• BIST 117.368
  • Altın 161,742
  • Dolar 3,7819
  • Euro 4,6318
  • Ankara 4 °C
  • İstanbul 6 °C
  • İzmir 7 °C

DIŞA BAĞLANMA SÜRECİ !!

Ebru Oğuzhan Yeter

Ülkemizin  bugününü anlamak için dün neler yaşandığını, hangi aşamalardan, zorluklardan geçtiğini, ya da dışa bağlanırken ne için hangi sözlerin verildiğini, hangi anlaşmaların yapıldığını iyi bilmek gerekiyor.  

Bugün yaşadığımız hiç bir şey tesadüf ya da nedensiz değildir.  Ekonomik çöküntü, kültürel yozlaşma, ayrışma, bölünme ve kutuplaşmaların temelini  iyi bilmek  içimizde ki  düşmanı iyi tespit etmemiz gerekiyor. Bunu  öğrenmenin doğru yolu  kaynaklarından, doğru bir Türkçe ile, akıcı bir dille yazılan önemli kitapları okumak, okutmak ve paylaşmaktır.

Yolumuzu aydınlatan bu kitaplar, okullarda ders olarak okutulsaydı, bugün yaşadığımız sorunlara akılcı bakan, çözüm odaklı yaklaşan bir toplum olurduk. Oysa kaderci, biat eden bir toplum durumuna getirildik. Kitaptan kısa bir bölüm ve Ülkemizin dünü-bugünü ve bilemediğimiz yarını. Metin Aydoğan,  bu kitabı 3 Kasım 2002  seçimlerinden önce yazdı. Müthiş bir öngörü.

‘’Atatürk döneminde yaratılan ulusal birikim, 1945 yılına dek önemli sayılacak bir zarara uğramamıştı. Savaş süresince alınan borçlar  nedeniyle 1945 yılında Türkiye’nin 356 Milyon  liralık dış borcu vardı ama Hazinede bu borcu karşılayacak kadar da altın ve döviz stoğu bulunuyor,  dış borçlar düzenli olarak ödeniyordu.  

Bütçe önemli açık vermiyor, iç  borca fazla başvurulmuyordu.  İç  borçlanma  ‘’ABD  ve  Avrupa ekonomileriyle  daha  yakın  ilişkilere geçilmesiyle’’ yani,  1946’dan sonra  yapılmaya başlandı.  Türkiye’nin ABD başta olmak üzere 1945’den sonra Batı’ya  yönelmesiyle  ekonomik  dengeler  hızla  bozulmaya başladı.

1945’den sonraki  geri dönüşüm Türkiye’yi getirdiği durum sadece rakamlarla değil, yaşamın içindeki somut gerçeklerde görülüyordu. Türkiye kendi kararını kendisi alan bir ülke olmaktan çıkıp, dışarıya bağlandığı oranda ekonomik çöküntüye uğramış ve ağır bir bunalım sürecine girmişti.

Gelinen noktanın sorumluluğu elbette Türkiye’yi  elli yıldır yönetmiş olanlara aittir.  Ancak yaşanan olumsuszluklar,  yalnızca yönetim yetkisini elinde bulunduranların sorumluluklarıyla açıklanamayacak kadar karmaşık ve uluslararasıdır.  Sorun emperyalizmin,  işbirlikçileri aracılığıyla içsel  bir olgu haline gelmesidir,  sorun ulusal bağımsızlık sorunudur.

Washington ya da Brüksel’deki program yapıcılar, hükümet yetkilileri  ve  uluslararası örgüt  yöneticileridir. Ekonomiyle sınırlı kalmayan bu tür programlar siyasi, mali ve kültürel alanları da kapsar ve büyük şirket çıkarlarına dayanır.

Ülkeler borçlandırma yoluyla, önce bağımlı daha sonra tutsak haline getirilir.  Borç arttıkça bağımlılık, bağımlılık arttıkça borç artar. Bu ustaca hazırlanmış bir sarmaldır ve kendi isteği ile bu sarmala giren Türkiye, İMF’ye üye olduğu 1947 ylından beri bu oyunun içindedir.  Her sözü dinlemiş, istenen her şeyi yapmış ve bugünkü duruma gelmiştir.’’

Kaynak: Metin AYDOĞAN //EKONOMİK BUNALIMDAN ULUSAL BUNALIMA 

Uluslar, egemenliklerini geçici bile olsa, bırakacağı meclislere dahi gereğinden fazla inanmamalı ve güvenmemelidir. Çünkü meclisler bile despotluk yapabilir ve bu despotluk bireysel despotluktan daha tehlikeli olabilir. Meclislerin öyle kararları olabilir ki, bu kararlar ulusun yaşamına giderilmesi olanaklı olmayan zararlar verebilir.

Gazi Mustafa Kemâl Atatürk

Bu yazı toplam 3676 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Haberler Ankara | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 545 221 98 97 | Faks : 0 850 303 80 36 | Haber Scripti: CM Bilişim