• BIST 106.843
  • Altın 142,689
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • Ankara 30 °C
  • İstanbul 34 °C
  • İzmir 35 °C

Deniz Baykal neden konuştu?

Ergün Aydoğan

Deniz Baykal diyor ki; ülke kötü yönetiliyor. İktidarın Suriye politikası başından sonuna kadar yanlış… Bugün savaşla burun buruna gelinen noktada; iktidarın Suriye rejimini değiştirmeye yönelik anlayışı var. Bunlar tamam. Bunları kendi içimizde sorgulayalım. En ağır eleştirileri yapalım. Ama şimdi gelinen noktada hep birlikte hareket etme zamanıdır. Ülkeye sahip çıkma zamanıdır.

Bu sağduyulu çıkış Başbakan Davutoğlu’ndan övgü, teşekkür alıyor.

Siyaset kurumu bunlara pek alışkın değil. Muhalefetsen doğruda olsa sonuna kadar karşı çıkacaksın. İktidarsan muhalefet ne derse desin kulak asmayacaksın.

Hemen birileri çıkıyor; Deniz Baykal neden Başbakanın teşekkürünü alacak, havuz medyasında haber olacak şekilde konuşur.

Buda ülkenin ‘’ülke çıkarları’’ bile olsa ne kadar bölündüğünün açık bir göstergesi. Bu gelinen tablonun sorumlusu 14 yıldır ülkeyi yöneten AKP değil mi derseniz hayır, yüzde yüz AKP’dir.

Deniz Baykal AKP iktidarının terörle mücadele konularında da çok yanlış yaptığını, kendilerine yapılan; terörle müzakere yapılmaz, mücadele yapılır, bu mücadelede de her türlü desteği vermeye hazırız önerilerine kulak asmadığını, terörü muhatap aldığını, terörle masaya oturduğunu, belli bazı olaylara göz yummanın sonucu buraya gelindiğini söylüyor. Ama bugün gelinen noktada devletin terörle mücadelesinde, terörle mücadeleye sahip çıkılması gerektiğini söylüyor.

Hiç kuşku yok programın CHP ile ilgili bölümü özellikle CHP tabanında büyük ses getirdi. Genel merkeze yakın olanlar rahatsız olsa da CHP’nin tabanı, CHP seçmeni uzun zamandan beri böyle bir çıkış bekliyordu.

Ve de CHP tabanı Deniz Baykal’ı sürekli zorladı; CHP’de bir şeyler yanlış gidiyor. Parti kimlik erozyonu yaşıyor. CHP kötü yönetiliyor. CHP; etkili ve belirleyici olamıyor. Siz bu partinin en önemli kişisisiniz; bugün konuşmayacaksınız da ne zaman konuşacaksınız. Çıkın konuşun, bu olanlara bir dur diyin talepleri sürekli yapıldı.

Deniz Baykal sustu, izledi. Zaman zaman uyarılar da yaptı.

Ama artık konuşma zamanıydı.

Program sonrası meclisteki odasına gittim. Akşamdan beri susmayan tebrik ve kutlama telefonları aralıksız devam ediyordu. Odası da tebrik, kutlama için gelip gidenlerle dolup taşıyordu.

Ve diyor ki altı yıldır konuşmadım izledim. Derdim muhalefet etmek olsaydı, bazı şeylerin hesabında peşinde olsaydım bugüne kadar susmazdım. Baktım olmuyor tabanın rahatsızlıkları talepleri var bunları, dile getirmenin görevim ve sorumluluğum olduğunu düşündüm.

Partimi iyi görmek istiyorum, daha iyi görmek istiyorum. Kemal bey büyük bir iyi niyetle sıkıntılı bir dönemde görev üstlendi, o görevi en iyi şekilde yapmaya çalıştı. Partimize bir sürü şey kazandırdı. Halkla ilişkilerinde, CHP’nin algılanmasında olumlu kalıcı bir sürü açılımlar getirdi. Düşünce sisteminde yenilikler getirdi, yani çok şey kazandırdı.

Ama şimdi çok kritik bir sürece giriyoruz. Önümüzde üç yıllık bir süreç var. Bu yapıyla götürmemizi ben artık geride kalması gerektiği kanısındayım.

Evet siyasete vizyon katan yararlı bir program olmuştur. Buradan herkesin çıkaracağı bazı dersler vardır.
Ne diyor Deniz Bey; Siyaseti mezhep, din, etnik temelde götürülen siyasetin sonu ‘’diktatörlüktür.’’ Çünkü bunlar tartışılmaz, tartıştırılmaz. Kimse siyasetini din ve mezheple meşrulaştırmaya kalkmasın.

Bu yazı toplam 513 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Haberler Ankara | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 545 221 98 97 | Faks : 0 850 303 80 36 | Haber Scripti: CM Bilişim