• BIST 90.182
  • Altın 147,216
  • Dolar 3,6478
  • Euro 3,9515
  • Ankara -3 °C
  • İstanbul 6 °C
  • İzmir 5 °C

EDEPLİ, EDEBİNDEN SUSAR, EDEPSİZDE BEN SUSTURDUM ZANNEDER

Müfit Demirkol

Mevlana Celalettin-i Rumi

 

Büyük düşünür Mevlana, tüm dünyanın saydığı, bir Allah kuludur. İnsanlık üzerine bir çok veciz sözleri bulunur. Tüm sözlerinin tek dayanağı, ya da kaynağı ise sadece “sevgi” dir.

Sevgi Yaradana sığınmanın , ona yönelmenin ve ondan istemenin tek yoludur. Sevgi Allah yoludur. Ona şükretmenin tek yoludur. Sevgi, hoş görü ve paylaşım demektir.

Sevgi sahibi olabilmek, yürek ister. Mevlana bir başka sözünde “Hz.Ali'nin zülfikarı sende olsa, onda ki yürek sen de olmaz ise zülfikar senin olmuş, neyine yarar” demiştir.

İnsanlar, kaderleri ile birlikte bir takım yerlere gelebilirler. Bu yükselişlerini bazen başarılarına, eğitimlerine borçlu olurlar, bazen de sahtekarlıkla yaptıklarına, kul sanılanlara kulluk ettiklerine, söyledikleri yalanlarına veya sertvetlerine borçlu olurlar.

Genellikle siyasilerimiz ikinci yolu seçerler yükselebilmek için. Bir ideal için savaşan siyasilerimizin yükselişleri, ancak kendi gibi aynı ideallere sahip olanlar tarafından belirli bir yere kadar desteklenir. İşte bu yer, yükselişin son noktasıdır. Bu noktadan sonra, iniş başlar.

Bu iniş bazen çok hızlı, bazen de çok yavaş olabilir. Ama her iki durumda da sonları acı olur. Yok olurlar. Çünkü onlar şahsi menfaatlerini, ülkelerinin menfaatlerinden üstün tutmuşlardır. Çünkü onlar şahsi menfaatleri için yüzlerine, halkımızın gözlerini boyayabilecek, onları aldatarak oyalayabilecek olan maske takmışlardır. İşte bu taktıkları maske onların gerçek yüzlerini gizlemelerini sağlamaktadır.

Bunların gerçek yüzlerinde, sevgisizlik vardır. Kimileri, inançlarımızı, kimileri Atatürk'ümüze olan bağlılığımızı, kimileri de bağımsız olma arzularımızı kullanarak bizlere, gerçek yüzlerini göstermezler.

Bu gün yurdumuz da gerek komşularımızla olan ilişkilerimizi bozarak, gerekse dünya devletleri arasında ki ekonomik ve politik yerimizi zora sokarak, emperyalist güçlerin tetikciliğini ve taşeronluğunu yaparak ülkemizi harbin içine sokan siyasilerimiz bulunmaktadır.

Hiçbir siyasi partinin tarafı olmadan, tüm siyasi partilerimiz, yaşadığımız bu acı günlerin sorumlusudurlar.

Türkmen soydaşlarımıza silah yardımı yapıyorum diye, İŞİD terör örğütüne silah yardımında bulunan iktidarın yaptıkları yüzünden her gün şehit vermekteyiz. Hava kuvvetlerimizin hedeflerini İŞİD militanları yerine PKK terör örğütü kamplarına ve boş çöl arazilerine yöneltilmesi milletimizi kandırmak ve oyalamaktan başka bir şey değildir.

Bu meclisde bulunan tüm siyasi partiler, iktidar partisinin bu yaptıkları canavarlıktan sorumludurlar. Onlar da yapılan bu canavarlıklara ortak olmuşlardır. İtiraz etmeden, susarak seyirci kalmışlardır.

Kurulmaya çalışılan koalisyon çalışmaları da milletimizi oyalamalarından, erken seçime gitme telaşlarından başka bir şey değildir.

Hala bir takım vaadler ile milletimizin oylarını alabileceklerini sanmaktadırlar.

Bu yapılacak olan erken seçim, ülkemiz için bir kurtuluş yolu olacaktır.

İhtilal yapmadan, kan dökmeden tek kurtuluşumuz, mevcut meclisimizin fesh edilmesine bağlıdır.

Partilerin seçilmesine imkan vermeyen, sadece şahısların seçilmesine imkan verebilen yeni bir seçim yasası ile, eğitimleri ve başarıları ile yükselmiş olan Atatürk gençliğinin yeni meclisimizde görev almaları şarttır. Onların muhtaç olacakları kuvvetleri damarların da akan kandır.

Bu yazı toplam 409 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Haberler Ankara | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 545 221 98 97 | Faks : 0 850 303 80 36 | Haber Scripti: CM Bilişim