• BIST 107.303
  • Altın 153,156
  • Dolar 3,7141
  • Euro 4,3624
  • Ankara 4 °C
  • İstanbul 19 °C
  • İzmir 19 °C

DİLİNİZ DOĞRUYU SÖYLÜYOR YA BEDEN DİLİNİZ?

Begüm Yılmaz

“Beden dili; vücut duruşu, jestler, mimikler, yüz ifadeleri ve göz hareketlerinden oluşan, zihinsel ve fiziksel faaliyetlerle desteklenen ‘Sözel olmayan iletişim’ şeklidir.”

Karşımızdakiyle konuşurken neredeyse tamamen bilinçaltı tarafından yönetilen beden dilimiz kelimelerden çok daha fazla anlam ifade ediyor. Karşımızdaki insan ya da topluluk yüzde 60 beden diline, yüzde 30 ses tonuna, yüzde 10 da kelimelere dikkat ediyor. Karşımızdakine kendimizi ifade ederken az ve öz konuşarak istenilen mesajı beden dili ile vermemiz mümkün.

İlk izlenim
İnsanlar karşısındakiyle iletişime geçtiğinde önce gözlere, sonra da avuç içlerine bakarlar. Beden dilinin bu yönünü bilen liderler de konuşurken sıklıkla avuç içlerini gösterirler. Çünkü; avuç içleri tarih boyunca gerçek, dürüstlük ve sadakat ile bağdaştırılmıştır. Avuç içleri kapandığında omuzlar da aşağı düştüğü için karşınızdaki kişi özgüvensiz olduğunuzu düşünebilmektedir.

İnsanlar, göz ve avuç içlerinden sonra bütüne bakmaktadır. Burada, parçadan bütüne bir geçiş söz konusudur. Kısacası, insanlar aslında ilk aşamada sözlere değil, beden diline önem veriyor.

Resmi/kişisel ilişkilerde nereye bakmalı?
Resmi ilişkilerde insanların daha çok göz, kaş ve alın bölgesine bakmak gereklidir. Kişisel görüşmelerinizi yaptığınız, dost olduğunuz, yakınlık hissettiğiniz kişilerle konuştuğunuzda ise daha çok dudak, dudak üstü ve çene bölgesine bakıldığı belirlenmiştir. Bunun sebebi; bilinçaltında samimiyetin burun ve ağızda; resmiyetin ise gözün ortasında kodlanmasıdır.

En çok bakan kazanır
Psikolojide, göze kanca atma diye tanımlanan sava göre, etki gücünü daha da arttırmak isteyen kişiler karşısındakinin gözüne daha çok bakmaktadır. Bu durum kültürden kültüre, ülkeden ülkeye değişkenlik göstermektedir. Örneğin; ruhun ve gücün başta olduğuna inanılan Hindistan’da bir çocuğun başının okşanması yasaktır. Türkiye’de normal karşılanan bu durumun Hintlilerce yasaklanması, geçmişten gelen inanışların, yetiştirilme tarzının ve kültürün açık bir sonucudur.

Karizmatik duruş
Yaratılışta ortak bir nokta var ki; bu kadın ve erkek duruşlardır. Kadının ve erkeğin baskın olduğu toplumlarda, bambaşka beden dilleri kullanılsa da değişmeyen bazı özellikler vardır: karizmatik duruş. Her ülkede aynı olan bu duruş; kibir ve egodan yoksun olmalı, baş hafif yukarı doğru kalkık ve omuzlar dik olmalıdır. Karizmatik duruşa sahip kişiler herkesi süzerek iletişim kurarlar. Bu kişiler, karşısındaki bir soru sorduğunda cevap verirken aslında herkese cevap verirler. Karizmatik duruşa sahip kişiler birebir ilişkiye çok fazla girmekten kaçınarak mümkün oldukça bütüne seslenirler, tane tane ve akıcı konuşurlar ve hafif yan dururlar.

Kendine güveniyor musun?
Güvenilir bir tavır sergilemek istiyorsanız otururken arkaya yaslanmanız gereklidir. Bu tavır adına yapmamanız gereken en önemli şey; ayaklarınızı koltukta ya da sandalyede geriye almamanızdır. Çünkü; otururken ayaklarını koltuk veya sandalyenin arkasına alan kişiler gergin bir profil çizerler.
Kendine güvenen erkeklerin ayakları genellikle ileri doru ve açık bir şekilde konumlanır. Kadınların ise doğası gereği zarif bir duruşu vardır. ‘Kendine güvenli’ duruşu sergileyen kadınlar, bacak bacak üstüne atabilir ya da iki ayağını birbirine yaklaştırıp yan durabilirler.

Eller ve ayaklar yalan söylemez

Gergin bir ortamda oturduğumuzda ellerimizi ya iki bacak arasına alırız, ya da bir elimizle dirseğimizi tutarken diğer elimizle yanağımıza destek veririz. Bu, kendini saklama göstergesidir.

Eller ve ayaklar yalan söylemeyen tek organlardır. Ayaklar beyinde bir mekanizmaya bağlıdır ve yalan söylediğinizde ayaklarınızın yönü değişir. Yalan söylendiğinde kendini ele veren bir diğer organ ise gözdür. Yalan söyleyen kişi daima sağa bakar. Bunun sebebi, beynimizin geleceği düşündüğünde sağa bakıp, geçmişi düşündüğünde sola bakmasıdır. Yalan da bir tasarı olduğu; gelecekten bir ‘şey’ olduğu için yalan söylendiğinde gözlerin sağa bakması doğaldır. Doğamıza aykırı olduğu için kişide kaşınma hissi uyandıran yalan, beden dilinde kendini gösterir. Erkekler yalan söylediğinde genellikle yüz bölgelerini kaşır, kadınlar ise burunlarıyla oynarlar.

Kültürden kültüre değişse de herkesin bir beden dili vardır
Halk arasında 20. yüzyılın sonlarına doğru farkındalık yaratan beden dili, ilk defa karşılaştığımız kişiyi değerlendirmede büyük fayda sağlar. Beden dilini iyi kullanan kişiler, karşısındakilerle daha iyi empati kurar ve iletişimde bulunduğu kişiyi daha iyi etkileyebilir. Eğer beden dili iyi bir şekilde kullanılırsa çözümleyici, yapıcı ve kişinin mutluluğuna, toplumun huzuruna katkıda bulunacak sağlıklı ve nitelikli bir iletişim gerçekleştirilmiş olur.

Bu yazı toplam 2804 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Haberler Ankara | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 545 221 98 97 | Faks : 0 850 303 80 36 | Haber Scripti: CM Bilişim