• BIST 106.991
  • Altın 151,653
  • Dolar 3,6762
  • Euro 4,3196
  • Ankara 11 °C
  • İstanbul 17 °C
  • İzmir 20 °C

DENEYİM VE HATANIN KULLANIMI

Tolga Ziyagil

Hepimiz yaşarken hatalar yaparak doğruyu buluyor ve bir sonraki adımı ona göre düzenleyip ilerliyoruz. İşte, ailede, arkadaş ortamında hep böyle. Karşılıklı etki tepki üzerine kurulu bu düzende kimisi kendi kararlarını alıp ilerlerken kimisi de başkalarını taklit ederek ilerlemeye çalışır halde. Kendi yaptıkları hataların sonucunu yine kendisi yüklenmek zorundadır kişinin. Ancak nasıl oluyorsa bazen başkasının hatalarını da denemeye kalkışıyor ve sonuç olumsuz olunca karşıdaki kişiye bir kinlenme, sinirlenme söz konusu olabiliyor. Tavşan dağa küsmüş, dağın haberi yok.

Öncelikle şunu bilmeliyiz ki hatasız kul olmaz, hatasız doğru bulunmaz, hata yapmayan hiçbir şey yapmamış demektir. Daha nice söz vardır bu duruma uyan. Deneyimin/Hatanın değerli oluşu, bize pahalıya patlamasından ileri geliyor. En iyi öğretmen ve en pahalı öğrenme yoludur bu ikisi. Çünkü öğrenmeniz için kaybetmeniz gerekebiliyor.

İş yerinde yükselmek için işleyişi öğrenmek durumundasınızdır. Bunun için de başlangıçta hatalı ilerler ancak sonradan hataları azaltarak doğru yapma olasılığınızı arttırır, doğru yapmaya başlarsınız ve gül gibi yükselmeye de başlarsınız. Ancak bir başkasını taklit ederek yükselmeye çalışırsanız bu hem sizi köreltecektir hem de ilerlemenize ket vuracaktır. Okuldayken dereceye girmek için çalışırsınız, tez yazarsınız, ödev hazırlarsınız, bazen gereken özeni göstermez, arkadaşlarınızın çalışma, yaşam şekline uyarsınız ve emeklerinizi tehlikeye atarsınız, yıl kaybedersiniz. Sonra kimsenin düzenine uymaz, kendinize çeki düzen verip ilerlersiniz. Dansçıysanız sürekli hareketleri yinelersiniz, diziniz incinir, parmağınız kırılır, kolunuz morarır, dengeyi sağlayamazsınız derken tüm hatalar birleşir ve deneyimi oluşturur, yerine oturur ve çok iyi bir dansçı olursunuz. Ama birisi size bir hareketin öyle değil böyle yapılır diye diretmesine uyarsanız, kendinizi sakatlama, yaralama olasılığınız artar ve onun yaptığının size uymadığını anlarsınız. Olan sürenize olur, canınıza olur. Kaportacısınızdır, ilk başlarda düzelttiğiniz kaporta yamuktur, boyası iyi atılmamıştır, rengi tutmamıştır, yerine oturmamıştır derken hata  parçaları yerine oturur, deneyime dönüşür ve kalıp gibi kaporta yapmaya başlarsınız. Ama başkalarının gelip size akıl vererek, bu iş böyle yapılır, şurasına vurmalısın, şuradan püskürtmelisin gibi söylemlerine kulak asarsanız, o iş de uzar gider.  Tüm iş dalları, özel yaşamlar ve diğerleri için bu böyledir. Önce hata yapar, sonra doğrusunu öğrenirsiniz. Genel işleyiş budur. Ama kendi hatanızı yaparsanız, kendinizi düzeltmeniz daha kolay olur. Başkasının hatası üzerinden gitmekte ısrar ederseniz bu kez de kaybınız artar. Durumu düzeltene kadar onca süre, emek boşa gider.

İşte bu noktada sizi zora sokan durum, deneyimden mi yararlanıyorsunuz yoksa başkasının hatasını mı yaparak deneyimlenmeye çalışıyorsunuz? Dikkatinizi çekmek isterim, başkasının hatasıyla deneyimini kullanmak ayrıdır. Deneyimden yararlanmak sizi doğruya en hatasız şekilde götürmeye yararken, hatadan yararlanmak daha çok kayba neden olabilir. Deneyimleme süreniz uzayabilir, doğruya geç kavuşabilirsiniz. Hatayı kopyalamak, sınavda kopya çekmek gibidir. O yanlış yaptıysa, siz de yanlış yapmış olursunuz. Sizin sonucunuz karşı taraftan yüksek çıkmaz.

Bir başka örnek verecek olursak, bir işin çözümü için başkasının gittiği adımları izlemek yerine kendi yönteminizi kendinizin bulması hem size yeni bir bakış açısı getirecek hem de diğerlerinden ayrı bir deneyim elde etmenize olanak sağlayacaktır. Bir makinenin onarımı, bir yemeğin yapılışı, çocuk yetiştirmek, hayvan bakmak, çiçek büyütmek bg. birçok durumda başkasını değil, kendi kararlarınızı izlemek size yarar sağlayacaktır. Başkasının hatasını göre göre kendiniz yapmanız, bile bile lades olmaktır. Sonucunu bildiğiniz bir acıyı neden yaşamak için ısrar edesiniz ki? Elbetteki onların hatalarını görüp, onları elemeniz sizin için kârdır. Herkesin gittiği yoldan gitmeyin. Kendi yolunuzu seçin ki, karşılaştığınız manzara da başka olsun.

Bu yazı toplam 372 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Haberler Ankara | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 545 221 98 97 | Faks : 0 850 303 80 36 | Haber Scripti: CM Bilişim