açıldığı, pervasızca tankların halkın üzerine yürütüldüğü  "önünüze çıkanı öldürün" talimatının verildiği bir darbe örneğine rastlamak mümkün değildir.

Darbeye karşı direnen Milletimiz tarihe altın harflerle geçecek bir destan yazmıştır.

Marmaris'te kaldığı Otel'in bombalanmasına, korumalarının öldürülmesine,hatta Genel Kurmay Başkanının derdest edilmesine rağmen  hiç bir tereddüt göstermeden halkını meydanlara davet eden, uçağına atlayıp halkının yanını seçen  başkomutan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kararlı tavrı, buna bağlı olarak, TBMM Başkan ve üyelerinin ve Hükümetimizin bombaların altında dahi cesaret ve metanetle çalışmalarını sürdürmeleri İktidar ve muhalefet partilerinin Genel Başkanlarından üyelerine varıncaya kadar darbeye ve darbecilere karşı birlik ve bütünlük içinde hareket etmeleri,Silahlı kuvvetler ve emniyet Teşkilatı içerisinde vatansever kahraman askerimizin, polisimizin darbeyi tanımayarak cuntacılarla kahramanca mücadeleleri tıpkı Çanakkale'de, Kurtuluş savaşında olduğu gibi; Kara Fatmaların, Nene hatunların Satı kadınların Sütçü imamların, Seyit çavuşların, Ulubatlı Hasanların yeniden zuhur etmesi, beşikteki çocuğundan  ayakta zor kalabilen yaşlısına,  Sendikalarımızdan   Sivil Toplum Kuruluşlarımıza, İktidar ve muhalefet parti mensuplarından işçisine,çiftçisine, esnafına,memuruna öğrencisine varıncaya kadar F 16 Jet uçaklarından atılan bombalara, helikopterlerden uçuşan mermilere  göğüslerini siper etmeleri sokaklarda üzerlerine sürülen tankların önüne yatarak,  üstüne çıkarak Silahlı kuvvetlerin üniformalarına gizlenen hain  cuntacıları durdurmak amacıyla meydanlara dökülmeleri, Görsel, işitsel ve yazılı basın mensuplarımızın cesurca kahramanca darbe karşıtı yayınlarını dünya milletlerine parmak ısırtacak basiret, feragat ve cesaret ile duyurmaları ile büyük bir facianın önüne geçildiği gibi tarihin sayfalarına altın harflerle geçecek  bir kahramanlık destanı yazılmıştır.

Aynı zamanda  bütün dini siyasi ve felsefi görüş farklılıklarına rağmen Devletiyle milletiyle oluşturulan manevi güç ve atmosfer ile darbenin bertaraf edilmesi, ihanet şebekesinin çökertilmesi  dünya durdukça dünya milletlerine, darbe heveslilerine  hain cuntacılara iç ve dış terör odaklarına  hafızalardan silinmeyecek ibret verici tarihi bir ders verilmiştir.

Bu destanın önsözünü Yazan  başta  Başkomutan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a; Onunla birlikte hareket eden Başbakanımıza,Hükümetimize,TBMM'nin Başkan ve üyelerine,Ana muhalefet ve Muhalefet Parti Genel Başkan ve üyelerine Kahraman asker ve polislerimize Sivil toplum örgütlerimize aziz milletimizin her bir ferdine kahraman  basınımızın her bir çalışanına selam olsun diyorum. Selam olsun.

Yerin Üstündekilerden daha çok yerin altında bu ülkenin sahipleri vardır.

Şu iyi bilinmelidir ki, Merhum Mehmet Akif Ersoy'un "Enbiya yurdu bu toprak, şüheda burcu bu yer; Bir yıkık türbesinin üstüne Mevlâ titrer."Dediği gibi her karış toprağı şehit kanıyla sulanan bu topraklar sahipsiz. değildir. Yerin üstündekilerden daha fazla yerin altında bu ülkenin sahipleri vardır. Şehitler hürmetine veliler hürmetine habibi hürmetine  Tıpkı fillerinden oluşan güçlü Eblehe ordusunu ebabil kuşları ile bozguna uğrattığı gibi Allah cuntacıların tanklarını,jetlerini helikopterlerini Çanakkale'de İstiklal harbinde olduğu gibi bütün siyasi,din ve dünya görüşü farklılıklarına rağmen kalplerini vatan sevgisi,millet sevgisi ve demokrasi aşkı etrafında bütünleştirerek hakkın ve  halkın gücüyle  büyük bir facianın önüne geçilmiştir.Hakk'ın ve halkın gücü karşısında hiçbir gücün varlık gösteremeyeceği gerçeği artık beyinsiz kafalara kazınmalıdır.

Asker ve polis üniforması altına saklanan hain Cuntacıların darbe girişimine devletin ve milletin ali menfaatlerini gözeterek girişmedikleri, doğrudan ülkemizin birliğine bütünlüğüne ve aydınlık geleceğine, uluslararası saygınlığına karşı yaptıkları aşikardır.O halde  hangi amaçla, hangi devlet,hangi terör örgütü ve hangi Siyonist örgüt adına darbeye kalkıştıkları ve arkalarında hangi devletlerin olduğu tespit edilmeli bu darbe kalkışması ile ilgili hiç bir gerçek halkın bilgisi dışında tutulmamalıdır.

Milli iradeyi yok sayan,Halkın özgür iradesiyle seçilmiş bir Cumhurbaşkanını, halkın özgür iradesiyle seçilmiş Milli iradenin tecelligahı TBMM'ni ve yine halkın özgür iradesiyle seçilmiş iş başında olan bir hükümeti görevden uzaklaştırmadan da öte öldürmeyi yok etmeyi   planlayan , Türk askerini polisini birbirine düşürerek Şanlı Türk ordusunun onur ve şerefini ayaklar altına alan aşağılık güruha hak ettikleri ceza da  mutlaka verilmelidir.

İdam kararı yeniden hayata geçirilmelidir.

Adalet mutlaka tecelli ettirilmelidir.Adalet haklıya hakkını, zalime hak ettiği cezayı vermektir.İdam kararı yeniden getirilmelidir. Kısasta hayat vardır. Haksız yere adam öldürenin cezası ölümdür. Halkın iradesi de budur. Hakkın beyanı da budur.Dünyanın bir çok ülkesinde geçerli olan uygulamada bu yöndedir. AB normlarına değil milletin iradesine saygı duyulmalı, TBMM milletin hissiyatına tercüman olarak  yeniden yapılacak yasal ve anayasal düzenlemeyle idam kararı uygulamasını derhal hayata geçirmelidir. Ancak bu görev ifa edilirken adalet ülküsünden,temel insan hak ve hürriyetlerin ihlalinden kesinlikler kaçınılmalıdır.

Vatanperver ile vatana ihanet eden hain bir tutulamaz.

Sivil toplum kuruluşları olarak darbeye darbe deme, doğruya doğru, yanlışa yanlış deme gibi sorumluğumuz vardır. Son günlerde olağanüstü bir dönemden geçtiğimizin vatanperverlerle vatana ihanet eden  hainlerin bir tutulamayacağını da biliyoruz.  Bu olağanüstü dönemin hassasiyetine binaen Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesine,Emniyet Teşkilatına yargıya sızan FETÖ ve diğer terör örgütü mensuplarından bizzat darbeye kalkışan,destek veren sessiz kalanların görevlerinden uzaklaştırılmalarının  hukukun gereği olarak yapıldığına inanıyoruz. Ancak bu görev ifa edilirken, Cuntacı askerler kamuoyuna teşhir edilirken onurlu ve şerefli Türk askerlerini ve güvenlik görevlilerini rencide edecek ve dünya kamuoyu önünde küçük düşürecek davranışlardan kaçınılmalıdır.

Görevden uzaklaştırmalar,el çektirmeler ve atılmalar şeffaf ve hukuka uygun yapılmalıdır.

Diğer taraftan kamu kurumlarında yuvalanan paralel yapının temizlenmesi esnasında fırsat düşkünlerine, bulanık suda balık avcılarına,jurnalcilere dikkat edilmelidir.Görevden uzaklaştırmalar,el çektirmeler ve atılmalar el işaretiyle kaş göz hareketiyle, mesnetsiz iftiralarla değil,açık şeffaf hukukun üstünlüğü esas alınarak yapılmalı devletin her kurumunda aynı kriterler uygulanmalıdır.Geçmişte olduğu gibi manevra yapan,kendini kamufle eden münafıkların darbeye karşı görünen darbecilerin kendilerinden olmayanları  paralelci gösteren hain tuzakların varlığı unutulmamalıdır.Haksız iftira ve isnatlarla geçmişi tertemiz olan kamu görevlilerine paralelci damgası vuran ahlaksızlardan da  hesap sorulmalıdır.

Milletimiz darbe sayan bir millet yerine darbe savan bir millet haline gelmiştir.

Artık Türkiye ne Mısır Ne Suriye ve nedebir başka ülkedir. Türkiye 60'lı 70'li 80'li 90'lı yılların Türkiye'si değildir.Karşımızda sivil toplum bilinci,birlikte hareket etme duygusu gelişmiş   Menderese Özal'a Erbakan'a hak ettikleri desteği veremeyen halk gitmiş yerine devleti ele geçirmeye ülkeyi işgal etmeye kalkışanlara haddini bildiren,sivil siyasete sonuna kadar sahip  çıkan  kendini devletine milletine adamış,adanmış  bir millet gelmiştir .Milletimiz darbe sayan bir millet olmaktan çıkmış, darbe savan bir millet olmuştur.

Millet devletin ve sivil siyasetin yanındadır.

Millet devletin ve sivil siyasetin yanındadır. Son yıllarda muhtaç olduğumuz ve FETÖ örgütünün darbe kalkışmasıyla yakaladığımız Çanakkale ruhundan vazgeçmeden kuvay-ı milliye ruhunu kaybetmeden  dünya görüşü farklılıklarımıza rağmen omuz omuza yeniden Büyük ve Güçlü Türkiye'yi birlikte inşa etme azim ve kararlığımız olmalıdır. Çünkü bu millet altı asırdan beri  bu topraklarda İslam’ın bayraktarlığını yapmış bir millettir. onun için bu topraklar içimizdeki işbirlikçi hainlerin tezgahladığı  olaylar yoluyla  küresel güçler tarafından işgal edilmek istenmektedir.Türkiye’nin bu coğrafyada ayakta kalabilmesi ve mazlum ve mağdur milletlere hamilik yapabilmesi için askerinden polisine,bürokratından memuruna öğrencisinden aile yapısına  eğitim sistemine varıncaya kadar tepeden tırnağa yeniden dizayn edilmelidir. Çünkü Türkiye'den başka Türkiye başka Türkiye yoktur.Türkiye bizimdir bizim kalmalıdır. Türkiye sadece bizim için değil mazlum ve mağdur milletler için bizim olmalıdır. Bizim kalmalıdır.

Halk kendi iradesiyle İş başına getirdiklerini yine kendi iradesiyle götürebilir

Halk kendi iradesiyle İş başına getirdiklerini yine kendi iradesiyle götürebilir. Bu inançla 15 Temmuz 2016 Akşamından itibaren aziz milletimiz kendi iradesine yine kendisi sahip çıkmıştır.Milletin özgür iradesiyle seçilmiş bir Cumhurbaşkanı ve Milletin özgür iradesiyle seçilmiş bir hükümetin cuntacıların  alaşağı etmesine müsaade etmemek için meydanlarda 7-24 nöbet tutmaya devam etmiştir ve devam etmektedir.

Darbeye ve darbecilere göğsümüzü siper etmeye hazırız.

Temenni ediyoruz ki artık ülkemiz darbe sözcüğü ile bundan böyle anılmasın.  İç ve dış mihraklara karşı ülkemizin güvenliğini sağlamak amacıyla kendilerine teslim edilen silahları,uçakları tankları topları gasp ederek  halkına karşı kullanacak bir darbeci, bir cunta bozuntusu bir daha ortaya çıkmasın. Eğer  çıkarsa sağduyu sahibi sivil toplum kuruluşları ve millet olarak göğsümüzü yine  toplara tanklara siper etmeye hazır olduğumuzu yüce milletimiz önünde namus ve şerefimiz üzerine söz veriyoruz. Darbeye,darbecilere onlara çanak tutan iç ve dış mihraklara Siyonist çetelere FETÖ ve diğer terör örgütlerine  karşı savaşacağımızı  Milli iradeye sahip çıkacağımızı  halk tarafından seçilen Başkomutan ve Cumhurbaşkanımız R.Tayip Erdoğan'a bağlılığımızı,Meşru Hükümetin ve Meşru TBMM'nin  yanında olduğumuzu kamu oyuyla paylaşıyoruz.

Mustafa Kır

Memur-Sen Ankara İl Başkanı Ve

Milli İrade Platformu Sözcüsü

Bu yazı toplam 727 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Haberler Ankara | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 545 221 98 97 | Faks : 0 850 303 80 36 | Haber Scripti: CM Bilişim