• BIST 97.726
  • Altın 145,622
  • Dolar 3,5781
  • Euro 4,0001
  • Ankara 11 °C
  • İstanbul 17 °C
  • İzmir 15 °C

ERDOĞAN ve TÜSİAD…

Ergün Aydoğan

15 Mayıs 1979’da gazetelerde başlattığı ilan kampanyası sonucu; Bülent Ecevit başkanlığındaki CHP hükümetinin düşmesinde önemli rol oynayan, ondan sonra kurulan Süleyman Demirel başkanlığındaki AP azınlık hükümetine destek veren, 24 Ocak kararlarında kilit rol oynayan TÜSİAD; Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın hedefinde!


Patronlar kulübü olarak bilinen TÜSİAD-Erdoğan arasındaki ilişki inişli çıkışlı devam ediyor. 2005’te hukuki konuda bir gerginlik yaşanmış başbakan TÜSİAD’a ‘işinize bakın’ demişti. TÜSİAD’ın 12 yıllık kesintili eğitim tasarısının bazı maddelerine getirilen eleştirilere kızılmıştı. AB konusunda görüş ayrılıkları yaşanmıştı. HSYK kanununa yönelik eleştirilere kızılmıştı. Açılım konusunda görüş ayrılıkları Erdoğan’ı kızdırmıştı.


Son olarak TÜSİAD Başkanı Haluk Dinçer’in; “Muhatabımız cumhurbaşkanı değil” açıklamasının yankıları günlerdir sürüyor. Erdoğan bu muhataplık meselesine bayağı içerlemiş olmalı ki, açıklama sonrası SARAYDAN çok sert açıklamalar geldi. Bu öyle ki sözün ötesine geçip uygulamalara da yansıyacak anlaşılan. Kemal Sunal filmlerinde yaşanan; sen beni kovamazsın, ben işi bırakıyorum benzeri, ‘muhataplığa siz değil biz karar veririz’, ‘siz bizim hiç muhatabımız değilsiniz’ bundan sonra bizde sizin davetlerine katılmıyoruz, benzeri açıklamalar geliyor.


Bir zamanlar hükümet düşürecek kadar etki-güce sahip olan TÜSİAD, AKP döneminde ciddi sıkıntılar yaşıyor.


Patronlar kulübü de olsa, Haluk Dinçer’in dediği gibi; ‘verginin %85’ini ödüyoruz bizim ağzımızdan çıkan dinlenir’ sözü ekonomik anlamda ne kadar doğruysa, siyasi anlamda hükümetlere ayar vermesi, geçmişte olduğu gibi ilanlarla hükümet düşürmesi, hükümet kurdurması tabi ki kabul edilemez…


Diğer taraftan cumhurbaşkanı Erdoğan’ın hem başbakanlığı döneminde, hem de yeni dönemde en küçük bir eleştiriyi kendilerine yönelik tehdit olarak algılaması ve bunun üzerinden; Devlet olarak herhangi bir dernek veya STK’yı hedef alması, onun üzerinde baskı kurması, üyelerine yönelik tehdit oluşturması; bırakınız ileri demokrasileri normal demokrasilerde bile kabul edilebilir değildir.


TÜSİAD Başkanı Haluk Dinçer’in; TÜSİAD’IN kurumsal muhatabı cumhurbaşkanı değil, kurum hükümetin icraatlarını, dönüşüm programlarını muhatap alıyor. Ben bunu söyledim demesi tepkileri azaltır mı bilinmez. Önümüzdeki günlerde yaşayacağız. Ama bu muhataplık konusundan başbakanlıkta durumdan vazife çıkarmış o da topa giriyor; TÜSİAD’ın kimi muhatap aldığı değil, kimin TÜSİAD’ı muhatap aldığıdır açıklaması ile muhataplık konusunda tarafını cumhurbaşkanından yana belli ediyor.


Neresinden bakarsak bakalım tablo sorunlu. AKP özellikle de Cumhurbaşkanı Erdoğan eleştiri kabul etmiyor, itiraz hiç kabul etmiyor. Onların demokrasi anlayışına göre; seçilenlerin üzerinde başka bir güç olamaz. Seçilenlerin aldıkları kararlar yanlış bile olsa, yasalara kurallara aykırı bile olsa buna karşı görüş bildirmek demokrasiye aykırıdır! Onların demokrasi anlayışına göre.


Ve bu karşı görüşü bildirenler kötü niyetli, siyasi iktidarı yıkmaya yönelik bir teşebbüs olarak kabul ediliyor.


AKP’nin bu kadar vahşi baskısı karşısında görüş bildirecek kişi, kurum, dernek ve STK kalmadı. En güçlü kuvvetli TÜSİAD olarak görülüyordu oda baskılar karşısında zorlanıyor. Neredeyse başkan bulamayacak duruma geldi. Muharrem Yılmaz’ın (TÜSİAD tarihinde ilk) ani istifasından sonra gelen Haluk Dinçer’den sonra kimin başkan olacağı arayışı devam ediyor.

Bu yazı toplam 412 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Haberler Ankara | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 545 221 98 97 | Faks : 0 850 303 80 36 | Haber Scripti: CM Bilişim