• BIST 108.489
  • Altın 151,139
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • Ankara 12 °C
  • İstanbul 18 °C
  • İzmir 17 °C

GENÇ EĞİTİMCİLERİN DRAMINI MECLİS ARAŞTIRSIN

Necati Yılmaz

Atanamayan öğretmenlerin sayısının ve bu artış nedeniyle yaşanan intiharların araştırılmasını istedim. Bu amaçla bir araştırma önergesi verdim,  “AKP iktidarı ile artan güvencesizleştirme politikalarıyla eğitim sistemi öğretmenler ve öğrenciler de içinde olmak üzere alınıp satılan bir meta haline getirilmiştir. Ülkemizde atanamadığı için intihar eden genç öğretmen sayısı her geçen gün artmaktadır. Genç eğitimcilerin yaşadığı işsizlik ve buna bağlı yaşanan intiharların araştırılması ve çözüm önerileri geliştirilmesi şarttır. Her geçen gün katlanarak büyüyen ve iktidarın çözüm üretemediği atanamayan öğretmenler sorununa artık TBMM’nin müdahil olması gerektiği açıktır” 

ÖĞRETMEN SAYISI VE İHTİYACI ARASINDA UÇURUM BÜYÜYOR

Araştırma önergesinin gerekçesinde, atanamayan öğretmenler sorununun Türkiye’de eğitim alanında çözülemeyen sorunların en başında geldiğini söyledim. Mezun ve mezun olacak öğretmen sayısı ile öğretmen ihtiyacı arasındaki uçurumun özellikle son yıllarda kaygı verici bir düzeye ulaştığını vurguladım:

“Mezun ve mezun olacak öğretmen sayısı ile öğretmen ihtiyacı arasındaki makas özellikle son 15 yılda sürekli olarak artmaktadır. YÖK’ün istatistiklerine göre, 2016 yılı itibarıyla öğretmen olabilmek amacıyla sadece eğitim fakültelerinde okuyanların sayısı 228 bin 279’dur. Eğitim fakültelerinin haricindeki fen edebiyat fakülteleri, ilahiyat fakülteleri ve insan ve toplum bilimleri fakültelerinde okuyan öğrenciler de hesaba katıldığında öğretmen olmayı umut eden 653 bin 899 lisans öğrencisi vardır.2016 ve 2017 öğretmen atamalarından sonraki güncel sayıya bakıldığında 438 bin 134 mezun ve 653 bin 899 mezun olacak aday ile Türkiye’nin toplamda 1 milyon 92 bin 33 atanması gereken öğretmen ve öğretmen adayı gerçeğiyle karşılaşacağı açıktır.”

“EĞİTİMCİLERLE İLGİLİ SÖYLEMLERİ DE DEĞİŞTİ”

AKP’nin iktidara geldiği yıllarda atama bekleyen öğretmen adaylarının sayısının 70 bin olduğunu belirtip, bu sayının katlanarak artmasının hükümetin 15 yıldır atanamayan öğretmenler sorunu ile ilgili çözüm üretemediğinin ve sorunun her geçen gün büyüdüğünün kanıtı olduğunu vurguladım. AKP’nin iktidar olmadan önce ve iktidar olduktan sonra eğitimcilerle ilgili söylemlerinin de tümüyle değiştiğini söyledi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 2002 yılında yaptığı bir konuşmada, “Yahu bir sürü bölüm öğretmenimiz boşta geziyor. Resim öğretmeni matematiğe, Müzik öğretmeni Beden Eğitimi dersine giriyor, niye öğretmen ihtiyacı var. Ama bakın ki işe bunlar bir de sınavla öğretmen alıyor. O zaman niye okutuyorsun bu öğrencileri yazık değil mi? Öğretmen almıyorum de. Bu evlatlarım okumasın boşuna. Ama biz iktidar olunca inşallah boşta öğretmen adayı olmayacak’ dediğini anımsatıyorum, Erdoğan’ın 2013 yılında katıldığı bir mitingde ise ‘Şubatta atama olmazsa size oy vermeyeceğiz’ diyen bir öğretmene “Al oyunu kendine sakla” biçimde cevap verdiğini hatırlatırım.

“BU SORUNA TBMM MÜDAHİL OLMALI”

Atanamayan öğretmenlerin AKP’nin 15 yıldır oluşturduğu ekonomik tablonun net bir yansıması olduğunu ifade ediyorum:

“Neoliberal politikalarla daha fazla kar ederken sömürüyü yaygınlaştıran, taşeronu ve genç işsizliği arttıran, esnek ve güvencesiz çalışmayı yaygınlaştıran AKP, eğitimciler için de benzer koşulları yaratmış, eğitim ve istihdam planlamasını yapamamıştır. Sayısı her geçen gün artan genç işsizler içinde atanamayan öğretmenler ciddi bir büyüklük oluşturmaktadır. Kadrolu ve güvenceli değil, daha düşük maaşla sözleşmeli olarak yapılan öğretmen alımları ise bu politikaların bir ürünüdür. AKP döneminde eğitim de kar-zarar ilişkisi içinde değerlendirilmiştir. Hükümetin 15 yıldır işsizlik ve atanamayan öğretmenler ile ilgili politika üretememesinin sonucu genç eğitimcilerin canına mal olmaktadır. Büyük zorluklarla üniversite sınavına hazırlanan ve üniversite eğitimini tamamlayan öğrenciler, aynı zorluklarla mezun olduktan sonra işsizlikle karşılaşmaktadır. AKP iktidarı ile artan bu güvencesizleştirme politikalarıyla eğitim sistemi öğretmenler ve öğrenciler de içinde olmak üzere alınıp satılan bir meta haline getirilmiştir. Her geçen gün katlanarak büyüyen ve iktidarın çözüm üretemediği atanamayan öğretmenler sorununa artık TBMM’nin müdahil olması gerektiği açıktır. Bunun için çözüm önerilerinin geliştirilmesi ve yaşanan genç öğretmen intiharlarının üzerinde işsizliğin etkisi de dahil olmak üzere tüm psikolojik sebeplerin araştırılması ve ortaya çıkan vahim sonuçların önüne geçilmesi için Meclis araştırması açılmasını istiyoruz.”

 

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞI’NA           

Artan atanamayan öğretmen sayıları ve bu artış sebebiyle yaşanan intihar oranlarının belirlenmesi, genç eğitimcilerin yaşadığı işsizlik ve buna bağlı yaşanan intiharların araştırılması ve çözüm önerileri geliştirilmesi hususunda Anayasa’nın 98. ve TBMM İçtüzüğü’nün 104 ve 105. maddeleri gereğince bir Meclis Araştırması açılmasını arz ve teklif ederiz.

           

                                                                                                        Necati YILMAZ

                                                                                                     Ankara Milletvekili

GEREKÇE           

“Atanamayan öğretmenler” sorunu Türkiye’de eğitim alanında çözülemeyen problemlerin en başında gelmektedir. Mezun ve mezun olacak öğretmen sayısı ile öğretmen ihtiyacı arasındaki uçurum özellikle son yıllarda kaygı verici düzeye ulaşmıştır. Mezun ve mezun olacak öğretmen sayısı ile öğretmen ihtiyacı arasındaki makas özellikle son 15 yılda sürekli olarak artmaktadır.           

YÖK’ün istatistiklerine göre 2016 yılı itibarıyla öğretmen olabilmek amacıyla sadece eğitim fakültelerinde okuyanların sayısı 228.279’dur.Eğitim fakültelerinin haricindeki fen edebiyat fakülteleri, ilahiyat fakülteleri ve insan ve toplum bilimleri fakültelerinde okuyan öğrenciler de hesaba katıldığında öğretmen olmayı umut eden 653.899 lisans öğrencisi vardır.

2016 ve 2017 öğretmen atamalarından sonraki güncel sayıya bakıldığında 438.134 mezun ve 653.899 mezun olacak aday ile Türkiye’nin toplamda 1.092.033 atanması gereken öğretmen ve öğretmen adayı gerçeğiyle karşılaşacağı açıktır.           

AKP’nin iktidara geldiği yıllarda atama bekleyen öğretmen adaylarının sayısı 70 bin iken bu sayının katlanarak artması hükümetin 15 yıldır atanamayan öğretmenler sorunu ile ilgili çözüm üretemediğinin ve sorunun her geçen gün büyüdüğünün kanıtıdır. Rakamların artmasının yanısıra, AKP’nin iktidar olmadan önce ve iktidar olduktan sonra eğitimcilerle ilgili söylemleri de tümüyle değişmiştir. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 2002 yılında yaptığı bir konuşmada; “Yahu bir sürü bölüm öğretmenimiz boşta geziyor. Resim öğretmeni matematiğe, Müzik öğretmeni Beden Eğitimi dersine giriyor niye öğretmen ihtiyacı var. Ama bakın ki işe bunlar bir de sınavla öğretmen alıyor. O zaman niye okutuyorsun bu öğrencileri yazık değil mi?! Öğretmen almıyorum de. Bu evlatlarım okumasın boşuna. Ama biz iktidar olunca inşallah boşta öğretmen adayı olmayacak” derken, 2013 yılında katıldığı bir mitingte"Şubatta atama olmazsa size oy vermeyeceğiz” diyen öğretmeneise “Al oyunu kendine sakla” şeklinde cevap vermiştir.

Atanamayan öğretmenler AKP’nin 15 yıldır oluşturduğu ekonomik tablonun net bir yansımasıdır. Neoliberal politikalarla daha fazla kar ederken sömürüyü yaygınlaştıran, taşeronu ve genç işsizliği arttıran, esnek ve güvencesiz çalışmayı yaygınlaştıran AKP, eğitimciler için de benzer koşulları yaratmış, eğitim ve istihdam planlamasını yapamamıştır. AKP sayısı her geçen gün artan genç işsizler içinde atanamayan öğretmenler ciddi bir büyüklük oluşturmaktadır. Kadrolu ve güvenceli değil,daha düşük maaşla sözleşmeli olarak yapılan öğretmen alımları ise bu politikaların bir ürünüdür. AKP döneminde eğitim de kar-zarar ilişkisi içinde değerlendirilmiştir.           

Hükümetin 15 yıldır işsizlik ve atanamayan öğretmenler ile ilgili politika üretememesinin sonucu genç eğitimcilerin canına mal olmaktadır. Büyük zorluklarla üniversite sınavına hazırlanan ve üniversite eğitimini tamamlayan öğrenciler, aynı zorluklarla mezun olduktan sonra işsizlikle karşılaşmaktadır. AKP iktidarı ile artanbu güvencesizleştirme politikalarıyla eğitim sistemi öğretmenler ve öğrenciler de içinde olmak üzere alınıp satılan bir meta haline getirilmiştir. Ülkemizde atanamadığı için intihar eden genç öğretmen sayısı her geçen gün artmaktadır.

Her geçen gün katlanarak büyüyen ve iktidarın çözüm üretemediği atanamayan öğretmenler sorununa artık TBMM’nin müdahil olması gerektiği açıktır. Atanamayan öğretmenler sorununa çözüm önerilerinin geliştirilmesi ve yaşanan genç öğretmen intiharlarının üzerinde işsizliğin etkisi de dahil olmak üzere tüm psikolojik sebeplerin araştırılması ve ortaya çıkan vahim sonuçların önüne geçilmesi için gerekli önlemlerin alınması amacıyla Anayasa’nın 98. ve İçtüzüğün 104. ve 105. Maddeleri gereğince bir Meclis Araştırması açılmasını arz ve teklif ederiz.

Bu yazı toplam 292 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Haberler Ankara | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 545 221 98 97 | Faks : 0 850 303 80 36 | Haber Scripti: CM Bilişim