• BIST 116.841
  • Altın 161,853
  • Dolar 3,7823
  • Euro 4,6622
  • Ankara 3 °C
  • İstanbul 9 °C
  • İzmir 6 °C

GÖRMEMİŞİN KUYRUĞU OLMUŞ

Tolga Ziyagil

Gün geçtikçe daha kalabalık bir toplumda yaşıyoruz. Kuşaklar değiştikçe de daha ilginç toplum ve aile kuralları ortaya çıkar oldu. Özellikle teknolojinin de yaşamımıza girmesiyle kurallar artmaya başladı. Örneğin eskiden banka kuyrukları, alışveriş kasa kuyrukları, toplu taşıma, postane, yemek kuyrukları, yolda araç kuyrukları, sinemada bilet kuyrukları, indirimde müşteri kuyrukları yoktu. Geliştikçe yeni kuyruklarımız oldu. Öyle ki sanal kuyruklarımız bile oldu. Genelağda dolaşırken bile başvuru, alım satım, yorum, beğeni bg. kuyruklarımız oldu. İşin ilginci bu kuyruklarımız artık birbirine de dolanır oldu ve yaşamı zorlaştırır duruma geldi. Hak bile göz ardı edilir oldu bu kuyruklarda. En kötüsü de bu sanırım.

Geçenlerde geç bir saatte atm'ye gittim. 2 atm vardı ve her ikisinde de işlem yapan birileri bulunuyordu. Hemen arkasında birer kişi ve 3. kişi de bendim. Hangisi boşalırsa ben geçecektim. Bir adam daha geldi ve beklemeye başladı. Sağ atm'deki işini bitirdi, en son gelen adam benim önümdekine "buyurun isterseniz" dedi, o da "yok hayır siz buyurun." dedi. İkinci atm'yi kullanmak için. Çünkü öbüründeki kişi de işlemini bitirmek üzereydi ve adam yerini değiştirmek istemedi. Ancak o 4. kişi bana sormadan sıramı da kapmış oldu. Şimdi geceni o saatinde toplum kuralları öğretmeye pek istekli olmuyor insan. 3 dakika fazla bekledim. Ne oldu? Ölmedim. İşimi de hallettim ama o 3 dakika başka her şeyi etkileyebilir yaşamda. Karşıya geçerken araba çarpabilir. Bir sarhoşa denk gelip karakolluk bir durum yaşanabilir. Yan kesici, tinerci denk gelebilir. Uzatabiliriz listeyi. Diyeceksiniz ki bunun olma olasılığı nedir ki? 3 dakika öncenin olasılığı ile sonrasının olasılığı bambaşka. 3 dakika sonrasında olasılığı arttırdıktan sonra önemi var mı? Belki de tersi olacaktır. O da ayrı. Bir beladan da kurtulabiliriz. O kısmı biraz kader oluyor artık. Benim derdim düşüncesizlik.

Genelde kuyruklarda kaynak yapılır. Özellikle de uçağa binmek için geç kalınmış ise, tarayıcıda bekleyen insanların hepsine sorulmadan (ki  bunu yüksek sesle bile yapabilirsiniz.) hoop şeridi kaldırıp en az olan kuyruğa girerler. Kuyruktan birkaç sitem sözcüğü yükselse de sonuç alınamaz. Hatta güvenliğe söylense bile, hiç oralı olmaz onlar da. Bir keresinde şunu söylediğini duymuştum: "Ne yapalım? Herkesin başına bir güvenlik koyamayız ya." Ben de kendimi tutamayıp: "Koymanıza gerek yok, sırayı bozan belli. Ona engel olsanız yeter." Sonuçta herkes bir yere yetişmeye çalışıyor değil mi?

Bir diğer güzel örnek ise toplu taşıma araç kuyruklarında olur. Durakta onca insan bekler, birisi gelir kapı açılır açılmaz önden biner ve bağrış çağrış işe yaramaz. Yüzsüzse bir de, hiç aldırmaz. Aslında sürücünün aşağı indirmesi gerek böyle durumlarda. Uyanık olmayı insanlar hüner sanıyor ne yazık ki. Özellikle İstanbulda çok olur bu. Metrobüsü söylemiyorum bile. Oturmak için yer kapma kavgası çok ateşli geçiyor.

Gelelim alışverişlerdeki kasa kuyruklarına. Bazen öyle olur ki, önünüzdeki kişinin bir sepet erzağı vardır kasadan geçmeyi bekleyen. Sizin de 5 parça. Gidersiniz, tepesine dikilirsiniz ve sanki size yerini vermek zorundaymış gibi baskı uygularsınız. "İvedim var, hemen geçiriversem olur mu?". Genelde de sıra verilir ama vermek istemeyen birine de denk gelinebilir. Öyle durumda da yüzünden düşen bin parça 5 parçalı müşterinin. Hayırı yanıt olarak kabul edemeyen bir çoğunluk var toplumda. Çünkü onlara göre geçiş üstünlüğü hep kendilerinde. 5 parça ya. İşi kısa sürecek sözde. Hele bir de sıranızı verdikten sonra sizin sıranız iken kasa arızalanır, fiş biter, post aleti bozulursa çıldırırsınız. 15 ila 30   dakika sarkar en az gündeminiz. Hep bu sıra kapma davasına. Hep kendini önemli, üstün görüp, karşı tarafın özverili olması gerektiğini düşünmekten kaynaklanıyor. Çocuğun varsa öncelik, yaşlıysan öncelik, gaziysen, bir engelin varsa öncelik hakkı tamam. Yine de duruma göre değerlendirilir kuşkusuz. Ama olağan eşitlik durumlarında herkes sırasını bilsin kardeşim. Sürenizi, kuyruğunuza göre ayarlayın. Diğer kuyrukları da başka bir gün dolarız birbirine artık. Kısa kuyruklu bir yaşam dilerim hepinize.

Bu yazı toplam 547 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Haberler Ankara | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 545 221 98 97 | Faks : 0 850 303 80 36 | Haber Scripti: CM Bilişim