• BIST 89.282
  • Altın 145,513
  • Dolar 3,6363
  • Euro 3,8917
  • Ankara 13 °C
  • İstanbul 12 °C
  • İzmir 15 °C

Dişi ağrıyan, kadın doğumcuya gitmez...

Oğuz Güler

Çiftçiler Ziraat Mühendislerine ilk işe başladıklarında bazen bildikleri soruyu sorarlar. Ziraat Mühendisleri bilmeyince kıs kıs gülerlermiş. Bu durum çoğunun başına gelmiştir. Oysa sordukları soru mühendisin bölümünden olmadığı için onlara da o şu soruyu sorabilir. Dişin ağrıdığı zaman dişçiye mi yoksa kadın doğum uzmanına mı gidersin? Köylüler hemen diş doktoruna derler. Niye kadın doğum değil, oysa onlar 1 yıl daha fazla eğitim alırlar denirdi. Ziraat Fakültesinin 12 bölümü var ve her konuyu bilemezler. İşte TAR-GEL'de bu yüzden başarı artmıyor. Bu yüzden Ziraat fakülteleri tek tip mezun vermeli, bölümler yüksek lisansta devreye girmeli. 

Bu ara bazı hocalarımız basında, TV'lerde, her konuda HER-MOK-OLOK oldular. Aynı deprem Proflarının şu zaman deprem olacak tespit ve rezil olmaları gibi. Bunlara "Herbokolok" yani her şeyi bilen dense de ben demeyeceğim. Canan Karatay Hoca çok değerli  bir kardiyoloji Profesörümüz. Konusunda uzmanlığına kimse bir şey diyemez. Ancak, buğday konusunda konuşmaları yersiz ve bilgiden yoksun. Birileri hocayı yanıltmış, uzmanlık alanına girmeyen konularda konuşursa rezillik diz boyu olmuş. Şimdi hocaya soruyorum, dişi ağrıdığında berbere mi gidiyor? Meslektaşım Dr. Gürbüz Mızrak'ın açıklaması basına aksetti ve Karatay hoca da okumuştur ama bilmediği şeyleri düzeltmek için benimde bölümüm olan ve genetik ağırlıklı yüksek lisansımın olması hasebiyle Karatay'ın yanlış anlatımının doğrularını benden okuyun;

1) Makarnalık buğday 28 kromozomlu dur (allo tetraploit), ekmeklik buğday ise 42 kromozomlu dur (allo hekzaploit). Canan hocanın söylediği gibi 14 kromozomlu değiller. 14 kromozomlular buğdayın yabani akrabalarıdır. Dünyada organik olarak yetiştirilen buğdaylar da 14 değil 28 kromozomlu dur. Ülkemizde üretimine izin verilen gerek makarnalık buğdaylar, gerekse ekmeklik buğdaylar klasik ıslah yöntemleri ile ıslah edilmiş olup asla GDO'lu değildirler. Yani başka bir türden gen aktarımı söz konusu değildir.

2) Kısa boy genleri buğday genomunda zaten mevcuttur. Başka bir türden değil bu genleri taşıyan buğdaylardan, ticari çeşitlere klâsik ıslah yöntemleriyle aktarılmıştır. Aksi takdirde Maltus’un teorisi gerçekleşip, dünya kıtlık çekip, milyonlarca insan açlıktan ölürdü. Hocanın söylediği 14 kromozomlu yabani buğdaylarla üretim olsaydı, ancak bir avuç mutlu ve zengin insana ekmek yer ve dünyanın geri kalanı ot yerdi.

3) Canan Hocanın iddia ettiği gibi 14 kromozomlu buğdaylar GDO teknikleri ile 28 ve 42 kromozomlu hele getirilmedi. İlmi bulgular, buğdayın 14 kromozomlu yabani atalarının birbirleriyle doğada melezlendiğini, bir seri mutasyon ve doğal seleksiyon sonucu, 28 ve 42 kromozomlu türlerin çok uzun bir zaman dilimi içinde 10-15 bin yıl önce meydana geldiği ispatlı. İlk 28 kromozomlu buğdayların M.Ö. 8000’li yıllarda, yine 42 kromozomlu ekmeklik buğdayların M.Ö. 5000’de kültüre alındığı arkeoloji sayesinde biliniyor. Bunlardan, uzun yıllar doğal seleksiyonlar ve çiftçilerin seçimleri sonucu günümüzdeki ticari buğday tipleri oluştu.

4) Gluten, buğdaydan ekmek yapmak için gerekli proteindir. Yeterli ve kaliteli glutene sahip olmayan undan kaliteli ekmek olmaz. Üretilecek ekmeğin de besin değeri düşük olur. Ekmek kabarmaz, içi pişmez. Çölyak hastalığı (gluten alerjisi) genetik olup, alerjik bünyelerde ortaya çıkar. Bizim toplumumuz gibi yüzlerce yıldır buğdayla beslenenlerde "doğal seleksiyon nedeniyle" Çölyak hastalığının görülme oranı çok düşüktür. Bu konuda buğdayın suçlu gösterilmesi doğru değil sayın hermokoloklar . Tıpkı eğitim sorununu çözmek için tüm okulları kapatma yoluna gidilmediği gibi.

Gürbüz beyle örtüşen bilgilere yer darlığı nedeniyle bu kadar yer verebildim. Arzu edilir ve Dr. Gürbüz bey izin verirse bilimsel çalışmalarını gazetemizde meslektaşım olması ve konu bazında aynı fikirde olduğumuzdan yazı dizisi olarak yayınlayabiliriz. Canan hocanın bazı ilk çıkışları doğru olsa da bu ülkede ne zaman bilgi kirliliğine dur denecek? Herkes işiyle uğraşsa olmaz mı? Bakan Faruk Çelik özellikle tarım ve gıda ile ilgili bu bilgi kirliliğine el atmalı ve Türk insanı doğruları Bakanlıktaki uzmanlardan acilen TV'ler den öğrenmelidir.

Bu yazı toplam 509 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Haberler Ankara | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 545 221 98 97 | Faks : 0 850 303 80 36 | Haber Scripti: CM Bilişim