• BIST 106.843
  • Altın 142,689
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • Ankara 29 °C
  • İstanbul 30 °C
  • İzmir 33 °C

HALK MÜZİĞİMİZ GİTTİKÇE YOZLAŞIYOR

Mevlüt Mürsel Uzun

Radyo ve Televizyon kanallarının çoğalmasıyla birlikte bazı yayın kanallarında Türk Müziğine karşı gösterilen duyarsızlık   bir takım hoşnutsuzluklara neden olmaktadır. Sözde müzik programı yapan yayıncılar ucuz fiyata getirdikleri usul ve notadan bihaber meyhane sanatçılarını programa çıkararak Türk Halk Müziği programı icra ettirmeleri giderek Halk Türkülerimizin yozlaşmasına sebep olmaktadır.

Ciddi yayın yapan televizyon kanallarına söyleşi için çıkarılan bazı kariyerli müzik otoriteleri Halk Müziğimizin geldiği noktayı iç çekerek yorumlamaları oldukça düşündürücüdür.

Televizyon kanallarını ve radyo istasyonlarını türkü dinlemek için dolaşırken yaşanmış hayat hikayelerinden oluşan Halk Türkülerimizi bulunca haklı olarak adeta mutlu oluyor, seviniyoruz.

Mustafa Kemal Atatürk döneminde Çankaya’da yapılan bir Kültür söyleşisinde “Atatürk devrimleri içinde en zor olanı hangisidir” diye bir soru ortaya atıldığında katılımcıların tatmin edici bir cevap verememesi üzerine Atatürk müdahale ederek “En zor devrimimiz müzik devrimidir” diyerek bu zor soruyu bizzat kendisi cevaplamıştır.

Atatürk Türk müziği konusunda 1 Kasım 1934 Tarihinde ki Türkiye Büyük Millet Meclisi açılışında yaptığı konuşmasında:

“Bir ulusun değişikliğinde ölçü, müzikte değişikliği alabilmesi  kavraya bilmesidir. Bugün evrene dinletmeye yeltelenilen müzik, bizim değildir. Onun için yüz ağartıcı değerde olmaktan çok uzaktır. Bunu açıkça bilmeliyiz.”derken Türk Müziğinin daha o gün bile geldiği noktaya bizzat Atatürk’ün işaret etmesi son derece anlamlıdır. Yazımın başlığında da ifade ettiğim gibi müziğimizin etki altında kalarak yozlaşması rahatsız edici bir gelişmedir.

Atatürk’ün sağlığında sevdiği şarkılar günümüzde bugün bile önemini kaybetmeden söylene gelmektedir. Müzeyyen Senar’ın meşhur ettiği “Kimseye Etmem Şikayet”le “Asker Yolu Beklerim” ve Havada Bulut Yok” gibi şarkılarla; Safiye Ayla’nın Atatürk’ün huzurunda defalarca seslendirdiği “”Yanık Ömer” ve “Alişimin Kaşları Kara” şarkıları notalara dökülmüş sevilerek dinlenen gerçek hayat hikayeleridir.  

Türkiye Coğrafyasının özelliğine göre anlam ifade eden Türk Halk Müziği yöresel tavır ve üslup’a bağlı kalınarak icra edildiğinde halk eğitimi konusunda kültürel ve duygusal yönden önem taşımaktadır.

Bugün Türk Halk Müziği istesek de, istemesek de Arap ve batı tarzı çok sesli müziğin etkisi altında kalmıştır. Müziğimizde yaşanan bu karmaşık ve yozlaşma durumu Türk Halk Müziğini sevenleri son derece üzmektedir. Bu yozlaşmayı ortadan kaldırma konusunda müzik otoriterlerine ve medya kuruluşlarına büyük görevler düşmektedir…

Bu yazı toplam 517 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Haberler Ankara | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 545 221 98 97 | Faks : 0 850 303 80 36 | Haber Scripti: CM Bilişim