• BIST 106.926
  • Altın 151,429
  • Dolar 3,6718
  • Euro 4,3287
  • Ankara 3 °C
  • İstanbul 14 °C
  • İzmir 10 °C

HEDEF KİMDİ?

Fatih Yokuş

15 Temmuz darbe girişimi herkesin malumu, kimler tarafından yapıldığı, kime karşı yapıldığı, nasıl başladığı ve püskürtüldüğü, hangi acıları yaşattığı hemen hepimizin bildiği gerçekler. Detaylar ortaya çıktıkça bizlerde bilgi sahibi olacak, hayrete düşürecek acımasızlıkları veya kahramanlıkları duyacağız.

Bu konuları takip edip bizleri an be an haberdar eden basın yayın kuruluşlarımız var ve de görevlerini eksiksiz yapmaktalar.

Bir daha bu tür olayların yaşanmaması veya darbeye niyeti olanlara karşı caydırıcı olunması için bize çok görev düşmektedir. Dikkatli olmamız lazım, kışkırtma, fitne ve kargaşa çıkarmak isteyenlere karşı teyakkuzda olmakla beraber "su uyur düşman uyumaz" misali olup hakkaniyet ölçüsüne göre davranmalıyız. 

Bazıları darbeyi Sn. Cumhurbaşkanımıza karşı yapıldığını, olayı kişileştirmek istediklerini görüyoruz. Bana göre bu yanlış ve eksik bir tespittir. Çünkü her ne kadar darbenin birinci hedefi Sayın Cumhurbaşkanı ise de asıl amaçları ülkenin istikrarını bozmak ve iç kargaşa çıkarmaktı.

Normalde darbeler hükumete karşı yapılır, oysa bu seferki hedef Cumhurbaşkanı idi çünkü o ülkenin istikrarını sağlayan, birlik ve beraberliğini en üst düzeye çıkarmaya çalışan, en zor şartlarda dahi en zor kararları alabilen bir liderdi. Ülke idaresinde söz sahibi olduktan sonra, üçüncü dünya ülkeleri seviyesinde olan ülkemizi günümüzde her alanda ileri ülkeler seviyesine çıkarmaya çalışan ve de bu konuda hızlı adımlar atmasını bilendi. Ekonomik, teknolojik, bilimsel alandaki gelişmeler, askeri silah ve teçhizat bakımındaki öz kaynakların yönelmesi, milli savunma sanayisindeki ilerleme, aselsan, roketsan'ın başarısı, otobanlar, yeraltı ve üstü yollar, köprüler, hızlı tren, alt yapı hizmetleri... ve daha nice başarısı düşman ve işbirlikçilerini çıldırtıyordu. Onlara göre Recep Tayip Erdoğan var olduğu müddetçe Türkiye kazanacak, istikrar bozulmayacak sömürülecek bir ülke ellerinden kayıp gidecekti. Belkide bu düzen başka ülkelere model olacak bu ise onlara göre kabul edilecek bir durum değildi.

Onun için derim ki Hedef Cumhurbaşkanı idi onun varlığı onların tüm emellerini kursaklarında bırakıyordu. Onun için o hedefe konulmuştu, gerçek manada ise onun şahsında tüm ülke idi, yani hepimizdik. O kayıp etse idi hepimiz kayıp edecektik. Bende derim ki; Kendimizi, haklarımızı ve varlığımızı savunmak, çocuklarımıza iyi bir gelecek bırakmak için onunla olmalıyız. Bu darbe liderin şahsında tüm millete karşı yapılmış ne ilk nede son olacaktır.

Halk arasında birlik olunması için çokça anlatılan bir hikaye vardır kıssadan hisse bende burada yazayım.

Efendim zamanın birinde bağın birine üç hırsız girer ve bağa epey zarar verir, sahibi bunları görür ve yanlarına gider bakar ki üç kişi nasıl bunlardan hakkımı alırım diye düşünürken aklına bir plan gelir ve;

"Haydi bu Müslüman benim din kardeşim bağımdan yiye bilir bu da Alevi dindaşım neyse ya sen Hristiyan ne diye bağıma zarar verdin der." diğerlerinin yarımı ile önce Hristiyan'ı iyice bir dövüp perişan ettikten sonra döner diğer ikisine;

"Haydi bu Müslüman din kardeşim yedi diyelim sen ne diye bağıma girdin deyip" onuda iyice dövdükten sonra döner ve;

"Hani bir de Müslüman olacaksın, hırsızlık yapacaksın hende gavurla bir olup  bağıma zarar vereceksin" deyip onuda iyice bir döver. Onlar bölmemiş olsa  idi bunu başaramazdı, planı tut emeline ulaştı.

Darbenin asıl amacı ne idi? Ülkeyi istikrarsızlaştırmak, iç kargaşa çıkarmak, kaos meydana getirmek, insanları bir birine kırdırmak oluşan bu ortamda sömürü düzenini kurup kan ve göz yaşı üzerine saltanatını sürdürmekti.

Şimdi bizler bu oyunu bozalım ve oyuna gelmeyelim, siyasi fikir ve düşüncemiz ne olursa olsun, aramızdaki sevgi veya nefret hangi seviyede olursa olsun bir tarafa bırakalım bugüne kadar darbeye dik durduğumuz gibi bundan sonrada dik duralım. Hedef sadece Reis değildi ülkenin istikrarı ve geleceğidi. 

Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem nasıl ki ana yurdundan kendisine her türlü işkenceleri yapan Medine ya hicret etmesine sebebiyet veren ve onu orada dahi; Bedir, Uhud, Hendek gibi savaşlarla rahat bırakmayan müşrikleri Mekke fedtih edildikten sonra gönülleri feth etmek için nasıl ki af etmişse, devletimizden, silah kullanan, kan akıtan, direk bu olayın içinde olanlar için olmasa bile, diğerleri için Allah ve Resulunun sünnet olan affı bekleriz.

DUA VE SELAMLARLA..

Bu yazı toplam 587 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Haberler Ankara | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 545 221 98 97 | Faks : 0 850 303 80 36 | Haber Scripti: CM Bilişim