• BIST 89.878
  • Altın 145,744
  • Dolar 3,6012
  • Euro 3,9233
  • Ankara 7 °C
  • İstanbul 9 °C
  • İzmir 16 °C

EL ELE VERİN BÜYÜKLER

Serap Önder

Bu gece geçmişe bir yolculuk yaptık evdekilerle sohbet ederken... Zaten bu aralar sıkça yapar olduk bu yolculukları nedendir bilinmez. Yaşlanıyor muyuz nedir? (Yok yok ne yaşlanması, yazar burada şaka yaptı. Görmezden gelin yaşlılığı  

Konuştukça,sohbetten sohbete atladıkça fark ettim ki aslında ne mutlu çocuklarmışız biz.Tüm imkansızlıklar içinde… Annemizin parça kumaşlardan elbise dikip,artık iplerden saçlar yaptığı naylon bebeklerimizle..

Günümüz koşullarında hepimiz yoğun iş tempoları, geçim derdi derken pek çok değerimizi kaybettiğimizin farkında mıyız acaba? Annelerimiz çağırana kadar doya doya oynadığımız oyunları özlemiyor muyuz?

Şimdilerde kendini bilgisayar başına mahkum etmiş, bahçeye çıktığında ne oynayacağını bilmeyen, oyun oynamanın sadece koşmak olduğunu düşünen çocukları gördükçe ''Nerede bizim çocukluğumuzdaki oyunlar!'' diyorum sıkça. Zamanımız çocukları bu oyunların hangilerini oynuyor? Oynamayı da geçtim kaç tanesini biliyor? Oysa bize iletişimi,paylaşmayı öğreten o güzelim oyunlar teknolojiye yenik düşüyor bir bir ve kayboluyor her geçen gün..

Ne kadar da mutluyduk arkadaşlarımızla işbirliği ve uyum içinde oynarken.Şimdi ki oyunlar öylemi?Artık daha bireysel,bencil ve ruhsuz oyunlar var çocukların hayatında..Bilgisayar ve televizyon başındaki çocuklarımızın gün geçtikçe a-sosyal kişilik kazandığına şahit oluyoruz hepimiz.Ve aklımızdan ''Nasıl kurtarırım?''

Bizim görevimiz olmalı çocuklarımıza bu oyunları öğretmek tıpkı anne ve babalarımızın bizlere yaptığı gibi... Hem de neredeyse hepsi oyuncaksız o güzelim oyunları.Bir iple,bir taşla,bir topla oynanan...

Beş taş oynayalım onlarla..Çelik çomak,on beş taş, istop, yakar top, misket, çivi, dombiliç ve daha saymakla bitmeyecek pek çok oyun.Hem fena mı olur,şu günümüzün salgın hastalığı stresi de atmış oluruz çocuklarımızla eğlenirken.Ben en çok sobanın ışığıyla aydınlanan duvarda gölge konuşturmayı severdim çocukken.Ne kadar keyifliydi tüm o hayvanları hayali ormanımızda buluşturmak ve gece yarısına kadar gülüşmek taa ki annemizin ''Yeter artık uyuyun bakalım''çağrısına kadar..

Dolu dolu oldu gözlerim hatırladıkça çocukluğumun oyunlarını... (Zaten gözlerim bu aralar akmaya yer arıyor ya neyse...) Çok üzgünüm çocuklarımızdan esirgediğimiz bu oyunlar için.Oysa elimizde ekmeklerimiz oyun alanlarına koşarken yaşadığımız o mutluluğu hangi bilgisayar oyunu verebilir ki günümüz çocuklarına..

Şimdi düşünüyorum da  tertemizdi hayatlarımız.Tek derdimiz eve geç gelince babamızın asılan suratını görmekti o zamanlar...Belki de geç değildir.Hala bir şansımız vardır.Çocuklarımıza daha mutlu olabilecekleri o oyunları öğretmeye evlerde ve okullarda...

NOT: MEB'in hazırladığı unutulmaya yüz tutmuş çocuk oyunlarını derlediği ''Çocuk Oyunları''kitabını edinebilirseniz eğer okuyun derim bendeniz..Hem kime zarar gelmiş içindeki çocuğa sahip çıkmaktan  

Açın bakalım Serter Bağcan'dan ''Çocukluğa Özlem''şarkısını. Bakın bakalım ne kadar özlemişsiniz çocukluğunuzu...

HEP ÇOCUK KALINNN… Karamsar ve asık suratlı büyüklere inat   

el-ele-verin-buyukler.jpg

                                           
ÇOCUKLUK

Affan Dede'ye para saydım,
Sattı bana çocukluğumu.
Artık ne yaşım var, ne adım;
Bilmiyorum kim olduğumu.
Hiçbir şey sorulmasın benden;
Haberim yok olan bitenden.

Bu bahar havası, bu bahçe;
Havuzda su şırıl şırıldır.
Uçurtmam bulutlardan yüce,
Zıpzıplarım pırıl pırıldır.
Ne güzel dönüyor çemberim;
Hiç bitmese horoz şekerim!

 

Cahit Sıtkı TARANCI

Bu yazı toplam 1311 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Haberler Ankara | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 545 221 98 97 | Faks : 0 850 303 80 36 | Haber Scripti: CM Bilişim