• BIST 82.828
  • Altın 147,822
  • Dolar 3,8219
  • Euro 4,0676
  • Ankara 2 °C
  • İstanbul 6 °C
  • İzmir 9 °C

GSYİH'da yüzde 4.40 emisyon sorunu...

Oğuz Güler

Ankara'nın en fazla okunan sitelerinden olan Haberler Ankara'da 15 aydır makale yazmaktayım ve feacemde yazılarımı koyduğumda 3 günde 1.000'i aşan okunan yazılarım olmuştu. Bu çok önemli bir rakam. Bu çerçevede Anayurt Gazetesinde kesintisiz 7 yıldan fazla Ekonomi köşe yazarlığı da yaptığımdan tekrar gazetede yazılarıma başladım. İşlerimin yoğunluğu yüzünden 15 ay ara verdiğim ekonomi yazılarıma bu ara Anayurt'ta yeniden bulabilirsiniz. Yazılarımın geniş versiyonunu "haberlerankara" da olacak. Çünkü gazetede 30 satır ile köşem sınırlı olduğundan bundan sonraki yazılarımın fazlalıklarını buradan takip etmelisiniz. Gerçi bu yazımın birazına bundan önceki makalemde değinmiştim ama sonuç anlamında bu köşe yazım daha değişken olanı olduğundan sanırım beğeneceksiniz. 

Geçen dönem hükümet ve iktidar yetkililerine sık, sık yapıcı uyarılar yapıp emisyon yüzünden piyasanın daraldığını ve bir krize doğru gitmekte olduğumuzu geçmişte yetkililere aktarmıştım. Şu an kısmi krizin ayak sesleri hissedilmeye başladığı için inşallah yanılıyorumdur. İlk seçimlerden önce bakan yardımcısı Nurettin Akman bey vasıtası ile 2015 ocak ayında Edirne kongresinde yetkili bakana piyasayı rahatlatmak için emekliye, işsize ve bazı çevrelere seçimden önce kısmi destek sunarak esnafın ve piyasanın rahatlaması iletilmişti. Hatta o zamanki SKM başkanı ile eski teşkilat başkanına 2014 Kasım ve Aralık aylarında bizzat piyasaya para girdirerek bir takım hamleler yapılmasın aktardığımda önemsenmedi. Haziran seçimlerinin iyi gitmediğinin anlaşıldığı son haftalarında bazı vaatler verilse de yetersiz olduğundan kötü bir sonuç alınmıştı. 

Emisyonumuzun GSYİH'nın % 4.4 mertebesinde olması yüzden paranın dolaşım hızı çok azaldı. 20016 yılında ciddi bir durgunluk ve kriz artık yılın ortasından sonra kendini belli edecek gibi. AB ülkelerinde GSYİH nın % 9-9.6 olan EMİSYON rakamı gelişmekte olan ülkelerde bile bu yüzdeye yakın yani % 7-8 civarındadır. Bizde % 4.40 mertebesinde olan bu emisyon miktarı 2000'li yılların başında % 3'ün altında idi. Allah'tan giderek arttırıldı. Dışarıdan kim hangi çıkış yolunu gösterse de ciddiye alınmadı. Çünkü bu ülkenin en akıllılarını yanlarına aldık sanılıp ya vekil yaptılar veya her şeyi en iyi bilenleri bürokrat yaptıkları düşündüklerinden dışarıda kalanlar ekonomiyi anlamaz olarak görme hastalığından kurtulamadılar. Önümüzdeki bir yıl içinde ödenecek ve çoğu özel sektörün yaklaşık 175 milyar $ ın müsebbibi kim? Londra’da çapraz kur dışında paramızın değer kaybetmesinin sebebi, piyasada olmayan para ve faiz dengesi olduğu niye görülmüyor? Ekonominin başında o dönem ki kişi akçeli işlerle anılmadı bu ona bir şeref nişanı ama bu denli düzgün birinin önerilere açık olmayıp gerekli yatırımları yaptıramaması da üzücü. Ayrıca yetkililerin ülkemizi bataktan kurtaracak TUDEM'e menfi de olsa cevap vermedikleri için insanımız adına hakkımı helal etmiyorum. Oysa TUDEM şu an Ak parti Ankara il başkanlığınca içinde Müsiad, ATO, teşkilat mensubu ekonomistlerle 4-5 toplantı sonucunda yapılabilir ve önemli bulunduğu için yukarı sunulacak sanırım.

Sonuç olarak AB, ülkelerine baktığımızda son 4-5 yıl GSYİH'larının %9-9.6 aralığın da emisyonları olduğunu, bizde ise bu rakamın % 4-4.4 arasın da olması yüzünden esnafın ve ekonominin kötüleşmesinin müsebbibinin ilgili eski bakan olduğunu kitabımda isim vererek yazmıştım. Birilerine başarılı diyenlerin görmediği piyasadaki gereksiz nakit para düşüklüğüdür. Bankaların bu ara kredi verme güçlüğü bu yüzdendir. O kendini bilmez global çığırtkanları ekonomi yazarları devamlı her şey iyi dediler. Onlarda doğru yaptığını zannederek başbakanını yanılttılar. Kemal Derviş politikasının devam etmesi çıkış yolu bulamayışımız dandı. Oysa şu son uçak düşürme krizi olmadan önce TUDEM Rus kökenli ortalama 2 milyon aileyi modelimizin lokomotifi yapabilirdi. Piyasaya giren para ticari canlılık, fazla vergi demekti. Evet, piyasa da artan para biraz enflasyona sebep olur ama alt yapı hazır ise yatırımlarla üretimin artması ile düşen fiyatlar enflasyon rakamlarını da düşürürdü. Gerekli yatırımları teşvik ederek üretim artışına gidilmedi. Yatırım ve üretim fiyatların düşmesi, istihdamın artması, milli gelirin artması, ihracatın artması, vergi gelirlerinin artıracağını unutmuşlar. Netice olarak TUDEM bu sıkıntıları tamamen bitiren bir gerçekti ve bürokratlara ezdirdiler. Demek ki bürokraside ekonomiyi iyi analiz edenleri getirmedikleri aşikar.

Bu yazı toplam 268 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Haberler Ankara | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 545 221 98 97 | Faks : 0 850 303 80 36 | Haber Scripti: CM Bilişim