• BIST 108.489
  • Altın 151,185
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • Ankara 8 °C
  • İstanbul 16 °C
  • İzmir 14 °C

Ekonomik büyüme formülü; yıllarca yoksulluk sebebi görülen kırsal...

Halim Utlu

Bugün dünya nüfusunun yaklaşık yarısı, nüfusu 500 binden az şehirlerde veya onu çevreleyen kırsal alanlarda yaşıyor. Küresel olarak küçük kentsel alanlar, günümüzde gıda talebinin yaklaşık yüzde 60’nı teşkil ediyor.2030 yılına gelindiğinde, dünyanın az gelişmiş bölgelerindeki kentsel nüfus 4 milyar çıkacak. Bunun yüzde 80’i de Afrika, Asya ve Latin Amerika’da yaşıyor olacak.

Kırsal dönüşüm 1990’lardan bu yana gerçekleşiyor; kırsalda yaşayan 750 milyon ilave insan, günlük kişi başı 3,1 Amerikan Doları olan makul yoksulluk sınırının üstünde gelire sahip. 1960’ta gelişmekte olan ülkelerin nüfusunun yüzde 22’si, yani 460 milyon insan, şehirlerde ve kasabalarda yaşarken, bu oran 2015’te yüzde 49’a, yani 3 milyar insana  yükseldi.

ekonomik-buyume-formulu;-yillarca-yoksulluk-sebebi-gorulen-kirsallar.....jpgKırsalın potansiyelini ortaya çıkaracak, köklü dönüşümler gerekiyor

Gelişmekte olan ülkelerin kırsal nüfusu, 1960'da 1,6 milyar iken, 2015'de 3,1 milyara çıktı. Yani yaklaşık 1,5 milyar arttı.Gelişmekte olan ülkelerde ekonomik büyümenin anahtarı, uzun yıllar yoksulluğun sebebi olarak görülen kırsal bölgeler.  Ancak daha genç ve kalabalık bir gezegenin beslenmesi ve istihdamına yardım etmek için, kırsal bölgelerin potansiyellerini ortaya çıkaracak çok geniş ve köklü dönüşümler gerekiyor.

Gelişmekte olan ülkelerde gelecek yıllarda, iş gücüne katılmaya hazır milyonlarca genç insanın yoksulluktan kurtulmak için, kırsal bölgeleri terk etmesi gerekmiyor.Kırsal bölgeler aslında, sektörlere gıda üretimi ile ilgili sabitlenmiş ekonomik büyüme için geniş bir potansiyel sunuyor. 

Geçimlik tarımda;verimlilik düşük, nüfus artışı hızlı

Geçimlik tarımda düşük verimlilik, birçok yerde sınırlı endüstrileşme, hızlı nüfus artışı ve şehirleşmeden oluşan oldukça zorlu bir bileşimin üstünden gelmeyi gerektiriyor. Bunların hepsi gelişmekte olan milletlerin kendini besleme ve yurttaşlarını istihdam etme konularında büyük zorluklar oluşturuyor. 

Kırsal ekonomideki dönüşümler, 1990’lardan bu yana kırsaldaki yüz milyonlarca insanın kendilerini yoksulluktan kurtarmalarına ciddi yardım etti. Fakat  sağlanan ilerleme, düzensiz ve demografik büyüme, işi daha karmaşık hale getiriyor. 

ekonomik-buyume-formulu;-yillarca-yoksulluk-sebebi-gorulen-kirsallar....-001.jpg2030'a kadar, 15-24 yaşdaki gençlerin nüfusu,1,3 milyara ulaşacak

2015 ve 2030 yılları arasında, 15-24 yaşlarındaki insanların, yaklaşık 100 milyon artarak 1,3 milyara ulaşması bekleniyor...Özellikle dikkat çekeni, Güney Asya ve Sahra Altı Afrika olmak üzere, gelişmekte olan ülkelerin çoğunda sanayi ve hizmet sektörlerinde büyüme geri kalmış durumda. 

Bu sektörler, iş gücüne katılmak isteyen çok büyük sayıdaki iş arayanı, bünyelerine katarak bu sayıyı eritecek durumda olmadığını ortaya çıkarıyor. 

Kentsel alanlara bağlı tarımsal sanayiler, yeni yatırımla desteklenmeli 

Kentlere doğru yerlerini değiştiren kırsaldaki insanlar, yoksulluktan çıkış yolu bulmak yerine, büyük olasılıkla şehirlerdeki yoksul saflarına katılma yönünde daha büyük riskle karşı karşıya kalacak. Bu şekliyle tarım da işlemez hale gelecek. Diğerleri başka yerlerde iş aramak zorunda kalırken; bu da mevsimsel veya kalıcı göçe yol açacak.

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’nün (FAO) bugün açıklanan raporuna göre;canlı gıda sistemleri inşa etmek ve özellikle küçük ve orta ölçekli şehirler gibi,kentsel alanlara bağlı tarımsal sanayileri desteklemek için, kırsal bölgelere politika desteği ve yatırımı hedeflemenin stratejik bir hamle olacağına dikkat çekiliyor.

ekonomik-buyume-formulu;-yillarca-yoksulluk-sebebi-gorulen-kirsallar....-002.jpgPolitika yapıcılar, küçük şehir ve kasabaların kırsal-şehir bağlantısını desteklemeli

Bu tür bir girişimin neden kırsal bölgelerde istihdam yaratacağı, daha fazla insanın yerinde kalmasını sağlayacağı ve insanların gelişimine katkıda bulunacağının önemi ortaya konuluyor.

Politika yapıcıların, küçük şehir ve kasabaların kırsal-şehir bağlantısına aracılık etmek ve küçük ölçekli çiftçilere ürünlerini pazarlama ve ekonomik büyümenin faydalarından pay almaları için, daha fazla fırsatlar sağlamada harekete geçirici olumlu bir rolleri olduğunu kabul etmeleri gerektiğine,raporun önsüzünde vurgu yapan FAO Genel Direktörü General José Graziano da Silva,devamında şu görüşü paylaşıyor;

Dönüştürülen kırsal ekonomiler, göçü, bir zorunluluk olmaktan çıkaracak

"Politika yapıcılar ve planlamacılar tarafından çok sık ihmal edilmiştir: Küçük şehirlerin ve kasabaların bölgesel ağları kırsal insanlar için referans noktasıdır—bu ağlar, buradaki insanların tohumlarını satın aldığı, çocuklarını okula gönderdiği, sağlık ve diğer hizmetlere ulaştığı yerlerdir.”  

Dönüştürülen kırsal ekonomiler, insanların yer değiştirmesine yol açan, tüm baskıları çözen, her derde deva bir ilaç olmayacak, ancak ihtiyaç duyulan işlerin çoğunu üretecek ve göçü, bir zorunluluk olmaktan çıkarıp, bir seçeneğe dönüştürmeye katkıda bulunabilecek.

ekonomik-buyume-formulu;-yillarca-yoksulluk-sebebi-gorulen-kirsallar....-003.jpgTarım ve gıdaya bakış

Kırsal ekonomilerde ihtiyaç duyulan dönüşümlerin, gıda sistemlerini çeşitlendirmek ve çiftlik dışı tarıma bağlı faaliyetlerde, yeni ekonomik fırsatlar yaratmak için, kentsel bölgelerde artan gıda talebinin harekete geçirilebileceğini gösteriyor. 

Bu; işleyen veya arıtan, paketleyen veya taşıyan ve gıdayı depolayan, pazarlayan veya satan işletmelerin yanı sıra, tohum, araç gereç ve gübre veya sulama veya diğer hizmetlere dair üretim girdilerini arz eden iş yerlerini içeriyor. 

Rapor: Kentlerdeki gıda pazarlarından gelen ve giderek artan talebin, şu an ulusal gıda arzının yüzde 70’ine kadarını tükettiğini, bunun geniş kırsal nüfusa sahip ülkeler için bile geçerli olduğunu ifade ediyor.

 Aile çiftçileri için, büyük zorluklar

Kentleşme bir taraftan tarım için altın bir fırsat sağlarken, diğer taraftan küçük ölçekli milyonlarca aile çiftçileri için, büyük zorlukları da beraberinde getiriyor.  Daha fazla kar getiren pazarlar, gıda üretiminin büyük ticari çiftliklerde yoğunlaşmasına; tedarik zincirlerinin büyük işleyiciler ve perakendeciler tarafından kontrol edilmesine ve küçük çiftlik sahiplerinin dışarıda bırakılmasına imkan yaratabilir.

Yeni yatırımlar ve destekleyici kamu politikaları; dönüştürücü ve adil büyümenin bir motoru olarak kentsel talebi dizginlemenin anahtarı olabilir. Küçük ölçekli aile çiftçilerinin pazara katılımını garanti altına alacak tedbirlerin, bu politikalarda çok sıkı şekilde yer alması şart gibi görünüyor.

ekonomik-buyume-formulu;-yillarca-yoksulluk-sebebi-gorulen-kirsallar....-004.jpgKrediye erişimi iyileştirecek tedbirler çok önemli

Aile çiftçileri, altyapı, küçük şehirler ve kasabalar ile ilgili olarak hazırlanan araştırma, şu 3  eylem planına dikkat çekiyor;

1 - Küçük ölçekli üreticilerin kentsel gıda talebini karşılamaya tamamen katılabilmelerini garanti altına alacak birtakım politikaların devreye sokulmasını içeriyor. Arazi kullanım haklarını güçlendirecek, tedarik sözleşmelerinde eşitliği sağlayacak veya krediye erişimi iyileştirecek tedbirler başlıca birkaç seçeneği oluşturuyor.  

2 - Kırsal ve kentsel pazarları birbirine bağlayacak gerekli altyapının oluşturulması. Birçok gelişmekte olan ülkede kırsal yollar, elektrik nakil hatları şebekeleri, depolama imkanları ve soğuk taşıma sistemlerinin eksikliği; kentlerdeki taze sebze, meyve, et ve süt ürünlerine talebi çiftçilerin avantajlarına çevirmelerine büyük bir engel teşkil ediyor.

3 - Mega kentlerin kırsal-şehirsel ekonomilere daha iyi bağlanmalarını değil, aynı zamanda daha küçük, kentsel alanların dışında, daha yayılmış bir örgüyü kapsıyor. Rapor, küçük kentsel merkezlerin daha fazla gözden kaçmış gıda pazarlarını temsil ettiğinin altını çiziyor. Gelişmekte olan ülkelerde, kent sakinlerinin yarısı 500 binden daha düşük nüfuslu şehir ve kasabalarda yaşıyor. 

Eldeki temel veriler ne diyor?

1990 yıllarından bu yana, kırsal dönüşüm  gerçekleşiyor; kırsalda yaşayan 750 milyon ilave insan, günlük kişi başı 3,1 Amerikan Doları olan makul yoksulluk sınırının üstünde gelire sahip. 1960’ta gelişmekte olan ülkelerin nüfusunun yüzde 22’si (460 milyon insan) şehirlerde ve kasabalarda yaşarken, bu oran 2015’te yüzde 49’a (3 milyar insan) yükseldi.

Gelişmekte olan ülkelerin kırsal nüfusu 1960 (1,6 milyar insan) ile 2015 (3,1 milyar insan) arasında yaklaşık 1,5 milyar arttı.Güney Asya’da 1 milyon ve Sahra Altı Afrika’da 2,2 milyon genç insan 2010 ile 2015 yılları arasında iş piyasasına girdi.

1,45 milyar insan, nüfusu 500 binden düşük şehirlerde  yaşıyor

Nüfusu 5-10 milyon arasında olan büyük şehirler ve nüfusu 10 milyondan fazla olan mega kentlerin sakinleri, dünyanın kent nüfusunun sadece yaklaşık yüzde 20’sini oluşturuyor.Gelişmekte olan ülkelerde, çoğu kentsel alan görece küçüktür. Kentsel nüfusun yaklaşık yüzde 50’si, yani 1,45 milyar insan, nüfusu 500 binden düşük şehir ve kasabalarda yaşıyor.

Küçük kentsel alanlar, günümüzde kentsel gıda talebinin yaklaşık yüzde 60’nı teşkil ediyor.2030'da dünyanın az gelişmiş bölgelerindeki kentsel nüfus 4 milyara ulaşacak ve yüzde 80’i Afrika, Asya ve Latin Amerika’da yaşıyor olacak.

2040'da yüzde 67’ye yükselecek

2030’da dünya kent nüfusunun çoğunluğu, 1 milyondan düşük nüfuslu şehirlerde bulunacak; bunlardan yüzde 80’i 500 binden düşük nüfuslu şehirlerde yaşayacak.

Doğu ve Güney Afrika’da gıda pazarından alışveriş yapan şehirli tüketicilerin payı şimdiden yüzde 52 ve bunun 2040 yılında yüzde 67’ye yükselmesi bekleniyor.Sahra Altı Afrika’daki kentsel gıda pazarının değeri 2010-2030 yılları arasında büyük ihtimalle 4 kat artarak, 313 milyon Amerikan dolarından, 1 trilyon Amerikan dolarına çıkacak.

İşte bu sebeplerle, daha genç ve kalabalık bir gezegenin beslenmesi ve istihdamına yardımcı olmak için, kırsal bölgelerin potansiyellerini ortaya çıkaracak, çok geniş ve köklü dönüşümler gerekiyor....

Bu yazı toplam 227 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Haberler Ankara | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 545 221 98 97 | Faks : 0 850 303 80 36 | Haber Scripti: CM Bilişim