• BIST 97.559
  • Altın 144,656
  • Dolar 3,5587
  • Euro 3,9715
  • Ankara 19 °C
  • İstanbul 17 °C
  • İzmir 21 °C

DİZİ FİLİMLERİ

Fatih Yokuş

Şimdi bir çoğunuz; hocanın diziler hakkında yazı yazması da nerede çıktı? Diye haklı bir soru sora bilirsiniz. Aslında benim bildiğim bir konuda değil ancak kendimce tesbit ettiğim bazı tehlikeleri sizinle paylaşmak istedim. Doğru veya yanlış kişisel fikirler imdir. 

Türk sinemasına baktığımızda, konusu ne olursa olsun mutlakla filimin bir yerinde dini bir sembol olan Hacı ve Hoca yer alır  maalesef  kötü bir karakteri canlandırır. Dinen bir mana ifade eden bu iki kavram filim içerisinde; ya üçkağıt, dalavereci, çıkarcı, zalim, zalimi destekleyen, kızını satan, sevenlere engel olan, para göz, çıkarı için her pisliği göze alan v.b kötü  rollerinde ya hoca veya hacı ile canlandırılırdı. Böylece filimin konusundan ziyade kişilerin beyninde Dinen önemli iki makamı kötülemek aşağılamak ve halkın beyninde kötü bir imaj oluşturulmaya çalışılır, kısmanda başarılı oldular.  

Hayatımıza TV. lerin girmesi ile beraber dizi filmleri de önem kazanmaya başladı. Son zamanlarda Hac ve hoca düşmanlığı demode olunca bu defa daha büyük tehlike arz eden Aile kutsiyetini zedeleyecek, namus kavramını ortadan kaldıracak, güven ve itimadı sarsacak diziler çekilmeye başladı. Ben bu diziler içinde Yönetmenliğini Yaşar Seriner'in yaptığı erler filim tarafından yapılmakta olan Türk komedi ve aile dizi olarak tanıtılan  "Akasya durağı"nı değerlendirmeye çalışacağım.

Aile dizisi olarak halkın beğenisine sunulan bu dizi, bizi eğlendirirken bilinç altımıza ise ailenin yapısını tahrip edecek fikirlerin yerleşmesine sebebiyet vermektedir. Neslin devamını sağlayan çocuk olmadığı gibi, olan bölümlerde de çocuklar büyüklerin birer oyuncağı olarak sunulmakta, abi, kardeş, abla, bacı, dayı, hala, teyze, amca gibi kavramlar kişilerin beyinlerinde silinmeye çalışılmaktadır.

Hele evlenme kurumunun "Aldatabilir" endişesini insanların beynine sokmakta,  sevgi bağı ile nikahsız biçimde bir evde  yaşamanın özendirilmesine çalışılmaktadır.  Bazen Zeki Alasyanın canlandırdığı Nuri, genelde ise genç oyuncular ile sunulmaya çalışılmaktadır.

Seyyit rolü ile köylüler hor görülmeye çalışılmakta, Osman ağa ile mazbut aile yapısına önemi rencide edilmeye çalışılmaktadır.

Hele Sinen tiplemesi ile Türk toplumu içinde dalavere, üçkağıtçılık, çıkarı için her değeri ayaklar altına alabilmenin bir parçası olduğunu beyinlere yerleşmesine çalışılmaktadır.  Maalesef çapkınlık yapmayı bir marifetmiş gibi sunulmakta, eşi tarafından yakalanmadığı sürece de normal olarak sunulmaktadır. Hele bazı bölümlerde bu rollerde çocuklarla canlandırılması her ne ad altında olursa olsun kötü bir örnek teşkil etmektedir.

Aslında son zamanların dizi filmlerin konusu ne olursa olsun, dizilerin bir yerinde evlilik dışı yaşamayı normalleştirmek, eşlerin birbirini aldatmalarını doğal hale getirilmeye çalışılmakta, kıskandırma adı altında farklı kişilerle ilişkiye geçmeyi bir hak imiş gibi sunulmaktadır.

Belki bizler eğlenerek, hüzünlenerek, üzülerek seyir ettiğimiz bu dizi filmleri bizlerin olmasa dahi çocuklarımızı zehirlemekte, bilinç altına aile yapısının önemsiz olduğu fikrini aşılamakta, evliğin önemli olmadığını, aldatmanın hele kıskandırma maksadı ile olursa bir hak olduğunu, çok evlilik yerine çok sevgililiği özendirmektedir.

Bir şey edince ne seyir ettiğimizi bilelim toplumun temel dinamiklerini aşağılayıcı filim ve dizilerde uzak duralım.

Bu yazı toplam 987 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Haberler Ankara | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 545 221 98 97 | Faks : 0 850 303 80 36 | Haber Scripti: CM Bilişim