• BIST 105.064
  • Altın 146,120
  • Dolar 3,5109
  • Euro 4,1827
  • Ankara 33 °C
  • İstanbul 26 °C
  • İzmir 28 °C

Devlet adamlığı…

Ergün Aydoğan

AKP’ye karşı çıkmakla Türkiye’ye sahip çıkmak arasındaki ayrımı yapabilmek devlet adamı olmanın gereğidir (Deniz Baykal).

AKP politika ve uygulamaları yanlıştır, bunları uygulayan ve bu politikalara (ülkenin yararına bile olsa) destek olacak açıklamalar da bulunmak devlet adamlığı değildir (Kemal Kılıçdaroğlu).

Kamuoyu bu konuyu tartışıyor...

Kemal Kılıçdaroğlu; 1999’da DSP’den milletvekili olamamıştım, Deniz Baykal beni 2000’de partiye davet etti, PM, MYK ve İş Bankası Yönetim Kurul üyeliği, 2002’de milletvekilliği, Plan Bütçe Komisyon Üyeliği görevlerinde değerlendirdi. 2005’te kendisine muhalefet eden gurubun içinde yer aldım, buna rağmen kendileri beni 2007’de tekrar milletvekili, Meclis Grup Başkan Vekilliği ve 2009 yerel seçimlerinde İstanbul Büyükşehir Belediye başkan adaylığı görevlerini takdir etti…

Ve şimdi aynı Kemal Bey, Deniz Beyi hizipçilikle suçluyor. Parti kamuoyunun önüne atıyor, tartıştırıyor. Ülke yararına olan açıklamaları başbakandan ve kamuoyundan destek gördüğü için AKP’ye destek olmakla suçluyor.

TV’de konuşmak yerine benimle konuşsaydı, benimle konuşmadı, benden bazı görev talepleri oldu, talepleri karşılanmadığı için konuştu, AKP’ye destek çıktı algısını kamuoyunda yaratacak açıklamalar yapıyor.

Tabi Deniz Bey bu suçlamalara yönelik çok açık cevap veriyor. Esas mesele algının gerçeğin önüne geçmesinde, cevap olarak yapılan açıklamaların basında yeterince yer almamasında.

Benimle paylaşsaydı suçlamasına; Sayın Genel Başkan ile farklı tarihlerde üç baş başa görüşmemiz olmuştur. Son yapılan görüşme 26 Aralık 2015’te 3,5 saat sürmüştür. Bu konuşmaların içeriğiyle ilgili açıklama yapma takdirini Sayın Genel Başkana bırakıyorum (açıklayamayacağımdan, korktuğum, çekindiğimden değil..). Eğer; yapılan ikili görüşmelerimizde ele alınan konuların, söylenen sözlerin gereği yapılabilmiş olsaydı kamuoyuna herhangi bir açıklama yapmak gerekli olmayabilirdi. Konuşulan konular, sohbet mutabakatları düzeyinde kalıp hayata geçirilmeyince… ve şimdi keşke benimle paylaşsaydı diyen Kemal Bey bu ikili konuşmaların içeriğini açıklamalı. Görüşmede bir talep var mı? Kim ne talep etti, hangi sözler verildi, sözler neden yerine getirilmedi. Bu ziyaretler ziyaret edenin isteği üzerine, ziyaret edilenin evinde yapıldığına göre…

Deniz Bey; benim herhangi bir görev talebim olmamıştır. Partimizin gidişinden memnun olmayan partimizin önde gelen siyasetçileri birkaç kez beni ziyaret etmiş, görev almam gerektiği söylenmiş, bende kendilerine bunun takdirinin Sayın Genel Başkanda olduğunu söylemişimdir. Bireysel bir talebim söz konusu değildir.

Deniz Bey; Türkiye tarihsel bir krizle karşı karşıyadır. Bu sorunların ağırlaşıp bir krize dönüşmesinden 13 yıldır iktidar olan AKP doğrudan sorumludur. Terörü muhatap alıp meşrulaştıran ve terörle müzakere eden AKP bugünkü, manzaranın doğrudan sorumlusudur. Terörü ilçelere, mahallelere, sokaklara hatta hanelerin içine kadar taşıyan AKP’nin bu yanlış politikası karşısında ‘’ne yapalım beter olsun’’ diyecek halimiz yoktur. Terörle mücadelenin başarılı olması ve buna destek olmak hepimizin görevidir. ‘’Suriye sorununun bu hale gelmesine kim yol açtıysa altında kalsın bize ne’’ deme hakkımız yoktur.

On gündür devam eden tartışmalara HABERTÜRK TV’de Didem Yılmaz Arslan’ın sunduğu ‘’Türkiye’nin nabzı’’ programında açıklık getiren,

Deniz Baykal;  Suriye politikasında, terörle mücadelede iktidarın büyük yanlışlar yaptığını, gelinen noktada Türkiye’nin yararına olan uygulamalara sahip çıkmanın AKP’ye sahip çıkmak olmadığını…CHP’nin iyi yönetilmediğini mutlaka yenilenmesi gerektiğini, kendisi ile ilgili iddialara üzüldüğünü; kişisel kariyer derdinde değil partinin ve ülkenin iyi yönetilmesi mücadelesi verdiğini, bundan sonra kalan ömrümü CHP Genel Başkanı olarak değil, CHP’li olarak kalmayı başarabilmeyi ve CHP’li olarak ölmek istediğini, bugüne kadar; Atatürk, İsmet İnönü ve Ecevit’in CHP’li olarak ölmediğini, CHP’nin ikinci kurucu genel başkanı olarak bunu başarmak istediğini kamuoyuna ilan ettiği anda, tüm yurtta duygu patlaması yaşandığını görmek gerekiyor.

Ve anlarlar mı bilinmez ‘’Benim bir başka partiye geçeceğim yaygarası siyasetin lümpenleşmesidir’’ diyor Deniz Baykal.

Bu yazı toplam 524 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Haberler Ankara | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 545 221 98 97 | Faks : 0 850 303 80 36 | Haber Scripti: CM Bilişim