• BIST 90.383
  • Altın 144,353
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • Ankara 9 °C
  • İstanbul 10 °C
  • İzmir 14 °C

ET FİYATLARINDA NARH SİSTEMİNİN UYGULANIŞI

Ahmet Nizamettin Güvener

ET FİYATLARINDA NARH SİSTEMİNİN UYGULANIŞI VE HAYVANCILIK ÜRETİM POLİTİKALARININ  İFLASI

 

Sayın Bakan Faruk Çelik Bursa konuşmalarından ve HaberTürk e yapmış olduğu açıklamalarının henüz daha mürekkebi kurumadan et fiyatlarında Tavan fiyatı uygulanacağını açıklaması açıkçası beni hayrete düşürdü.

Demek ki gelen gideni aratacak.Bu açıklama açık ve net olarak Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının Hayvancılık üretim politikalarının iflasının resmi ağızdan deklere edilmesi anlamına gelmektedir.

Ve işin garip tarafı ise şudur; et fiyatlarında narh sisteminin uygulanması serbest piyasa düzeni içerisinde fiilen mümkün değildir.Sayın bakan işin kolay olanını tercih etmek istemiştir.Buna olsa olsa siyasi şov denir.

Uygulanmak istenen Tavan fiyat politikasının temel amacı tüketiciyi korumaktır.Peki üreticinin durumu ne olacak?

Açık ve net olarak ifade etmek gerekir ise Sayın Bakan bu işi bilmemektedir.Sayın Bakan Faruk Çelik gibi geçmişinde konu ile ilgili en ufak bir background u olmayan bir muhteremin Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı gibi fevkalade teknik donanım gerektiren bir bakanlığın başında olması ne yazık ki böyle hazin sonuçlar doğurabilmektedir.

Peki olması gereken nedir?Tam rekabet piyasasının sağlanması.Olan nedir?Eksik rekabet var.Yani arz ve talep dengesizliği sebebi ile serbest piyasa şartları oluşamamaktadır.Arz azdır.Talep fazladır.Bu durum beraberinde monopolisazyonu getirmektedir.

Arzı sağlayacak kim peki?Serbest piyasa düzeni içerisinde arz ve talep dengesi elbette kendi kendine kurulur.Bu dengenin optimum düzeyde sağlanabilmesi hem üreticinin ve hem de tüketicinin ortak menfaatinedir ve böyle de olması gerekir.

Böyle bir ortamın olmadığı durumlarda ise arz ve talebi mecburen piyasa müdahaleleri ile dengeye getirmek zarureti hasıl olmaktadır.Sayın Mehdi Eker İthalata yönelmişti Sayın Faruk Çelik ise Narh sistemini tercih etti.

Ellerinin altında koskoca bir bakanlık var.Bu bakanlık ne işe yarıyor?

Bu noktada kısa da olsa geçmiş yazıdan farklı olarak bir miktar daha detaya girmenin faydalı olacağını düşünüyorum.Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının görevi konumuz dahilinde et üretiminin artmasını sağlayabilecek teknik ve ekonomik tedbirleri almaktır.

Daha önceki yazımızda bahsetmiştik.Mülga 4631 sayılı kanunu değiştiren 5989 sayısı kanuna istinaden oluşturulan Damızlık Sığır Yetiştirici Birlikleri ile Damızlık Koyun ve Keçi Yetiştirici  Birliklerinin asli görevi Bakanlığı gözetiminde ve denetiminde ülkemizin ihtiyacı olan Damızlık Sığır Koyun ve Keçi üretimi et ve süt üretiminin öncelikle ve ivedilikle artmasın sağlamaktır.Yazılarımda defalarca belirttim.Bu birlikler görevlerini yapmıyorlar.Koyun ve Keçi Birlikleri zaten Allahlık bu konular ile uzaktan yakından ilgilerinin olmadığını zannediyorum.Aksini iddia edene bu sütunlar açıktır.

Ayrıca Bakanlık bu konuda o kadar kabahatli ki o kadar olur.Bu birlikler görevlerini yapmazlar üstüne üstelik bir de bu birlikleri Bakanlık 1163 sayılı kanun hükümlerinin kooperatiflere verdiği ve donattığı yetkiler ile ticaret yaptırılır.Üstelik bu ticareti meşru hale getirecek mevzuat ile bu birlikler donatılır. Sonuç bu olur elbette.

İşin bu kısmına geçmeyelim.İşi batı örneklerinde olduğu gibi kurulan ancak Türk gibi başlayıp işi gerektiği gibi tamamlayamayan Damızlık Sığır Yetiştirici Birliklerin nin yapması gereken teknik tarafı bir miktar irdeleyerek devam edelim.

Geçmiş yazımızda Bakanlığın Damızlık Sığır yetiştiriciliğimizde Seleksiyon Stratejisi yoktur ifadelerini üstüne basa basa kullanmıştık.Bu konuda  önem verdiğim iki konunun altını tekrar ve tekrar çizmek gerektiğini düşünüyorum.

Birincisi madem bu kadar iddialı konuşuyorsun.Ukalalığın lüzumu yok daha net konuş denilebilir.Doğrudur.Damızlık Sığır Yetiştirici birlikleri seleksiyon yapmak için Progeni Testing yaptığını iddia etmektedir.Öncelikle bu iddialarını ispat etmek ile mükelleftirler.Ben yapmış olduklarına ancak Muaffak olamadıklarına inanıyorum.Peki nasıl yaptılar metodolojileri nedir?Şunu biliyorum.Mendel genetiği kurallarına göre yaptılar.Ve kanaatimce Muaffak olamadılar.Ve bir yerlerde hata yaptılar.Bu noktada kendilerine tavsiyem şudur.Metodolojilerini gözden geçirsinler.

Damızlık Sığır Yetiştirici Birliklerinin ikinci temel hatası yaptıklarını sadece ama sadece kendileri biliyor.Neyi, nasıl ve ne şekilde yaptılar? Biliniyor mu?Bu konu kamuoyunun bilgisi dahilinde mi?Hayır değil.Konu ile ilgili bütün bilgileri değil kamuoyu ile sıradan bir yetiştirici ile dahi paylaşmayan bir zihniyete nasıl güvenelim?İşte bu sebeple kanaatim yapmıyorlar.Yapıyorlarmış gibi gözüküyorlar.

Kurulduklarından bu gün kadar ne yaptılar ise nasıl yaptılar ise açık açık kamuoyu ile paylaşmak zorundadırlar.Çünkü bu devletin parasını ve imkanlarını kullanmaktadırlar.Buna mecburdurlar.Yapmazlar ise bir gün bu işleri bilen birisi gelir ve bütün bunların hesabını sorar.

Diğer taraftan işin tekrar ekonomik boyutuna gelecek olur isek.Sayın Bakan nasıl ekmeğin fiyatının oluşumdaki girdi ve çıktıları kalem kelem biliyor ise; et için de değişen bir şey yok onu da aynı şekilde kalem kalem biliyordur.

Et fiyatlarını tespit edebilmek için elbette arz ev talep dengesinin belirlenmesi gerekmektedir.Ancak Et ve Süt te durum bir az daha farklı ve karmaşıktır.Çünkü makro ekonomik dengeleri tutturabilmek için mutlaka mikro ekonomik olarak maliyet muhasebesinin farklı usuller ile yapılması gerekmektedir.

Ben burada zaten sektörün içerisinde bulunan hemen herkesin aklında ve bilgisi dahilinde olan basit iki örnek vereceğim.Bunlardan ilki süt fiyatları oluşumda kar maksimizasyonu için yemin süte dönüşme oranı ya da kaç kg yem ile 1 kg süt elde ediyorsunuz?İkincisi ise et fiyatları oluşumunda kar maksimizasyonu için yemin ete dönüşme oranı ya da kaç kg yem ile 1 Kg et elde ediyorsunuz?

Bunun haricinde Sayın bakana bir tavsiyem var.Piyasa mekanizmasını kontrol altına alabilmek için et fiyatları ile süt fiyatların ekonomik analizlerini paralel yapsınlar.Ve süt ve et paritesi kavramını bu analizlerde kullansınlar.

Elbette süt ve et de arz ve talep birlikte seyretmezler.Süt piyasası et piyasasına göre daha stabildir.Üstelik Müslüman bir ülke olmamız dolaysı ile et üretimimizin daha fazla olması gerekmektedir.Ancak üretimin her safhasını kontrol altında tutabilmek gerekmektedir.Piyasa mekanizmalarını çapraz olarak kontrol altında tutabilmek için Bakanlığın özel gayreti gerekmektedir.

Yoksa iş bakkal defteri hesabına dönüşür.Bir eli yağda bir eli balda üstelik burnu bir karış havada bürokratlar ile bu iş bu kadar olur.

Bu yazı toplam 478 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Haberler Ankara | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 545 221 98 97 | Faks : 0 850 303 80 36 | Haber Scripti: CM Bilişim