• BIST 97.484
  • Altın 144,385
  • Dolar 3,5643
  • Euro 3,9997
  • Ankara 16 °C
  • İstanbul 21 °C
  • İzmir 26 °C

FETÖ İTİRAFÇILARI SAMİ Mİ?

Ergün Aydoğan

Ne cevherler varmışta haberimiz yok muş!

Her biri parlayan bir TV yıldızı. Her akşam bir kanalda; döktürüyorlar. Dinleyenlerin hayretten ağzı açık kalıyor. Gece yarılarına kadar süren programlar izlenme rekorları kırıyor. Dinleyici ilgisi olunca, anlatıcılarda anlattıkça anlatıyor, coştukça coşuyor. Dinleyenlerde de bir hayret ve şaşkınlık sormayın gitsin sanki; bu yaşananlar hiç bilinmiyordu, ilk defa dile getiriliyor.

Şaşıranlara ve tabi ki bugüne kadar göz yumanlara; sabah şerifleriniz hayır olsun diyelim.

Yıldızı parlayanlardan en dikkat çekeni Nurettin Veren; her gün bir kanalda, dinledikçe insanın içi kalkıyor, dayanılır gibi değil; 17 yaşında Gülenin yanına girmiş, Gülen’in iç çamaşırlarını kapışanlar mı, ağzını sildiği mendili yiyenler mi… Fetullah Gülenin CIA ajanı olduğu mu…

35 yıl yanında 2.adam olarak durmuş tehlikenin farkına biraz erken, varmış. Gülen kendini demir çubuklarla dövdürmüş…

Kendisi 35 yıl Gülene biat etmiş, Gülene biat ediyor diye 6 çocuğunu evlatlıktan silmiş. Siz 35 yıl sonra Gülenin gerçek yüzünü görmüşsünüz belki çocuklarınızda bir 35 yıl sonra gerçeği görür! 35 yıl Gülene insan yetiştiren Nurettin Veren şimdi gidenlere, inananlara hayret ediyor. Büyük tehlikeyi bize haber veriyor. Günlerdir tedirginliğe neden olan, toplumda paniğe yol açan CNN Türk’teki 14 Ağustosta FETÖ’nün siber saldırı yapacağı iddiaları fos çıktı.

İtirafçılar kervanının ünlülerinden biride Latif Erdoğan. O da her akşam bir kanalda. Geçmişte Fetullah Gülenin hayatını kitaplaştıracak ‘’Küçük Dünyam’’ kitabını yazacak, Gülen adına kurulan Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı’nın ilk başkanı olacak kadar yakın olan birisi.

Bu isimlerden bol miktarda var. Şimdi bu isimler cemaatten ideolojik, politik ve ontolojik sebeplerden dolayı mı koptu, yoksa hareket içindeki güç, çıkar çatışmasından mı koptu.

Şimdi bülbül olup şakıyan bu itirafçılar neden ayrıldıkları anda kamuoyuna bu hareketin kirli yüzünü aktarmadı da şimdi iktidar dengeleri değişince her birinin dilinin bağı çözüldü. Güce tapınma ve güçten beslenme; hepsi güce tapıyor, gücü seviyor.

Peki yıllarca bu hareketin temel şiarı olan; kedini gizleme öğretisi ile yetişen bu itirafçılara güvenilir mi? kendinizi gizleyin, erkeklere saçınızı uzatın, kadınlara başınızı açın, alkol alın. Düşmanınıza usulca yaklaşın, farklı fikirleriniz olsa bile, fikirlerinizi açıklamayın; gizleyin, gizlenin denilen bir öğreti ile yetişen bu itirafçıların söylediklerine ne kadar güvenilir. Güvenilebilir mi?

Bu itirafçıların ortak iddiası; TSK’nın yüzde 80-90 FETÖCÜ olduğu yönünde. Bu iddialar karşısında haklı olarak eğer öyle ise darbe girişimi neden başarısız oldu sorusu akıllara geliyor. Kim ne derse desin bu darbe girişiminin başarısız olmasının esası TSK içinde bugüne kadar darbe yapacak gözüyle suçlanan, kumpas davalarla yargılanan, tasfiye edilen, darbeye karşı olan; Cumhuriyetçi ve Atatürkçü yapıdır. Yine akıllara gelen bir başka soru da, bu itirafçılar TSK’nın yeniden yapılandırılması, yeni bir ordu kurma hayali peşinde olanların hayalini gerçekleştirmek için bir algı operasyonu görevi mi yapıyorlar acaba diye gelmiyor değil. Bu itirafçılar böylesi iddiaları ortaya attıkça, bu tehlikeler bir daha yaşanmasın korkusuyla; askeri liselerin kapatılması ve TSK ile ilgili her türlü kararın alınmasının önünü açıyorlar. Yaşatılan korkuyla kimsenin sesi çıkmıyor.

Şu günlerde herkes Gülen karşıtı, herkes cemaat ifşaatçısı; itirafçılar birbiriyle yarışıyor. İnsanın aklı almıyor bugüne kadar, itirafçıların deyimiyle bu kadar karanlık ve kötü bir yapı nasıl bu gücü elde etti. Bu hale gelirken bunca akıllı insan hiç fark etmedi mi?

Türkiye büyük bir tehlike atlattı. Gerici küresel destekli FETÖ silahlı ayaklanması hasarı, büyük olsa da bastırıldı. Esas olan bundan sonra izlenecek yoldur. Bugüne kadar olduğu gibi yine liyakat yerine cemaat kardeşliği, bizim gibi mi, bizden mi diye bakılacak yoksa bu işe liyakati, bilgisi, birikimi, donanımı var mı diye bakılacak. Evrensel demokratik kurallar mı esas alınacak. Bugüne kadar yapılan hatalardan ders alınacak mı yoksa yarınlarda yine; aldatıldık, yanıldık iyi niyetimizin kurbanı olduk pişmanlıklarını mı duyacağız.

Soru, görüş ve düşünceleriniz için; ergun.aydogan@yahoo.com.tr

Bu yazı toplam 992 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Haberler Ankara | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 545 221 98 97 | Faks : 0 850 303 80 36 | Haber Scripti: CM Bilişim