• BIST 89.282
  • Altın 145,897
  • Dolar 3,6363
  • Euro 3,8917
  • Ankara 11 °C
  • İstanbul 11 °C
  • İzmir 16 °C

HAKUNA MATATA??

Murat Akyol

O piste çıktığında; sanki geçmiş çağların en büyük gladyatörü arenaya çıkmış gibi olurdu?... Hipodromlarda, uğultularla karışık hayranlık ifadelerinin hakim olduğu sesler yankılanır, herkes birden ona selam durmak için saygıyla ayağa kalkardı. Muhatabı bir "at" olan bu saygının adı: Bold Pılot'tı. (Bolt Paylıt)           

Bazı atlar vardır ki; tıpkı insanlar gibi artları sıra, saygıyla anılmayı hak ederler... İşte Bold Pılot'ta böyle bir attı.           

Türk Yarış Tarihi, efsanelerinden bir efsaneyi daha geçtiğimiz günlerde ne yazık ki kaybetti. Bolt Pılot, 22 yıllık ömrüne sığdırdığı erişilmez başarılarla ve geride bıraktığı müthiş bir isimle göçüp, uçmağa vardı aramızdan. Büyük bir şampiyon olacağı ilk yarışından belli bu at, her zaman her hipodromda başa güreşmişti. Birkaç yıllık faal yarış hayatında yaptığı 30 startta; 21 birincilik, 4 ikincilik, 2 üçüncülük ve 2 dördüncülük kazanarak ulaşılması zor bir başarıya da imza atarak. 1996 yılı Gazi Koşusunda elde ettiği 2.26.22'lik rekor, bugün dahi halen kırılamamıştır. İşte Türkiye böylesi bir süper starı, pistlerin efendisini uğurladı geçtiğimiz günlerde. 

Onun gibi bir çok isim de geldi geçti aslında yarış dünyamızdan?... İlk akla gelen isimler; Yavuzhan'dır, Johny Guıtar'dır, Kafkaslı ve Thunder Bold'tur otoritelerce. Bu atlar, müthiş performanslarıyla ve yarış severlere para kazandırmalarıyla ünlüydüler.            

Bunların içinde birde Hakuna Matata vardır?... Gerçi kendisi, yarış performansı çok iyi ve ünlü bir at değildir. Hiç bir zamanda olamamıştır. Fakat her ne hikmetse bu at, bizim Ördek Rafet'in at yarışlarındaki en büyük gözdesi ve favorisi olmayı başarabilmiştir.             

Zaten bizim Rafet nerden bulursa bulur; hep böylesi tuhaf isimli atlara ilgi duyar ezelden beri?... Delilik parayla pulla mı? Bu ilginç isimli atın hikayesi de başlı başına bir olaydır ya aslında, tıpkı kendisi gibi?           

Hakuna Matata gerçekte; "Hiç üzülme" ve "Hiç sorun yok" anlamlarına gelen Svahili dilindeki bir deyimdir. Bu deyimi Zanzibar, Tanzanya ve Kenya'da yaşayan halklar da, yaygın olarak kullanmaktadır. Bu deyim; günümüzde tatil köylerinde, otellerde ve turizm sektöründe sıkça kullanılmaktadır. Bu yaygınlaşmada en büyük etkenlerden birisi de Aslan Kral isimli çizgi sinema filminde bu deyimin felsefesinin kullanılmasıdır. Başka bir ifadeyle bu replik, bu filmin "mottosu"dur. Bu filmde kullanılan aynı isimli bu şarkı, sözleri Tim Rice'a, bestesi Elton John'a ait eğlenceli bir şarkıdır da ayriyeten? Rafet'in aklında bu durumlardan herhangi biri, herhangi bir sebepten dolayı kalmış olabilir? Saygı duyarız. 

  *    *    *

İşte, geçmişteki bu günlerin içinde bir gün, Rafet'e annesi yüklü miktarda bir para veriyor... Köydeki bahçeye gübre alıp, fındıklara gübre atması için? Bu paranın içinde hem gübre, hem yol, hem de işçilere ödenecek yevmiye paraları var… Fakat bizim Ördek Rafet paranın çoğuncasını "ördek" yaparak gidip, her zamanki en gözde atı Hakuna Matata'ya yatırıyor!             

Bahsedilen gün, İzmir yarışlarında koşacak olan Hakuna Matata, daha önceki yarışlarda her çıktığı koşuyu (sanki Bolt Pılot'mış gibi?) kazanmış edasıyla piste çıkıyor. Yada bu durum sadece bizim Rafet'e öyle geliyor. Sebebi-nedeni hiç bilinemez ama ikisi arasında açıklanamaz tuhaf bir gönül bağı vardır bunların? Rafet'inse, bugün bu atın bu yarışı kazanacağından zerre kadar hiç şüphesi yoktur. Galoplar, ağırlıklar, handikaplar dahil,  her ayrıntı adamakıllı ders çalışılmıştır çünkü? 

*    *    * 

Şimdi yarıştayız... O günkü jokeyi Çetin Ok olan Hakuna Matata, boxa giriyor. Yarış için artık her şey hazır. Start verildi, koşu başladı. Yalnız, Rafet için yarışın sonunda ortaya çıkacak terslikler ve şanssızlıklar daha ilk anda birdenbire ortaya çıkmaz mı? Bütün atların kutudan düzgün bir şekilde çıkış yapıp arka arkaya sıralandıkları halde, Rafet'in çok güvendiği ve bütün gübre paralarını yatırdığı Hakuna Matata değişik bir stil göstererek çıkışla birlikte "yan yan" gitmeye başlıyor? Ve ne gariptir ki, kısa bir süre içinde de televizyon çekimi görüntüsü de dahil, ekranlardan hepten çıkıyor. Yani, bütün atlar belli bir topluluğun içinde, görüntüde, fakat Hakuna Matata ortalarda görünmüyor bile?        

Gübre paraları, işçi yevmiyesi ve nakliye dahil bütün paralar tamda uçtu gitti falan derken, Hakuna Matata yeniden atağa kalkarak televizyon ekranının görüş alanına tekrardan giriyor. O anda, Rafet'ten mutlusu yok! Umutlar yeniden yeşeriyor, aslında resmen bir mucize gerçekleşiyor. Dünya yarışçılık tarihinde hiç görülmemiş bir olay bu? İlk çıkışta resmen sahibine, jokeyine ve Ördek Rafet'e ihanet eden bu at, yarışın ortasında rakiplerini müthiş bir hızla yakalayıp geçmeyi başarıyor. Hem de, koşulan her metrede, farkı da kapanması zor bir şekilde daha da açarak! Yarışı sunan spiker çıldırmış durumda. Sık sık; "ben ömrü hayatımda böyle bir at daha görmedim?" "bu at resmen uçuyor!" gibisinden taraflı laflar da edip, bu olağanüstü koşuyu ağlayarak anlatmaya devam ediyor. Son düzlüğe girildi... Hakuna Matata büyük bir zafere, attığı her adımda da Ördek Rafet'i zenginliğe götürüyor. Artık yarışın bitmesine beş-on metre kaldı. Fakat, fakat, fakaaaaat?... 

Allah seni kahretmesin e mi uğursuz jokey?... Allah seni bildiği gibi yapsın e mi beceriksiz Çetin! Allah senin belanı, imamlar da selanı vermesin e mi? Kardeşim, bu ne tez canlılıktır? Bu ne aceleciliktir? Şimdi senin, yani erken öten horozun başını kesmezler mi? Kazandığına, finişi geçtikten sonra sevinseydin olmaz mıydı? Böyle son sürat ve delice giderken, atın yularını bırakıp ellerini “şükür için” göğe açmakta neyin nesiydi şimdi?

Zafere 5 metre kala... Tam 5 metre kala, evet evet göz kararı tamı tamına 5 metre kala; "Allah'ım sana çok şükürler olsun! Şu deli dolu Hakuna Matata atımla bana bu yarışı kazandırdın ya? diyen Çetin, yarış bitmeden ellerini semaya açtığı anda dengesini yitirerek önce havada estetik iki takla atıp ardından da kafa üstü yere çakılıyor!

Hakuna Matata ise her zaman yaptığı gibi yine hepten değişik bir davranış sergileyerek, önce yatay bir kavis çizip rotasını yana doğru çevirerek gerisin geriye doğru koşmaya başlıyor! Bu olmaz olası sahneleri televizyondan canlı olarak izlemekte olan bizim Rafet'in yorumuysa yanındakileri ve olayı sonradan duyan bizleri gülmekten hepten kahrediyor;

- Kalk Çetin kalk!... Hakuna Matata-Hakuna Matata!!! (Sorun yok-problem yok!!!) 

- Kalk da bin şu ata? Yokşa ben, yaayın köye kaday yüyümek, fındığa atacağım gübyeyi de kendim üyetmek zoyunda kalacağım?... On dönüm bahçe vay yaa? Düşünsene; çok zoy bi iş buuu!!! 

Etrafındaki herkes gülmekten yerlerdeyken, Rafet'in son yorumuysa daha alem;

- Yaaaaaa? Kadey mi bu abi yaaa?... Ben ne zaman Hakuna Matata'yı kupona yazsam gelmiyoy, yazmasam hep biyinci geliyoy?... Offfff! Nediy bu çektiğim, bu attan benim yaaavv? Bi daha seni yazan Yafet; "Öydek" olsun! 

*    *    * 

Huylu huyundan vazgeçer mi?... Rafet, zaten "Ördek Rafet'ti? Duyduk ki; bu atı yazmaya yine devam etmiş ve sırf bu yüzden de, yarışlardan hiçbir zaman para alamamış, enayiliğine doymayasıca?

Biz daha ne diyebiliriz ki Ördek Rafet'e?... Bütün bu olanları yaşadıktan sonra?...  Ancak şunu belki;

 - Hakuna Matata-Hakuna Matata... -Bizce de- (Sorun yok- Problem yok)

Bu yazı toplam 917 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 1
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Haberler Ankara | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 545 221 98 97 | Faks : 0 850 303 80 36 | Haber Scripti: CM Bilişim