• BIST 104.918
  • Altın 147,092
  • Dolar 3,4930
  • Euro 4,1820
  • Ankara 16 °C
  • İstanbul 24 °C
  • İzmir 17 °C

Emisyon ve Mevduat çelişkisinde vergi...

Oğuz Güler

Aşağıda okuyacağınız rakamlar konusunda koordine oluşturamadığım dan bilmediğim bir husus var ve bu eksiğimi birileri öğretirlerse sevinirim. 30 Mayıs 2016 itibarı ile piyasada ki emisyon hacmi 109 milyar 210 milyon 174 bin 851 lira 50 kuruş nakit para piyasa bulunmaktadır. Yani 370 milyar dolar bu ülkenin parası piyasa da. Bankalar 1.000 lira ile ilave 9.000 liralık ekonomik hacim yaratarak 10.000 liralık mevduat oluştura bilmekteler. Keynes'in çarpan çoğalan etkisinden giderek bir para kendinin 10 katı sinerji oluşturur tezi tüm dünya ekonomilerinde doğru bir tezdir. Evvel ki hafta itibarı ile bankalarda ki TL mevduatı 743 milyar lira, Döviz bazında 513 milyar yani 174 milyar dolar, mevduat var ve totalde ise 1 trilyon 256 milyon lira mevduat olduğununa göre TL koordinasyonu konusunda bir sıkıntı algılamaktayım. Bankalarda ki TL mevduatı 743 milyar ise bu 74.3 milyar TL ana paranın 9 katından oluştuğu ve geriye yaklaşık 35 milyar kaldığına göre cebimizde veya kasamızda bu kadar fiziki para olduğu anlaşılıyor. 

Bu arada bir de kredi kartı ile oluşan hacim var ama bu elbet emisyona dahil edilmez ve taksitlerden dolayı çok ciddi hacim oluşturması da çok isabetli bir olgu. İşte 109 milyar emisyonun yaklaşık % 32'si ancak insanımızın elinde, cebinde veya kasasında gözükmekte ve ben bundan ötürü emisyon ve mevduat konusunda ki yanlış oranı ve bazı sanal olguları vergi yönü ile çözemedim. Yüz TL'lik akaryakıtın 68 lirası ve 100 Liralık çimentonun, demirin 18 lirası KDV geliri oluyorsa, istisnalar dışında oluşturduğu vergi ve hacimde çelişki var. Paranın çoğu devlet eliyle maaş ödemesi ve en az 12 kez döndüğünü düşünürsek haklıyım galiba. Özel sektörde de olsa para en az 12 kez orada da el değiştiriyor. Kısaca bir para bir günde 2-3 kez faturalı yani kayıt içinde olabilmekte ama nedense 109 milyarın ve bankalardaki 74 milyarın 10 katı hacim oluşmasında bir kaçak var. Bu kaçağa kayıt dışı demek yanlış. Bu denli dolaylı vergi alınan bir ülkede vergi kayıpları zamanla asgariye inecek. Demek ki dolaylı vergi zamanla aşağı çekilebilecek. Kayıt dışılıkta 10 yıla kalamaz en alt limite iner. Kayıt dışılık ABD'de ve Almanya da, Avusturalya da bile var. Hatta geçen yıl Kasım ve Aralıkta Melbourne'deydim fırsatını bulan her esnaf orada da keş olursa veririm demeyi vergi yönü ile biliyor.

Kamuda bu kaçak olgusunun kara bir delikten yok olduğunu veya bankacılıktan iç edildiğini sanıyorum. Tabi ki kayıt dışılık var ama emisyonun yarısı bile böyle olsa daha çok vergi oluşturmalı diye düşünüyorum. Ayrıca GSYİH'mızın % 4-4.5 kadar olan emisyon % 6-6.5 civarına gelmesini başaramadıkça ekonomimiz kör topal gidecek. Oysa bu oran AB ülkelerinin ortalamasının yarısı kadar ve onlarda % 9-9.4 civarında. Piyasada ki paranın bankalardaki kısmında 9 katı para bankalar tarafından havadan “yaratılıyor” kısmı önemli. Peki, bu 9 kat para nasıl var ediliyor. Bu mekanizmanın adına kısmi rezerv (fractional reserve) sistemi deniyor. Diyelim ki bir bankanın elinde 1,000 lira var. Mevcut sınırlamalara göre banka %10’unu tutuyor ve geri kalan %90’ı kredi olarak veriyor. Böylece aşağıda açıklanacağı şekilde olmayan 9,000 lirayı insanlara kredi olarak veriyor ve bundan rant elde ediyor. Tabi Merkez Bankasında olduğu gibi para borç olarak üretilirken faizi hiçbir şekilde üretilmiyor. Bu havadan para “yaratma” işlemi sistemin doğal sonucu olarak ortaya çıkmaktadır. Şöyle: Bankanın elinde 1,000 lirası olduğuna göre 100 lirayı tutup bankaya gelen birisine %90’ını yani 900 lirasını kredi olarak verir. Krediyi alan kişi parasını yine bankada tuttuğundan getirip sistem içerisinde ya aynı bankaya ya da başkasına yatırır. Gelen 900 liranın 90 lirası banka tarafından tutulup 810 TL tekrar borç olarak verilir. Bu kez 810 lirayı getirip bankaya yatırırlar. Banka 81 TL tutup 729 TL borç verir. Bu süreç içerisinde banka kendi parası olan 1,000 TL haricinde 9,000 TL hacmi havadan “yaratmış” olur (1000+ 900+ 810+ 729+ 656+ 590+ 531+ 478+….. =10,000).

Bir bankanın elindeki 1.000 lira ile 10.000 liralık ekonomi oluşturması güzel ama AB ülkelerinin GSYİH'sının % 9-9.4 arasında emisyon miktarı varken ekonomileri hızlı ivmeleniyor. Oysa bizde bu oranın % 4-4.5 arasında olması ve ekonomimizi sıkıntıya sokmasını sahadan biri olarak yaşıyorum. Ekonomimiz de sıkı para politikası ve yüksek faiz dışında bir şey bilmeyenlere inat TUDEM'in ivedilikle hayata geçirilmesi bu ülkenin başarısı olacaktır inşallah.

Bu yazı toplam 681 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Haberler Ankara | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 545 221 98 97 | Faks : 0 850 303 80 36 | Haber Scripti: CM Bilişim