• BIST 106.843
  • Altın 142,635
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • Ankara 30 °C
  • İstanbul 27 °C
  • İzmir 32 °C

Ekonomide 2015 çelişkileri...

Oğuz Güler

Hükumet etrafındaki onca kargaşa, olumsuzluk ve dünyada bunca sıkıntı varken Ekonomide kısmen başarısız dense de benimde aktaracağım olumsuzluklar ancak bu denli minimumda tutulabilirdi. Ekonomi yönetimi ve siyaset, bürokratların elinde olduğu sürece bu iş toparlanmaz. Bürokratların başkanlık sisteminde köstek olması azalacağından ülke bir an evvel ideolojiyi bırakıp başkanlığa geçmeli. Çünkü bürokrasi sadece ay başını sever, yeniliklere "nayır" der. Ekonomi bakanımız Mustafa Elitaş sahadan ama bürokrata esir olursa başarısız olur. Ama tüm vergiyi verenlere danışarak denge oluşturursa başarılı olur. Bu yüzden Elitaş'ın bakanlığın konusu dış ticaret olunca Kayserili hemşehrim genleri yüzünden başarılı olacağına eminim. Hükumet nispeten başarılı, bunu biliyoruz ama 2015'te gözden kaçanlar neymiş onlara bakalım; 

Merkez Bankası, sık, sık görevinin fiyat istikrarını sağlamak olduğunu söyler. Peki bunu sağlayabildi mi? Hayır sağlayamadı. Çünkü enflasyon hedefine % 6,3 dedi sonra % 7,6’ya yükseltti. Ama enflasyon % 8,81 oldu. Sanal enflasyon bile tutmadı. Pinpon topu sabah kahvaltısında yenmiyor beyler, bir tane Türkiye var, gerçekleri örtmeyelim. Bizde GSYİH'nın % 4.4'ü kadar emisyon olursa olacağı bu. AB emisyonu  % 9-9.5 ama emisyonun yükselmesini kontrolde tutabilecek Tarımsal plan ve sanayi yatırımlarının öneminden yoksun bürokratlar emisyonu her yıl niye 0.5-1 puan arttırmaktan korkuyorlar bunu açıklasınlar. Emisyon yani piyasada ki nakit para fazlalaşınca bunu menfi etkisi artan üretimle fiyatları düşürmesi ile nötralize edebiliriz ama bu bürokratlarla bu başarılmaz. MB enflasyon hedefini niye tutturamıyor? Çünkü para arzı milli gelirdeki artıştan çok daha hızlı artıyor ama Emisyon yine % 4.4 ve geniş tanımlı para arzı % 20.5 artmış. 2014 Kasımında bu arz 986 milyar lira düzeyindeydi. 2015 kasımında 1 trilyon 189 milyara yükseldi. Yani % 20,5 oranında arttı. Oysa milli gelir % 3 TL olarak arttı. 8.81 enflasyonun yarısı gıdaya dayalı ve hemen netice alınan Tarım iyi regüle edilirse enflasyon belasının % 25-30 azalması zor değil. Oluşan tüm enflasyonun yarısı tarım ve buradan üretilen gıda işlerinin getirdiği yük olduğundan tarımda çok hızlı üretim artışları sağlanabileceğinden enflesyonun artışına üretim fazlalığının müspet etkisi hemen netice verebilir. Kısaca para politikası demek para arzını artırmak ya da azaltmak yani enflasyon yükseliyorsa üretimi arttırıp para arzını azaltmalıyız, ekonomi durağanlaşıp fiyatlar gerilemeye başlıyorsa para arzı ve emisyonu artırmayı dengeleyemediler. Eskiden MB, Hazine’ye para basıp verirdi şimdi bu yok. Çünkü MB'nın bilançosunda iç varlık kalemi çok küçük, sadece 1,2 milyar lira. Peki, para arzı niye hızla artıyor? Çünkü döviz mevduat hesapları yükselip dolarizasyon arttığından ve geniş anlamlı para arzı artıyor. MB piyasayı kontrol edemez halde. Dolayısıyla enflasyonun düşmeyişinde başta MB sonra hazine suçu. Milli gelir TL olarak arttı ama dolar bazında 822 milyar $'dan 771 milyar $'a geriledik. Dolar hızlı arttığından kişi başına gelir 10 bin $ üstündeyken 9.922 $'a geriledik. 2007 yılı seviyesine geldik. Yani yeni yatırım ve üretimi arttırmaya dönük bir acil plan için kimse geniş bir eylem planı düşünmüyor.

Ocak- Kasımda bütçe 5,4 milyar TL açık verdi. Açığının milli gelire oranı binde 2. Hatta bütçe açığı yok denebilir, bu başarıyı takdir etmeliyiz. 10 yıllık Hazine tahvil faizi % 10,5. Dünyada böyle yüksek faiz yok. Brezilya bizden fazla veriyor, çünkü Brezilya bütçe açığının milli gelirinin % 9 binde 2 değil. Türkiye’de bütçe açığının yok ama faizler Brezilya kadar. Bu çelişkiyi yazmayım mı? Hazine kime veriyor bu yüksek faizi? Hazine bu faizi bankalara ödüyor. Hazine tahvillerinin neredeyse tamamını bankalar alıyor. Yani Hazine vatandaşa ödemiyor bu faizi. CB'mız ve yetkili bakanlar sürekli faizler yüksek diyor ama devletin hazinesi başta olmak üzere MB ortak suçlu. Ama vatandaş, bankalardan en az % 14-15 faizle para bulur. Devlet şu an % 10,5 faiz oranıyla borçlanır ama % 8.5'la bankalara 2 puan zararla satar. Bankaların birbirine gecelik  borçlanması % 11,3 oluştuğu için devletin sırtından%  2.8 havadan para kazanıyor yani devletimiz artık çoğu yabancı sermayeye bizi soyduruyor. Bunun yanında konumuz değilse de araç sigortasında da % 100-200 zamla soydurması hiç hoş değil. Yabancı sermaye niye bankacılığa geliyor derseniz işte halkı söğüşlettikleri için denebilir. Kısaca bürokratlarımız siyasilerden bir şey saklayarak devleti ve vatandaşı soyduruyorlar haberiniz olsun.

Bu yazı toplam 556 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Haberler Ankara | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 545 221 98 97 | Faks : 0 850 303 80 36 | Haber Scripti: CM Bilişim