• BIST 106.843
  • Altın 142,669
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • Ankara 24 °C
  • İstanbul 28 °C
  • İzmir 30 °C

FAŞİZM Mİ…?

Ergün Aydoğan

AKP kendisinden önce kurulun ‘Özerk’ kurulların özerkliğini kaldırarak birer birer kendisine bağlı hale getiriyor. Yargı paketi, TİB ile ilgili düzenlemeden sonra ‘Kişisel Verilerin Korunması Yasa Tasarısı’ Mecliste.
MİT, Jandarma ve Emniyete; siyasi düşünceden etnik kökene, dinden mezhebe, ırktan cinsel hayata ve her türlü faaliyete kadar ‘fişleme’ yetkisi veriyor.
Bakanlar kurulunun görevlendireceği 7 kişiden oluşacak kurulun hükümet denetiminde Bakanlar Kurulu insiyatifinde olması bu kurulun özerklikten uzak tamamen hükümete bağlı bir kurulun elinde kişilerin çok özel mahrem bilgilerinin olması ileride başka amaçlar için kullanılabileceği kuşkusunu yaratmaktadır.
Anayasanın güvence altına aldığı; temel hak ve özgürlüklere, kişi hürriyeti, masumiyeti, iletişim özgürlüğü, özel hayatın dokunulmazlığı, inanç hürriyeti ve kutsiyetinin ileride siyasal amaçlar, tehdit ve şantaj amaçlı kullanılmasının önünün açılabileceği ve bunun birçok açıdan Anayasaya aykırılığının olduğu, Anayasa Mahkemesine götürüldüğünde iptal edileceği görüşü ağırlıkta.
Ve tabi son zamanlarda aldığı kararlarla ve iptal kararları ile hükümetin canını sıkan, gerekirse onu da kaldırırız dediği ANAYASA MAHKEMESİ ile ilgilide Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın talimatıyla çalışma başlatılmış.
Aydınlık Gazetesinden Deniz Kahraman’ın haberine göre; Anayasa Mahkemesi’nin ‘denetleme’ yetkisini Mecliste kurulacak bir kurula devretmeyi planlıyor. Mevcut sistem içinde Anayasa değişikliğine gidilmeden, bugün işleyen sistemin dışına çıkılamayacağı anlaşılınca; Anayasa değişikliği ile Anayasa Mahkemesi’nin baypas edilmesi üzerine bir çalışma başlatılmış. Milletvekillerinden oluşacak bir kurulun, yasaları ‘Anayasaya uygunluk açısından’ ön denetime tabi tutulması öngörülmüş.
Anayasa Mahkemesinin devreden çıkarmak için arayışlar başladığına göre bir formül bulmak isteyeceklerdir. 2015 seçimlerinde Anayasayı değiştirecek çoğunluğu elde edebilirlerse tümden kaldırırlar, yeterli çoğunluğu elde edemezlerse; denetimden kurtulmanın yollarını arayacaklardır.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kuvvetler ayrılığı gibi bir kontrolü kabul etmediği, sandıktan seçilebilir oranda yönetme yetkisini aldığında herhangi bir denetime tabi olmadan istenilen her şeyin yapılabileceği ve yapılması gerektiği anlayışına sahip bir yönetici.
Ona göre siyasi yöneticinin aldığı bir kararı başka bir kurum sorgulamamalı. Kararı yanlış olsa bile dur dememeli.
Kamu zararı olsa bile yargı yürütmeyi durdurma karar vermemeli.
Siyasetçi yolsuzluğa bulaşsa, rüşvete adı karışsa bile; yargı hesap sormamalı.
Kurumlarda tayin terfi atama, kurumun kendi hiyerarşik düzeni yerine siyasetçi karar verebilmeli. Haksızlığa uğradığını düşünen bir kamu görevlisi hak arama mücadelesi içine girip yargıya gitmemeli.
Siyasetçi devletin çıkarlarını gözeteceğinden! kimin hangi yatırımı, nereye yapacağına karar verebilmeli.
Yazılı sınava gerek olmadan mülakatla siyasetçi istediğini işe alabilmeli.
Tüm bunların doğruluğuna, yanlışlığına halk seçimde sandıkta hesabını sormalı. Sandıkta seçilebilir oy oranını aldığında tamam, hesabın halka vermişsin demektir! En büyük mahkeme, jüri halktır! Halk oy vermişse tamamdır anlayışına sahip bir siyasi anlayış; önünde engel gördüğü tüm kurumları birer birer kaldırıyor veya kendinse bağlıyor.

Bu yazı toplam 491 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Haberler Ankara | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 545 221 98 97 | Faks : 0 850 303 80 36 | Haber Scripti: CM Bilişim