• BIST 109.156
  • Altın 153,130
  • Dolar 3,8173
  • Euro 4,5053
  • Ankara 2 °C
  • İstanbul 15 °C
  • İzmir 11 °C

DEMOKRASİ

Fatih Yokuş
Dünya savaşları bitmiş, Osmanlı imparatorluğu yıkılmış, küllerinde yeni bir devlet kurulmuştu.
 
Cumhuriyetin ilk yılları; ilke, inkılap ve devrimlerle uğraşılırken, müspet fen, sanayi ve teknolojik gelişmeler arka plana atılmıştı.
 
Savaşlarda yorgun, maddi ve manevi bir çok bedeller ödeyen halk, bu yeni oluşum karşısında, yeniden bedeller ödemeye başlamıştı, isyanlar ve onları bastırma çaba ve gayreti, ekonomik sıkıntıları beraberinde getirmiş, teknolojik alanında da çağın gerisinde kalmamıza sebebiyet vermiştir.
 
Maalesef ülkemizi idare edenler "Bedeni elbiseye  uydurma" misali, halka rağmen halk için halka zulüm ediliyordu. Üç tarafı denizlerle çevrili, dört mevsimin bir arada olduğu, yer altı ve yer üstü doğal kaynaklarına sahip olan bu güzelim ülkemiz, milletler uzaya gitmek için uğraşırken onlar, gerici ve yobazla uğraşıyorlardı "Çağdaşlaşma" "müreffeh ülkelerin seviyesine çıkma" "ilerici olma" "çağı yakalama" "çağ atlama" sloganlardan öteye gitmediği gibi, Jeopolitik öneme sahip bu ülke, hak etmediği muameleye tabi tutuluyordu.
 
Halkın ızdırabını bilen bir gurup CHP Milletvekili, vicdanlarının sesini dinleyerek, yeni bir oluşum oluşturulmuş  Adnan MENDERES başkanlığında 7 Ocak 1946 yılında DP. Kurulmuş ve "YETER SÖZ MİLLETİNDİR" sloganı ile seçime girmişlerdir ilkinde değil 14 Mayıs 1950 yılında yapılan ikinci seçimde tüm zorluklara rağmen, 487 milletvekillinden 408'ini alarak iktidara gelmeyi başarmışlardır.
 
Halkın en büyük arzusu olan Ezan-i şerifi özgür bırakmış, İzmir ve çevresine yatırımlar yapılmış, dışarıda alınan borçlar sayesinde özel sektör desteklenmiş, ülkenin gelişmesine öncülük etmişlerdir. 
 
DP ve Adnan MENDERES iktidar olmuş ancak Muktedir olmalarına müsaade edilmemiştir. Bizans oyunlarına rağmen  yapılan seçimlerde zaferlerle çıkması, ekonomideki başarısı, halkın teveccühünü kazanması, muktedir olanları çileden çıkarmış ve 1961 yılında Askeri bir müdahale sonucu, iktidar da ellerinden alınmış, Menderes ve arkadaşlarını idam etmişlerdir. Olan, yine millete ve halka olmuştur.
 
Tekrar demokrasiye geçildiğinde,DP'nin devamı olan AP Süleyman DEMİREL tarafında kurulmuş, tüm baskı ve karalamalara rağmen iktidara gelmeyi bilmiştir. Halkın oyları ile iktidara gelenlere muktedir olmaları engellemişlerdir. Ancak kısa bir yetki ile de olsa iktidarda olan seçilmişler halka hizmet etmişlerdir. 
 
1980 yılından önce "şartların olgunlaşması" için her türlü hile ve dalaverelere baş vurulmuş, netice itibari ile tekrar yönetime el konulmuştur. 
 
Diktikleri elbiseye halkı bir türlü uyduramayan zihniyet, tüm çabalarına rağmen yinede başarıla olamamışlar,başka ülkeler teknolojik başarılar peşinde koşarken, hala "gerici" "yobaz" kovalamak peşinde "irtica ile mücadele" "turban"la uğraşmaktan müspet ilimle uğraşacak zaman bulamamışlardır.
 
Turgut ÖZAL;20 Mayıs 1983 yılında ANAP Kurmuş ve 6 Kasım 1983 tarihinde "Halka hizmet hakka hizmettir" diyerek seçim girmiş ve 400 milletvekillinden 211 kazanarak iktidara gelmiştir.
 
"Hür teşebbüs", "az bürokrasi", "özelleştirme", döviz alım satımındaki kolaylıklar, merkeziyetçi ekonomiden karma ekonomiye geçiş yaparak ülkemize ikinci baharı yaşatmıştır.
 
Biraz bu dönemi hatırlarsak; devletin kutsiyetine önem veren muktedir güçler, etki alanı içine aldıkları bazı işçi sendikaları, sol görüşlü öğrenci dernekleri, rantçı medya organları, faiz ve karaborsacı guruplar,halkın iktidarına karşı var gücü ile direnmişlerdir. "Çankaya'nın Şişmanı,işçi düşmanı" "köprüyü satamazsın, sattırmam" "devlet elden gidiyor"v.b sloganlarla ortalığı karıştırıyorlardı. İktidarı ele geçirmek için "şartların oluşması" için çabalar harcanmıştır. milletin refahı için çalışan Özal iktidar olmasına rağmen bir türlü muktedir olamamıştır ve neticede kendisine  suikast yapılmış yaralı olarak kurtulmuş ve şaibeli biçimde vefat etmiştir.
 
Refahyol dönemi ile devam eden başarılı çalışmalar, ekonomi üzerine kabus gibi çöken faiz'ın etkisini kırmak için devletin gelir-giderini tek elden idare edilmesi anlamına gelen havuz sistemi kurulmuştur. Artık muktedir olanlar, eskisi gibi faiz ile ülkeyi sömür emiyor, rant alanları daralmıştı, 28 Şubat post model darbesi ile "demokrasiye balans ayarı" ve hala bitmeyen "irtica ile mücadele" ile "bin yıl süreceği"bir eylem planı yapmışlardır.
 
Her defasında ayağa kalmasını ve dik durmasını bilen millet, yapılan normal seçimlerde R. Tayip ERDOĞAN Liderliğinde Kurulan AK PARTİYE İktidar olma yetkisini yine vermişlerdir.
 
Dünyanın büyük çoğunluğunda, ekonomik gerilme, komşu ülkeler iç sorunlarla uğraşırken, tüm engelleme ve entrikalara rağmen ülkemizi iyi idare edilip, ekonomik başarılarla Dünya da sözü dinlenen bir konuma getirmiştir.
 
Uyanık olalım, demokrasimize sahip çıkalım. FACEM: Fatih yokuşla fıkıh dersleri. 
Bu yazı toplam 681 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Haberler Ankara | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 545 221 98 97 | Faks : 0 850 303 80 36 | Haber Scripti: CM Bilişim