• BIST 82.300
  • Altın 148,344
  • Dolar 3,8298
  • Euro 4,0711
  • Ankara 0 °C
  • İstanbul 7 °C
  • İzmir 9 °C

En Büyük Zehir; "DOĞRULUK"

Göksel Keşen

21. yüzyılda unuttuklarımızın arasında yer alır "doğruluk". Kültürlere göre değişede doğruluk kavramı, insanların ortak kabul ettiği doğruluklarda vardır. Doktor dilinin latince olması yahut da trafik levhalarındaki işaretler.

Hani bir atasözü vardır. "Doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar." Bu atasözü 21. yüzyılın belgesi olmuş. Doğru söylerseniz işinizden, aşınızdan, eşinizden bile olabilirsiniz. "Nasıl olur?" dediğinizi duyar gibiyim. Patronuzun sevmediğiniz bir hareketini "işimden olacağım" pahasına olsada desteklememiz gibi.Eşinizin, arkadaşınızın istemediğiniz başarısını tebrik ederek kutlamak gibi ya da ilgi çekmek için istemediğimiz durumlara düşmek gibi... Saymakla bitmez durumlar. Alışkanlık haline getiriyoruz. Istemediğimiz davranışlar otomatik olarak ortaya çıkıyor. Savunma ya da beyinimizin cevapsız kalması durumunda hemen doğru olmayan bir davranış sergileriz. Farkına varmadan çevremizi avuturuz. Ama vicdanımızı nasıl avutacağız belirsizdir. Bir sorun daha oluşur. Kurtulmak için çabalarız. Ayağımıza yapışan zift gibi çıkarmakta zorlanırız. 

Bu yüzyılda doğru söz söylerseniz, kimse sizi dinlemez. Böylelikle yanlızlaşırsınız. Dinleyenleri bulsanız dediklerinizi uygulamaz ya da uygulatamaz. Eninde sonunda bizlere zorla diretilen beğenilme ya da ego güdülerinin kurbanı oluruz. Yalan yılan gibi sarar etrafımızı içinden çıkamaz hale geliriz. Ama doğru söyleyerek yanlız olsakta. Her zaman güvenilir olduğumuzu karşımızdakilere yansıtırız. Çevremizdekiler az olur ama öz olur. Daha iyi anlaşırız. Çok sorun yaşamayız. "Neden mi?" çünkü bir yalana ya da olumsuz bir davranışa baş vurmayız. Hatamız olsada söyleriz. Kırıcı bir durum ama ne yaparsızınız. Gerçek insansa karşımızdaki anlayış gösterir. Bu yüzyılın insanı ise yalan dolan sarılmış ise yüz vermez. Eşinizi, aşınızı hatta işinizi bile kaybedebilirsiniz. Bu kadar riskli ve anlaşılır doğruluk. 

Rahmetle andığım Aşık Mahsuni Şerif'in sözleri geliyo aklıma;

Sana diyeceğim var eğlen yolcu 
Kurduğun yuvayı yık da öyle git 
Zamanede ilk görevdir insana 
Baştan dinden haktan çık da öyle git 
Bir sudan geçince köprüyü devir 
Sel basmış tarlaya ırmağı çevir 
Birlik dümenini tersine kıvır 
Sağa sola sövüp dök de öyle git 
Allah bir deseler sen söyle haşa 
Nadan ehliyle çıkmaz başa 
Komşunun açlığı tatlı temaşa 
Bir tekme de sen vur yık da öyle git 
Ortak isen hesap etme ölçmeyi 
İhmal etme dost ırzına geçmeyi 
Bir döğüşte çok ayıp gör kaçmayı 
Beş on yumruk yiyip sel de öyle git 
Elinden tut çamurlara at körü 
Beriye ötede öteye beri 
Kapıya gelirse döv misafiri 
Bir de ana avrat çek de öyle git
Kızına bakanın oğlunu öldür 
Meclise girersen büyüğe saldır 
Kefeni soy mezarlara kül doldur 
Ölünün dişini sök de öyle git 
Ciğerin yarası sivri cam ister 
Kötülük meydanında kendini göster 
Adamın cömerdi yavuz it besler 
Meteliği başa kak da öyle git 
Küfür eksik etme aziz dilinden 
Gaddarlık kılıncın koyma belinden 
Hiçbir şey gelmezse bile elinden 
Fesat tohumunu ek de öyle git 
Hasılı sözümün tersine yürü 
Görmesin gözlerin topalı körü 
Kısa yerden eksik etme ömürü 
Mahzuni Şerif’ten bık da öyle git 

Doğruluk dost kapısı eğrilik yüz karası derdi bir derviş. Ne kadar yanlızlaşsakta doğruluktan ayrılmamak dileğiyle...

Bu yazı toplam 796 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 2
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Haberler Ankara | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 545 221 98 97 | Faks : 0 850 303 80 36 | Haber Scripti: CM Bilişim